Martin Luther King Günü Anısına

Martin Luther King hepimize adını bir şekilde duyurmuş olan Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi’nin önderidir. 1929-1968 yılları arasında Amerika’da yaşamıştır. Afrika asıllı olması, görüntü itibariyle de koyu ten rengine sahip olması sebebiyle Amerika’da ırkçı tutumun bizzat mağdurları arasında sayabileceğimiz King, eşitlik savunuculuğu ve şiddet karşıtlığı ile tanınır. Ölümünden 4 yıl önce 1964 yılında Nobel Barış Ödülü almış, ölümünden 9 yıl sonra da ABD eski başkanı Jimmy … Okumaya devam et Martin Luther King Günü Anısına

Denenmiş Online Eğitim Platformları

Neredeyse bir yıldır evlere kapanmış olduğumuzu düşünürsek, en azından buna imkanı olup aklı da başında olanların; online eğitim mecralarının çok daha fazla önem kazandığını düşünüyorum. Herkes gibi. Benim için online eğitim yeni bir şey değil, o yüzden hem güncel, hem de geçmiş online eğitim tecrübelerimi paylaşmak istedim. 1. Memrise Memrise bir dil öğrenme uygulaması. Hatta daha önce yabancı dil öğrenmeyle ilgili şu yazımda da bahsetmiştim … Okumaya devam et Denenmiş Online Eğitim Platformları

Kalbimin Kapısını Araladım: Kitap Önerileri

Benim için “kitap öneri listeleri” her zaman ilgi çekici olmuştur. Ne okuyacağıma karar veremediğim zamanlarda daha çok yönelsem de, genel olarak kitap listeleri inceleyip sonu gelmeyen okuma listeleri yapmaya bayılırım. Tabii bu listedeki kitapların 5-10 tanesini aynı anda alıp, hepsini bitiremeden yeni kitaplar almak gibi kötü huyları da insan kolay terk edemiyor.  Listemizde yer alan Bizim Büyük Çaresizliğimiz’de altını çizdiğim bir cümle var; “Benden okumak … Okumaya devam et Kalbimin Kapısını Araladım: Kitap Önerileri

Son Kez

Farkında mısın bilmem ama doğduğun andan itibaren zaman senin için ileri değil, geri olarak akmaya başlıyor. İlk nefesinden itibaren sana olan zamanı tüketmeye başlıyorsun. Zaman geriye doğru akarken, büyüdüğünü zannederken aslında ölüme yaklaşıyorsun. Her nefesinden sonra. Yeni şeyler öğrenirken, bir şeyleri unutuyorsun. Belki de asla unutmam dediğin şeyleri. Sevdiğin şeyler sonucunda bazı şeyleri sevmemeye başlıyorsun. Belki de bunu sevmekten asla vazgeçmem dediğin şeyleri. Yaşadığın olaylardan … Okumaya devam et Son Kez

Su evlerden taşınmalı mı?

Susuzluk ile ilgili haberlerin gündemi oluşturduğu bu günlerde çocukluğumda gittiğimiz köyümüzde çeşmesi olmayan evlere su taşındığı günler aklıma geldi. Hiçbir evde çeşme bulunmuyordu. Köyün bir alt tarafında, bir de üst tarafında herkesin evine bidonlarla su taşıdığı, hayvanların sulandığı, pınar adını verdikleri çeşmeler vardı. Hala var ama tabii kullanılmıyor eskisi kadar şebeke suyu bağlandığı için. O zamanlar günde kaç kere o pınarlardan su taşındığını bilmiyorum bile. … Okumaya devam et Su evlerden taşınmalı mı?

Çocukluk Akşamı

Ayın etrafında gecenin dolandığıkaranlığın genç olduğu zamanlardıabim son cevizi avucunda kırdıpay etti kimsesizliğimizi, hissettirmedençayı ben doldurdumbardağı azalıp giden bir karmaşa tuttusüzgeci sordum Hatırlamıyorum geceyi bölen abimin anlattığı masal mıydı,yoksa sesi miydi uykusuzluğumuzda susup gidenbizim meraklı gözlerimiz mi,uyumaya hevessiz sobanın,ateşe okuttuğu sure migeceyi bölen bir merak vardı Yeşilçam sinemasına meraklıydı abimadını hatırlamadığım sinemalarıcebini dolu tuttuğu bir cepkenine koyardıgözünde parlayan her sahnehatrımızda kaldı Geceyi sevmezdi kardeşlerimbizi eksik … Okumaya devam et Çocukluk Akşamı

Neresindeyiz Hayatın?

