Dizili Şeyler: Modern Love

Amazon Prime dalgası herkes gibi bizi de ele geçirdi. Burak muhtemelen Prime Türkiye’ye açıldığı an abone oldu. Halihazırda Netflix ve Digiturk Play (bein demeye alışamadım) üyeliklerimiz de var. Halbuki eskisi gibi hunharca dizi izlemiyoruz. Hatta genelde bildiğimiz dizileri vakit öldürmek için izliyoruz gibi bir şey. O yüzden sağda solda hemen tomurcuklanan Prime dizilerinin yorumlarını okumaya girişmedim. Sadece kapak fotoğrafında Anne Hathaway olan Modern Love radarımdaydı. … Okumaya devam et Dizili Şeyler: Modern Love

Popüler mi?

Şimdilerde çok duyduğumuz hatta çok da söylediğimiz bir söz var; “popüler olduğu için izlemedim/okumadım/dinlemedim.” Tamam arkadaşlar popüler şeylerden uzak duralım ve oluşturduğumuz şatolarda popülerizmden saklanalım. Peki, neden?  Burada bazı ayrımlar yapmak gerekiyor. Birinci ayrım; günümüzde tüketilmek üzere ortaya konan eserler için. Özetle “Çok satanlar (bestseller)” diye adlandırılan bir grup kitap var. Evet bunlardan uzak durmayı tercih edebiliriz. Yine aynı şekilde tüketilmek üzere çekilen dizi ve … Okumaya devam et Popüler mi?

Vera İstanbul

Lise hayatım rockçılıkla geçti. Bilen bilir 90’lı yıllar çocukları, lise yılları rock müziğin revaçta olduğu zaman dilimine denk gelmiş olduğu için kaliteli müzik dinleyerek büyümüştür. Benim için de ortaokulda başlayan rock müzik serüveni lise yıllarında da devam etti. 6. Cadde, Mor ve Ötesi, Şebnem Ferah ile başlayan bu serüven Manga, Çilekeş, Dorian, Kurban, Deja-vu gibi gruplarla evrildi, biraz da ergenliğin verdiği bir sertliğe ulaştı. Nihayetinde … Okumaya devam et Vera İstanbul

‘Kelimeler ve Şeyler’ Notları

Bugün size çok sevdiğim bir programdan bahsetmeye geldim. Yine, bir kere daha sıcağı sıcağına! TRT2’nin Kelimeler ve Şeyler programına bayılıyorum. TRT2’nin Instagram hesabını bayadır takip ediyorum, programı ilk orada görmüştüm (Kınamayın evimde televizyon yok). Baştan aldım. İlk iki bölümü izledim. İzlerken öyle keyif aldım ve beslendim ki notlar aldım. İki bölüm için de bunları kendi blogumda paylaşmıştım hatta. Oradan hareketle alıp okuduğum kitaplar oldu. Hala … Okumaya devam et ‘Kelimeler ve Şeyler’ Notları

Filmli Şeyler: About Time

Uzun zamandır zamanda yolculukla ilgili materyal toplayasım vardı. Kitaplı filmli ne varsa elden geçiresim. Çok odaklanmış şekilde uygulayabildiğim söylenemez bunu ama bugün bir şekilde yolum bir zaman yolculuğu filmiyle kesişti.  Evet kabul ediyorum sizi bir sürü klişe bekliyor ama klişe, bir sebepten dolayı klişedir* Haklıdır. Su götürmezdir.  Zamanda geriye dönüp bazı şeyleri değiştirme fikri ne kadar cazip olursa olsun, karşımıza hep o durumda kaybedeceklerimiz çıkar. … Okumaya devam et Filmli Şeyler: About Time

Kasvet Kasavet Keder

Hayatımızda hep doldurulması mümkün olamayan boşluklar üretmiştik kendimize. Yaşadığımız süreç boyunca bu boşluğu inançlarımızla doldurmuştuk birçoğumuz ve zamanla da bu boşlukları dolduran inançları bir bir halının altına itmiştik diğerleri gibi. Yıllar önce bu boşluğu inançla doldurduğumu zannettiğim zamanlarda cümlelerimle devrime gittiğimi düşünürdüm hayatımda. ‘Ama şunu bilmelisin ki, kimin kimsen olmadığı zamanlarda bile inançların var.’ derdim ufak devrim girişimlerimde. Yıllar geçtikçe görüyorum ki inancını kaybeden insan … Okumaya devam et Kasvet Kasavet Keder

