ilk şiyir

Bu da benim ilk şiirim olsun Şimdilik kenarda dursun ama Yavaş yavaş dolsun içi Ne dolacağına hem ben, hem zaman karar versin Biraz o kendinden bi şeyler katsın, biraz da ben   İyilik olsun mesela içinde, şirinleri görelim Sonra biraz baharat, tuz, karabiber falan Barış Abi de ekler bir şeyler belki domates, biberi, patlıcan Bir tutam eğlence olsun içinde zaten biraz ben tutam, biraz sen … Okumaya devam et ilk şiyir

Manolyalar ve Yanılmalar

Çıkagelişler yordu beniAniden gelmelerin yorduSana uzun uzun bakmalarım-Pencere önündeyim yineYine çıkagelirsin veYine yorulurum diyeBu sefer farklı amaHiç olmayacak dalganınHiç olmayacak kıyısınaVuruşunu bekliyor gibiyimSanki tüm duygularım kıyıya vurmuş daSana varamamış gibiSanki hep varsın daHiç hissettirirsin gibiPenceremdeki manolyaya seni anlattımİnanmadı banaSeni görene kadarŞiirlerimin güzel olduğunu sanardımHatırlattı bana manolyaSanmalarAslındaYanılmalardırSevgilim Okumaya devam et Manolyalar ve Yanılmalar

Anlıyorum Ama Konuşamıyorum: Yabancı Dilinizi Geliştirmeniz İçin Tüyolar

Çok çalışıyoruz, tüm engelleri aşıyoruz. Her geçen gün hayallerimize bir adım daha yaklaşıyoruz. Sonra sis dumanı içinden bir levha beliriyor. Neon ışıklarla yazılı hayal et okur: “Dil şartı aranmaktadır.” Bu eğitim sistemini tüm keşmekeşine rağmen alt etmiş ve bir yerlere gelebilmiş on binlerce, yüz binlerce insanın dil konusunda tökezlemesi kulağa şaşırtıcı gelse de, anlaşılır da bir durum. Şöyle ki, eğitim sisteminde sorunlu, anlamsız ya da … Okumaya devam et Anlıyorum Ama Konuşamıyorum: Yabancı Dilinizi Geliştirmeniz İçin Tüyolar

Yaş Aldık Ama Bir Yana İtilip Kakıldık

Kaçmak bana hiç yaramadı. Anlık tatminden sonra çok daha fazla canımı yaktı. Savurdu, bir yandan da usandırdı. Bezdiren günler, bezdiren insanlar, bezdiren hayat. Ne zaman çıkabileceğiz yokuşların en ucuna? Seyredebilecek miyiz yukarıdan yürüdüğümüz yolları, düştüğümüz çukurları, battığımız çamurları? Umudu yitirenlerin kavgası değil miydi bu verdiğimiz kavgamız? Biz istemez miydik bir başımıza tüm o engelleri aşmayı? Yalanların köşesinden ne zaman dönüp tutacağız hakikatlerin kollarını? Oysa çocukken … Okumaya devam et Yaş Aldık Ama Bir Yana İtilip Kakıldık

Bu Şiiri Sana Yazdım

Umut mu nedir içimdekiAdını koyamadığım bir şiir gibi Sonbahar taşıyor dallarımdan Beklediğimiz eylül değil ekim değilAvucumuzda taşıdığımız güneşinNazlı nazlı gidişi değilBeklediğimizBüsbütün yıldızların aydınlattığı bir geceBüsbütün bizim olan sabahlarBüsbütün gözlerin İri mi iri, kapkara gözlerinİçimde yükselerek boğazıma düğümlenen bir şarkı gibiGözlerin,Karanlık günleriminIşıldayan filiziUmudum, gözlerin. Ellerine uzanıyorumSon fesleğenin İlk gün kokusu doluyor kalbimeYuvam oluyorsunİçimden çocuklar geçiyorBüyüyor hattaVe nereye dönsemBüsbütün sensin Sana dair Tuğçe Önür Okumaya devam et Bu Şiiri Sana Yazdım

Kalbimdeki Çığlıklar

Sıradan bir cumaydı aslında. Her zamanki gibi kalmış, ne giysem, diye düşünüyordum. Mevsim geçişlerinde ne giyeceğini şaşırıyor insan. Hava önce yağmur yağacak gibi duruyordu. Ama belli de olmuyordu. Birden de sıcak çökebiliyordu üstümüze. İş yerinde nem dahil herkesin üstünde çözemediğim bir durgunluk vardı. Kimimiz kişisel sorunlarımıza daldık, kimimiz de iş yerindeki sorunlar çözülür mü, diye düşünüyorduk. Neyse ki hafta sonuna girecektik. İki gün de olsa … Okumaya devam et Kalbimdeki Çığlıklar

