Kız Kulesi

Çok sıradan değil mi? Ben şimdi yazacağım durmadan o eşsiz yeri,onun güzelliğini… tabiki tartışılmaz bile o eşsiz güzellik ,o harika manzara . ama bazen bakarken ona düşünürüm, acaba o neler düşünüyor bizim hakkımızda, içinden geçen duyguları neler… Evet ya onunda duyguları olmalı, oda hissetmeli ona karşı duyulan sevgiyi, saygıyı… yoksa bunca güzelliğinin taşından ,kiremitinden olduğunu söylemek çok büyük yanlış olur bence… Ondaki güzelliği görmek onu … Okumaya devam et Kız Kulesi

Ya da Gökkuşağından Kaymak Mesela

“Papatyalardan taç yapmak ilk günki anlamına bürünür, masum ve beyaz. ‘Nutuklar irad etmesi gereken kaza kaymakamı’nı nihayet anlarsınız. Hani şu kırlara çıkan… Ceketinin düğmelerini çözmüş, boyun bağını gevşetmiş. Otlara yüzü koyun uzanmış da çimen sapı çiğneyerek şiirler yazmaktadır. Bir yerlerde homurtulu ve ciddi bir kalabalık onu beklemektedir.” (*) Herhalde gecenin bu vaktinde önümde kendilerini beynime kazımamı bekleyen ders notları, iki gün sonra sınav varken, ” … Okumaya devam et Ya da Gökkuşağından Kaymak Mesela

Aşka Dair Öte Yandanlar

Aşk güzel şey deriz,buz gibi akan sudan kana kana içmek,yağmurdan sonra toprak kokusunu ciğerlerine doldurmak,ellerini kesen ayazda içini ısıtan bir fincan kahve,ya da uzun ve yorucu bir günün ardından sıcacık bir yatak gibidir sanki.Böyle deriz,aşk deyince böyle şeyler gelir insanın aklına.Fakat birini düşünmek ve beklemek,hep üzülmek ya da saf mutluluk,elindeki her şeyi feda edebilmek yahut gözünden sakınmak değil aşk,karışık şey…Aşıksan eğer,merhamet duymazsın sadece,nefret edersin,zarar vermek … Okumaya devam et Aşka Dair Öte Yandanlar

Varlığım

Bilinmezlik diyarında süregelen bir alışkanlık gibi varlığım. Şuan buradayım, mevcudum, mevcut düzenin bir parçasıyım. Bilmek istediğim çok şey, görmek istediğim çok gerçek var. Varım, yokluğun istikametsizliğinde adımlıyorum. Doğuyor, yaşıyor ve ağır çekim ölüyorum. Dündü geçti, bugün de geçiyor, her şeyi yarından bekliyorum. Dünyaya körü körüne bağlanmam da bundan. Acaba kim daha bağnaz burada, varlıkla yokluk arasında fark arayan aklım mı, geçmişle geleceği baş göz etmeye … Okumaya devam et Varlığım

Günaydın İstanbul..

Saat 08:00.. Yoksa 7’yi 8 mi gördüm. Hayır ama gözlerim de o kadar bozuk değil ki. Ders 9 da mıydı ki acaba? Evet geç kaldım. Yine, yeni, yeniden. Ama daha bir saat var dediğinizi duyar gibiyim. Mekanın İstanbul, okulun farklı olduğunu düşünürsek yetişmek için şansa ihtiyacım olabilir. Farzedelim ki iskeleye 15 dakikada yürüdüm. Ne şans ki vapur hemen kalktı. Hızlıca kendimi attığım tramvay da hareket … Okumaya devam et Günaydın İstanbul..

Güzel Olduğunuz Kadar Küstahsınız da

Dışarıda yağan beyaz şeylerin adı kar. Öyle ki bu sene sürekli aynı fiili yapıyorlar. Eriyelim ya da duralım artık, diye bir tavırları yok. Üstüne üstlük, o kadar yavaşça iniyorlar ki gökyüzünden, sanki hepsinin amacı benimle göz göze gelip, “nanikk” deyip, alay etmek… Eskiden severdik, diye nostalji yapmayı çok isterdim ama çocukken de her türlü kar savaşında hedef alınan ben olduğum ya da özene bezene yaptığım … Okumaya devam et Güzel Olduğunuz Kadar Küstahsınız da

Fall in Love

Sadece bir lahza. Sadece bir nefes. Sadece bir ses. Genç delikanlı okuldan çıktı. Yağmur hafifçe saçlarına dokundu. Koşarak yetişmeye çalıştığı otobüs köşeyi dönerek gözden kayboldu. Başını göğe kaldırdı delikanlı. Yağmur çiseliyordu. Yağmuru en çok kırpıştırdığı kirpiklerinde hissetti. Kaçan otobüs ve günlük düşüncelerinden sıyrılıverdi bir an. Damlaların çokluğunu fark etti, ilk defa görmüşçesine. Hayrete düştü delikanlı, başı gökte, kirpiklerini kırpıştırır bir vaziyette. Ne çoklar, ne varlar, … Okumaya devam et Fall in Love

Yurt Dışında Türk Olmak

Tarih, 22 Şubat 2012; yer KAIST Üniversitesi, Kore. KAIST One adlı bir komütenin desteklediği, bir Tacikistan tanıtım gecesi. Gecenin bir yerinde, üç Tacik arkadaş yöresel dans gösterisi yapıyor, kültür tanıtım amacıyla. Ve o üç arkadaşın şu ortak özelliği dikkatimi çekiyor: hepsi de Türkçe konuşuyor. Şimdi burada, hemen akla gelebilecek şu yanlış bilgiyi engellemekte fayda var. Tacikler, köken olarak Pers’tirler. İranlılarla aynı soydandırlar. Yani aslında sanıldığı … Okumaya devam et Yurt Dışında Türk Olmak

Yazmak!

Hani olur ya, insana bir istek gelir aniden, ne olduğu nerden çıktığı belirsiz bir istek. Sadece gelir ve onun istediğini yapana kadar da yapışır yakana, asla bırakmaz. İşte yazmak böyledir. Sebepsiz bir istektir, neden olduğunu bilmediğin bir istek. O duygu girdiği zaman aklına, kafanın içinde ‘Otur masanın başına, çabuk al kâğıdını kalemini yaz beni!‘ diye bağırtılar duyarsın, ya da bir konu, bir kelime takılmıştır aklına … Okumaya devam et Yazmak!