Ufuklarımızı sonuna kadar açtık, gözlerimizi kıstık, en uzağı görmeye çalışıyoruz. Dağların birleştiği yerde ve gökyüzü ile yeryüzünün ayrımının net olarak seçilemediği o noktada, ilk cümleye dönüyorum, ufukta, bir şeyler var. Ne olduğunu sormayın, ne olduğunu anlamaya da çalışmayın. Beyhude çaba olacak! Uzak diyarlara duyduğumuz özlem ne kadar büyük olsa da, otostopla başlayan maceralara atılamayacak kadar güven düşkünü olduğumuzdan mıdır bilmiyoruz bu durgunluğumuz. Bir şeylerin içimizde … Okumaya devam et Neresindeyiz Hayatın?

Aradığınız kişi şu anda ulaşılmak istemiyor, lütfen daha sonra tekrar rahatsız etmeyiniz.

Hatırladığım kadarı ile evimize cep telefonu gelmesi 90’lı yılların ortalarına denk geliyor. Babamın telefonuydu. Şimdinin benzetmesi ile olay sadece “tuğla”dan ibaretti tabi. Günümüze gelelim. İnternet bağlantısı sağlanmasından ve “akıllanması”ndan sonra telefonlar uzvumuz haline geldi kabul edelim. Bu yazıda tartışmak istediğim şey insanlara bu kadar kolay ulaşmamızın gerekliliği üzerine olacak. Biraz geçmişe gidelim. Tartışmanın konusu insanlık tarihi kadar eski. En azından bu konu ile ilgili bazı … Okumaya devam et Aradığınız kişi şu anda ulaşılmak istemiyor, lütfen daha sonra tekrar rahatsız etmeyiniz.

absürt şiir

somut olamamak bir yarave bir yerlerde dokunsalar ağlarım çalıyor bendesoyutsam alabildiğincesomut duygularımın adını istiyorumsenden kalan alışkanlıklarımdanbak sen gittin yine ben kaldımah sen, şimdi seni daha iyi anlamaktayımyanlışlar apaçıkken deneyimlerimdedoğruları seçeceğime inanacak kadar küstahtımöğrenemediklerim ve aşamadıklarımyanlışlara ve hatalara olan övgülerimmarquez ile mümkün olanlar arasındakien mümkünsüzü bu söyleyişiben kepaze aşkların insanı mıyımyoksa aşksız kalmaların dahası mıyımbu şiirin konusu aşk değilambivalans Okumaya devam et absürt şiir

Doğu’nun Küçük Prens’i Ermiş ve Halil Cibran

Küçük Prens son dönemlerin en konuşulan kitaplarından biri olması sebebiyle herkesin az buçuk fikir sahibi olduğu bir kitap. Aynı zamanda felsefe kitabı olduğu da kabul ediliyor. Ama, hayır, bu Küçük Prens’in anlatıldığı bir yazı değil. Burada konumuz Halil Cibran. Konuya buradan girmiş olmamın sebebine gelecek olursak; Halil Cibran ile tanışmamdan evvel Halil Cibran okumama vesile olan yegane benzetmedir: “Doğu’nun Küçük Prens’idir Ermiş”. Halil Cibran’ı okuma … Okumaya devam et Doğu’nun Küçük Prens’i Ermiş ve Halil Cibran

Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

Aslında Simon Garfield’la ilk tanışmam Tam Benim Tipim adlı kitabıyla olsa da, bugün size Mektup kitabından ilginç bulduğum birkaç kısmı aktaracağım. Her ikisi de araştırma kitapları; bu durum bu kitapları ilginç bilgilerle dolu kılsa da, sürükleyiciliği azaltan bir unsur. Bu da benim Mektup’u aralıklarla 3 yılda bitirmemi açıklıyor. Ama özellikle elime son alışımdan itibaren, aşırı keyifle okuduğum bir kitap oldu. Zaten mektupları hep sevdim, ne … Okumaya devam et Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

Deneysel Şiirler 2 – Eskiden de yıllar geçerdi ama acıtmazdı bunca

Serinin ilk yazısını okumamış olanlar için “Ne oluyoruz?” dememeleri için ilk yazıyı öncelikli okumalarını önermekle kısaca oyunun tek kuralını ve amacını hatırlatayım: Kelimelerin tümünü kullanarak şiir yazmak. Rastgele seçilmiş kelimeler şunlar: Tahribat Tahrifat Teşrif etmek Ayan beyan Doyumsuz Oje Ültimatom Kefeni yırtmak Çekimser Nazar      Eskiden de yıllar geçerdi ama acıtmazdı bunca Savaşın son varisiYamalı gözlerleBakındı sağa sola,Önce sola, sonra sağa, tekrar sola derken bir … Okumaya devam et Deneysel Şiirler 2 – Eskiden de yıllar geçerdi ama acıtmazdı bunca

En Güçlü Görünenlerin Bile Bir Sonu Vardır

Yunan mitolojisi, Antik Yunan’da evrenin yaratım süreci, tanrı, tanrıça ve kahramanların yaşayışlarını konu edinen hikâye ve öğretileri içerir. Ayrıca bu mitoloji eski Yunan dininin de temelini oluşturur. Yunan mitolojisi demişken, Yunan mitolojisi tanrılarından biri olan Herakles’in adı Anadolu’da birkaç kente verilmiştir.  Bunlardan biri de Bafa Gölü kıyısındaki Herakleia’dır. Ege Bölgesi’ne, ailemin yanına geldiğimde yapmayı en çok sevdiğim şeydir antik kentleri gezmek. Medeniyetin kurulduğu bu topraklarla bir … Okumaya devam et En Güçlü Görünenlerin Bile Bir Sonu Vardır