Yaşayacağız da ne olacak bana söyler misin? Yaşayacaksın da ne olacak? Ne geçecek eline? Herkesin karşılaştığı son ile karşılaşacaksın. Öleceksin, sonra seni gömecekler, arkandan iyi insandı vs. kalıplaşmış şeyler söyleyecekler, ağlayanlar olacak, fakat günün sonunda herkes normal hayatına geri dönecek. Kaçışın yok yani bu sondan. Doğdun. Ölene kadar hayatta kalmaya çalıştın ve sonra öldün. Başlangıç ve bitiş noktaları herkeste aynı iken, aradaki yolculuğun ne önemi … Okumaya devam et

Deneysel Şiirler 1 – Kör Yargı

Eskiden masamın rafında ortaokuldan kalma bir TDK sözlüğü bulunurdu. O sözlük şimdi nerede bilmiyorum. Muhtemelen taşınırken falan bir koliye girmiş ve oradan bir daha çıkmamıştır. Veya annem artık kullanmadığımızı düşündüğü ortaokul seviyesi Türkçe sözlüğü bir ortaokul öğrencisine falan vermiştir. Bilemiyorum. Neyse… Ders çalışırken sıkıldığımda elime bu sözlüğü alır, rastgele sayfalar açar, açtığım sayfalarda ilk gözüme çarpan kelimeyi bir yere not eder, yaklaşık 8-10 kelime biriktirirdim. … Okumaya devam et Deneysel Şiirler 1 – Kör Yargı

Bu Ne Biçim Dizi Böyle (!)

Ben bir dizi ya da film eleştirmeni değilim. Bunun için bir eğitim de almadım, bir tecrübem de yok. Ancak, on dört yaşındaki kardeşimin izlediğim diziye birkaç bölüm eşlik etmesinden sonra aramızda geçen bir sohbetten bu yazıyı yazmak istedim. Sanırım çoğu kişi 7 Numara dizisini bilir. Bilmeyeler de rahatlıkla erişebilir. Üç yahut dört bölüm kardeşimle izledik. Sonraki sohbet şöyle: Abla bu ne biçim dizi böyle  ! … Okumaya devam et Bu Ne Biçim Dizi Böyle (!)

Bir hayaldi bizlerde Formula 1

Yaşım 8 ya da 9. Misafirlikte uyandım ve küçük bir çocuğun sabah erken saatlerde tanımadığı bir evde yapacağı belki en kolay şeyi yaptım: en kısık seste televizyonu açtım. O zamanlar birçok kanalda sabahları çizgi film olurdu, ama ben hiç sevmezdim çizgi film izlemeyi. Kumandayı da bulamamıştım, tüplü bir televizyonda elimle düğmeye basarak kanalı değiştiriyordum. Cnn Türk’e denk geldim. Yemyeşil bir ekran vardı ve çok az … Okumaya devam et Bir hayaldi bizlerde Formula 1

Mandalina

Bas bas bağırmak fikri var aklımda ama kulaklarım sessizliğe iyice alıştı. Gürültüyle başa çıkamayacak gibiyim. Kelimeler zamansız gelir. Ne zaman mecalsiz kalsam, gücüm tükense, bedenimi atacak bir zemin arasam, bileğim yazmaktan yorulsa, aklımda kelimeler… İpe dizilir gibi diziliyor. Unutulacak, yok olup gidecek olmalarına yanıyorum. Ama soruyorum bazen kendime, düşünülen kelimeler yok olur mu diye. Geceleri kediler de uyuyor ya, merak ediyorum nerede uyuyor? İzmir’de arabaların … Okumaya devam et Mandalina

7.0 büyüklüğünde bir yazı

Günün birinde caminin yakınına meyhane açılır. Caminin hocası her meyhanenin önünden geçişinde meyhane sahibine ve meyhaneye beddua eder. Durum bu şekildeyken bir gün meyhanenin olduğu bina yıkılır. Meyhanenin sahibi cami hocasına dava açar. Dava gerekçesi ise bedduası sonucu meyhanesinin yıkılmasıdır. Cami hocası ise böyle bir durumun olamayacağı, beddua ile bina yıkılamayacağı şeklinde savunma yapar. Hakim ise iki tarafı dinledikten sonra şunları söyler: “Açıkçası ne karar … Okumaya devam et 7.0 büyüklüğünde bir yazı