Şiirler – 2

Yine  sabah oldu,Etraf karanlık.Güneş, güneşe n’oldu,Zihniyetler karanlık.Cehennem ölü doldu,Bedenler karanlık.Çaresizlik bedeni aşıp aklı tuttu,Zekiler karanlık.Gam çölünü gamsızlar tuttu,Aşıklar karanlık.Muhammet dert çevrende döne döne sarhoş oldu,Küçük kıyamet tarihin karanlık.Elem veren beden tazecik çiçekti böylece erken soldu,Tabiplerin yüzü karanlık. Okumaya devam et Şiirler – 2

Hayata Bakan Pencerelerimiz

Evlerimizde, iş yerimizde, okullarımızda, arabamızda daha sayamadığım birçok yerde pencereler vardır. Dışarıya bakmamızda fayda sağlayan pencereleri hayata olan bakış açımıza benzetiyorum. Bahar aylarına girerken evimizde genel bir temizlik yaparız. Özellikle evimizin güneş almasını sağlayan pencerelerimizi silmemiz gerekir ki evimiz daha iyi aydınlansın. Dışarıya daha temiz bir şekilde bakmaya başlayalım. Hayata bakış açımızı da sürekli temizlemeye çalışırız ya da biz fark etmeden de hayata olan bakışımızı … Okumaya devam et Hayata Bakan Pencerelerimiz

Zaman Yönetimi ve Diğer Şeyler

Merhaba sevgili okur, sana hitap ederek yazdığım bu ilk yazı. İç dehlizlerimde kaybolmalı yazılardan fırsat ancak bu kadar yılın sonunda sana gelebildi desem üzülmezsin inşallah. Öncelikle bir çekince koyarak yazıma başlayayım. Ben bir kişisel gelişim uzmanı falan değilim. Bu da esasında benim uzmanlığım ile yakından uzaktan alakası olmayan bir alan. Hiçbir kaygı gütmeden sadece deneyim paylaşımı niteliğinde yazıyorum (Böylece daha en baştan tüm eleştirileri kendimden … Okumaya devam et Zaman Yönetimi ve Diğer Şeyler

Zamanın Yorgunluğu

  Aslında çocukken gördüğümüz çoğu rüyayla meğer seyahat ediyormuşuz uçsuz bucaksız diyarlara. Çocukluğun verdiği bu başka diyarların inancı ve sıcaklığı sarıyorken her yanımızı oysa ne masum insanlarmışız… Zaman geçti, inançlar yitirildi. Pembe bulutların varlığı, sonsuzluğa akan derelerin ışıltısı rüyalara bile girmez oldu. Algılarımız açıldı. İyi ve kötü lügatımıza girdi. Gerçek ve yalan. İlk olarak böyle kalbimiz kırıldı, diyebilirim. Daha sonra ölümler, eziyetler, savaşlar, ağlayan çocuklar … Okumaya devam et Zamanın Yorgunluğu

Kelime Akışı – Sarıgül vs. VIP Taksiler

“Dergi için falan filan var mı sıkıntı yok keyfi yerinde de aynı şekilde yürütülmüyor maalesef bu kadar durgun bir gün birlikte uçağa binersek mutlaka yap veya kayıt ol başkan adayı Mustafa Sarıgül VIP taksileri kaldıracağım.”                Okuduğunuz şey sizi rahatsız edecek kadar anlamsız geldiği için yarıda kesmiş olabilirsiniz. Bu yüzden bir açıklama borçluyum size. Bu yazının ilk kelimesi bana ait ve geriye kalan kısmı tamamen … Okumaya devam et Kelime Akışı – Sarıgül vs. VIP Taksiler

Eylülün Savruluşu

İki yanı ağaçlarla bezeli bir yolda kahve ve sarının her tonunu arkanda bırakarak yürüyorsun. Ellerin ceplerinde, rüzgar esiyor. Ama üşümüyorsun. Yılın tüm hüznünü omuzlarında taşıyıp birçok şaire ekmek yediren bir ayı geride bırakıp, sevinçlerini kucaklayıp gelmiş bir ayda yapılabilecek en güzel aktivite olmalıydı bu. Kendilerine bu kadar önyargılı olunup şiirlerin yüreklerde ağırlık yaptığı bu aylar; boynu bükük eylül ve onu teselli eden bir omzu aşağıda … Okumaya devam et Eylülün Savruluşu

Beyinler, beyinlerimiz.

Yazının icadı, yapılan araştırmalar göre, yaklaşık M.Ö. 3400 yılına denk geliyor. Yıl kaç? 2020. Yani düz hesap insanların hayatında ‘yazı’ denen zımbırtı 5000 küsur yıldır var. Peki ne işe yarar bu ‘yazı’? En basit cevabı, ki en güzel cevabı da olabilir, ‘bilgi’ aktarırsın. Peki ‘bilgi’ dediğimiz şey kabaca nedir? Buna da basitçe beynimizin verileri işleyip sunduğu çıktı, diyelim.Hepsini toplayacak olursak; beynimizi kullandık, bilgi oluşturduk, bunu … Okumaya devam et Beyinler, beyinlerimiz.