Şiirler – 7

Acı bende, hasret sendeYalnızdım hep ben deDuymadın beni sen deÖlüm bende, gözyaşı sende.Cemal’in yazdığı tek hece aşkı hep bende.Nazım’ın yazdığı yorgunum kaptandın sen deKarlar ortasında uzun namlulu avcıydım ben de.Vurulmuş kırmızı güller, açmış karda uzanmış ceylandın, yatıyordun sen de.Zeynep Leyla olmuşMuhammet’se Mecnun’un elini tutmuşHiç gerçekleşmeyecek kavuş olduk şimdi de. Okumaya devam et Şiirler – 7

Nasılsın Kızım?

Ön Not: Şimdiki yazıma başlarken ben Hümeyra’dan “Tutsana Ellerimi” şarkısını birden açmış buldum kendimi, belki okurken siz de açarsanız, birbirimize daha yakın hissederiz sevgili okuyucu, hem de bu ara müzik yazıları yazmamamın bir kefareti olur. Tek şarkıda yazıyı bitiremezseniz ya da biraz daha Hümeyra dinleyeyim, derseniz; “Kirli Beyaz Kedi” ile devam edebilirsiniz. Bugünlerde kafamın yoğunluğundan kendimi kaçıramıyorum. Öyle çok şey dolaşıyor ki aklımda, gözlerimi kapatıp … Okumaya devam et Nasılsın Kızım?

Yıl Başlarken

Bu yazıyı yıl bitmek üzereyken yazıyorum. Yılın son günlerinde genellikle başımızdan geçenleri düşünürüz. Sadece bu yüzden severim yeni yılın gelişini. Çoğumuz duygusal olarak en yoğun yılımızı yaşadık. Belki çok gezemedik, fazla yer değiştiremedik ama ‘evde neler yapılabilir’ deneyimini yaşadık. Yılın ocak ayında Elazığ’da ve ekim ayında İzmir’de depremle karşılaştık. Bir kez daha binaların sağlam yapılması gerektiği gerçeğiyle yüzleşmiş olduk. Ama maalesef bunun yaşadıktan sonra söylenmesi … Okumaya devam et Yıl Başlarken

İstanbul Notları: Deniz Müzesi

Sahilden Karaköy-Beşiktaş hattını takip ederken sağımda kalan alan bir müzeler cenneti. Her seferinde ‘Bu müzeleri bir ara görmem gerek’ deyip devam ettiğimden, yağmurlu bir cumartesi Beşiktaş keşif turunda ilk durağımız Deniz Müzesi oldu. 1897’de Tersane-i Amire’de kurulan müze, çok defa taşınarak, nihayet 1961’de şu anki yerine, Beşiktaş İskelesi’nin yanı başına kuruluvermiş. Müze ve galerileri kılavuzlarında önerilen rotalarla gezmeyi tercih ederim genelde ama gidecek olanları baştan … Okumaya devam et İstanbul Notları: Deniz Müzesi

İstediğim İşte Bu!

Malum eskiden herşeyi Facebook’ta paylaşıyorduk; fotoğraflar, müzikler, fikirler, anlık durumlar, hissettiklerimiz… Whatsapp, Instagram bu kadar aktif değildi. Bir sürü grubumuz vardı; Facebook’ta sınıf grupları, duyuru grupları, ortak zevk ve fikirler için açılmış etkileşim grupları… O zamanlar yakın arkadaşlarımızla keşfettiğimiz yeni şarkıları, yazıları paylaştığımız küçük bir grubumuz vardı ‘Açıl Heybem Açıl.’ Heybemizde ne varsa dökelim, diye. Birden aklıma geldi, neler vardı, bakayım, diye girdim, kayboldum tabii … Okumaya devam et İstediğim İşte Bu!

Ne kadar emek verdim, ne kazandım hesabı (BK101)

Elimizdeki kısıtlı zamanı verimli kullanmak önemli. Örnek vermek gerekirse şu anda bu yazıyı okuman sana bir şey kazandırmayacak. Diğer yandan okunmayacağı halde yazı yazmakla uğraşarak vakit kaybetmemiş olacağım. ‘Ay ben okuyorum. Lütfen yazmaya devam et.’ derseniz de yorum olarak isteğinizi belirtebilirsiniz. Muazzam yazar-okur ilişkisi değil mi? BK *En azından şuraya şarkı bırakayım da geldiğinize değmiş olsun. Okumaya devam et Ne kadar emek verdim, ne kazandım hesabı (BK101)