Çamurlu Okul Yolu

Hayat uzun gibi görünse de ne kadar kısaydı. Zaman su gibi geçiyordu. İşte öyle kendini, çocukluğunu düşünürken bulmuştu. O güzel mavi önlükle, beyaz yakayla okula gidilen günlere kadar gitmişti. Birdenbire o çamurlu okul yolunu hatırladı. Hiç de sevmezdi ayakları çamur olsun… Eh sınıfın gözdesiydi. Hiç olur muydu sınıfa o çamurlu ayakkabılarla girmek. Yine birgün okula yürürken sırf ayakları çamur olmasın diye onu sırtına alışını ve … Okumaya devam et Çamurlu Okul Yolu

İnceleme Cover IV: Unutama Beni

İncelemelerimize biraz ara vermiştik. Umarım özlemişsinizdir bu sürede. Ben yine dayanamayıp eskimeyen bir esere doğru yol aldım. Bu şarkıların gönlümdeki yerini artık sizler de fark etmişsinizdir. Sözleri, besteleri beni alıp götürüyor. Listenin bundan sonraki gidişatı nasıl olacak bilmiyorum ama şarkımız 1974’lere uzanıyor. Toplu İğne Beste Yarışması ile keşfedilmiş öğrendiğim kadarıyla, tahmin edersiniz ki birinci olmuş. İlk söyleyeni olan Esmeray ile başlayalım incelemelere; Esmeray Benim ilk … Okumaya devam et İnceleme Cover IV: Unutama Beni

Salgında Özlediklerim ve Minik

Bu ara hava hep kapalı ve İstanbul çok gri. Sonbahar melankolisinin dibine vurmuş durumdayım. Bunu, artık yedi aydan fazla zamandır uğraştığımız salgına ve biraz da son günlerde karnımı gözle görülür şekilde şişirmeye başlamış minik tırtıla bağlıyorum. Kendisi 18 haftalık haliyle artık bahse değer bir birey bence. Bu yazı da, zamanında korebenin karantinada neleri özlediğimden bahsettiğim bir resim altı yazısını okuyup, bu konseptte yazmamı ve BKnın … Okumaya devam et Salgında Özlediklerim ve Minik

Şiirler – 3

Beyza pejmürde şaire “Yaz” dedi.Ben de yazdım, döktüm sefil cümleleriSerptim kağıda hepsini.Harfler kelimelerde, kelimeler mısralarda gizliTepedeyken bir anda aşağı düşen bir adam görülmedi.İnsanın insana yaptığı zulüm bitmedi.Bir özürle hiçbir şey geçmedi.Muhammet bu, yarım iken zenginledi.Anıları vardıSefil şair gülüşlere bitikti.Ve Allah için o gülüşü çok sevdi. Okumaya devam et Şiirler – 3

Bir Kilim Dokudum Gönlüme

“Bir kilim dokudum gönlüme, motiflerini vatan sevdamdan ödünç aldım, Küçük bir dokunuş ekledim hasretten ve şehadetten, sonra hayale daldım, Kilimin birbirini takip eden ilmekleri Kızılırmak’a nazire yapıyor, şaştım kaldım, Bir kilim dokudum gönlüme, bir yanına öksüz çocukları, öte yana hilali aldım.“[1] Bir kadın ilmek ilmek ne dokur? Gençliğini mi, yurdunu mu, dilini mi? Nereye kadar uzanır bu geçmiş? Gelecekten ne kadar haber verir? İşte kilim … Okumaya devam et Bir Kilim Dokudum Gönlüme

İtirafımdır…

Sorsanız “Edebiyat dergisinde yazıyorum.” diyeceğim. Baksanız “Bu adam edebiyat dergisinde yazıyor.” dersiniz. Şiirden, edebiyattan, yazıdan, çizgiden, sanattan falan anlar yani. Fakat işin aslı öyle değil. Daha önce de hem yazdım, hem söyledim. Yazmak mesele değil, işin kolay kısmı. Hapşurdun mu? Git onunla ilgili yaz. Ayağını masaya mı çarptın? Git onu yaz. Asıl mesele başka birinin duygu ve düşüncelerini içine katarak, yazdığı eseri sindirerek anlayabilmek. Şu … Okumaya devam et İtirafımdır…