Pi’yi kaç alalım?

Bazı konularda tavrım nettir. Bu net olduğum konularda zaman zaman kendi fikirlerimi yumuşak şekilde savunurken, bazı zamanlarda ise kendimi tutamayıp aksi fikirde olan insanlara karşı agresif tutumlar sergileyebiliyorum. Bu yazı ise tavrımın net olduğu ve fikirlerimi agresif şekilde savunduğum bir konu hakkında. SANAT VE BİLİM BİRBİRİNDEN AYRI KAVRAMLARDIR. Türk televizyon tarihine adını çok sağlam şekilde adını yazdırmış bir isim: Reha MUHTAR. Kendisini ana haber bültenlerindeki … Okumaya devam et Pi’yi kaç alalım?

Belki de En Güzeli Böyle*

Bu gece sana Ünsal Kaptan’ı anlatabilirdim. Sönük hayatımıza ışıl ışıl giren teknesini… Zaten buydu aradığımız, birkaç dakikalığına unutmak. Uzaklaşmak, bazı şeyler yokmuş gibi davranmak. Sonra değirmenler çıktı yolumuza, Değirmenler’i açtım,  birinci sınıftaki halimi düşündüm. Bazen işler göründüğünün tam tersidir ya. Öyle bir seneydi. Öyle bir seneydi ki foyası sonunda ortaya çıktı. Sonra değişti bazı şeyler, bazı şeylerse hiç değişmedi. Çok fark da etmedi. Eksen sapmasını … Okumaya devam et Belki de En Güzeli Böyle*

İş İlanı

bu ömrün yetkilisi benim,bir e-posta at adresime.bu dükkan batmaya yüz tutmuş,azıcık sabah dikmiştik kuyuya,güne olan borcumuz oymuş. elimiz cebimizde öğleyin,kapıya ismini verdim, dilersen gir.ancak mesaisi boldur hayal etmenin. bu ömrün yetkilisi benim,Küllük imal ediyoruz kapalı bir çarşıda.iş tanımın, biraz sevmek, çokça sövmek zamana,karanlığın olduğu yerde iş tutmak böyle olur zorbalığa gelmiş besbelli, uykuya dalacak yanımızdautanmasa rüya görecek, belki bir şiir yazacakya da adımızı kapitaliste çıkaracak,kapı … Okumaya devam et İş İlanı

Ne Dinleyeyim Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – I

AZAM ALİ VE NİYAZ Güzelliğe hasret kaldık, güzel müziğe hasret kaldık. Popüler kültürün yaşadığımız yüzyılı kasıp kavurduğu, güzellik ve estetik kavramlarını yakıp ‘kül’ ettiği şu günlerde güzel olup popülerleşmeyen sanatın, kıyafetin veya sevgilerin peşindeyiz. Tüm bu ‘Serzenişin’ ve arayışların gölgesinde sizlere, popüler müziklerin gölgesinde kalan ama eskimeyen ve değeri bilinen oldukça kıymetli bir müzik grubunu tanıtmak istiyorum. Dinlediğimiz zaman kulağımızın pasını silen, gündelik varoluş sıkıntılarımızı … Okumaya devam et Ne Dinleyeyim Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – I

Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları

(Bu yazı instagram üzerinden yazılıp daha sonra buraya aktarılmıştır.) Burayı kişisel blog olarak kullanmak/tercih etmek pek uygun değil farkındayım. Hatta tek tıkla görsel paylaş, tek tıkla beğen olarak hayatına başlayan ve devam eden sosyal medya platformunda iyice komik ve amacı dışında kullanım oluyor.Aylardır hayatımızda korona denen şey var. Elini bile yıkamayan insanları kolonya içer hale getirdi. Bence bunun iki olası sebebi var. Ölüm korkusu ve … Okumaya devam et Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları

Acıyan Mumlarım

Hepimizin mumları var yandıkça içimizi mahveden. Mumlarım çoğaldıkça içim acıyor. Onlar aynı zamanda kıymetlimizdir. Birisini kırdığımda veya üzdüğümde ben de çok üzülebiliyorum. Bir şey yaptığımda bana acı bir sonuç verdiyse, bu durumdan kendime ders çıkarıyorum. Bu mumlarımı yakıp söndürmüş oluyorum. O mumlarıma baktıkça da tecrübelerimi tekrar fark ederek bana güç kattıklarını düşünüyorum. Yani bir insanı kırmadan kendimi durdurmayı öğreniyorum.  Onlar benim acılarımı, aynı zamanda başkalarına … Okumaya devam et Acıyan Mumlarım