bu defa dualarla

sıradan bir gündür

sıradan bir cumartesi sabahı

öğleden önce gözlerini açmak gibi bir şey aklının ucundan bile geçmemiştir önceki gece geç saatte koyarken başını yastığa

öyledir çünkü uyku öğlene kadardır kahvaltı en erken 12’dedir cumartesi sabahlarında

neyse kalkarsın sonra

yıkar yüzünü açılırsın

uyuşuk uyuşuktur adımların

hiçbir acelen olmamasının tadını fena çıkarırsın

ve bütün işler iki kat uzun sürer diğer günlere kıyasla hafta sonunda

cumartesidir işte ne bir eksik ne bir fazla

ama bazen değişir işler

11’dir saat

gözlerinin ve dahası bilincinin birden neden açıldığını anlayamazsın

sinir bozucu o sesin telefondan geldiğini fark edersin sonra

ve açar dinlersin

sadece dinlersin

en zor zamanlarda en kolay kabullenişler güçlü bir tevekkül hissinden midir yoksa şok etkisi denen şey midir bu bilemiyorum

ama ağır basıyor bence ikincisi

çünkü kendi adıma güçlü bir tevekkülden bahsedemem hiçbir zaman

ama böyle bir durumdayken şok pekala olabilir

ya hiçbir şey düşünemezsin ya da çok derinlerde bulursun kendini bir anda

bazı şeyler vardır bir başkası yaşadığında çok normaldir olağandır hatta hayatın kanunudur bile yerine göre

ama kendi başına gelmesi sanki imkansızdır ya da çok sevdiğin birinin başından geçerse o tecrübe nedense çok şaşırtıcıdır

gerçek değildir hatta

uzun bir süre gerçekmiş gibi gelmez insana

cumartesi sabahı bana olan da buydu işte

bazı şeyler taş keser insanı

dinleyebiliyorsundur sadece

dinlersin sen de

biraz repliktir biraz klişe biraz klasiktir hayatı film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer insanların bazen

ama o film şeridinde başkasının hayatını izlemek az insanın yaşadığı şeydir herhalde

ben de amcamınkini izledim o sabah ve o gün o hafta

gençlik yıllarında nerelerde yaşadığını düşündüm

o olmasaydı belki de babasız büyümek zorunda kalacağımı o günlerde

bize yazdığı mektupları hatırladım senelerdir saklarım hala bir ayakkabı kutusunun içinde tekdüze hayatlarını yaşıyorlar

ara sıra çıkarılıp okunmak sayılmazsa elbette

ama en azından ölmüyor mektuplar mürekkepleriyle her şeyleriyle canlılar imzalar da öyle sahiplerinin aksine

onu kaybettiğimizi biraz biraz kabullenmeye başlayınca yaşını düşündüm

hepimiz öyle yapmaz mıyız yaşa bakarmış gibi ölüm

tuhaftır bilmediğimi fark ettim amcamın yaşını sordum babama

kırk dediğinde şaşırdım çok

benim gözümde en fazla otuz olabilirdi iki eksik veya olsa olsa iki fazla

ama kırk olamazdı

bana sayıyla fazla gelen bu ömrü doğru dürüst bir mutluluk tadamadan o nasıl yaşadı hiç bilmiyorum görünüşe bakılırsa bundan sonra da bilme şansım olmayacak

ama şunu biliyorum o öyle güzel bir insandı ki vefatından sonra evi günlerce boşalmadı öyle seviliyordu ve hatta seviliyor ki o arkasında kendisi için dua eden bu kadar insan kendisine sadık bir eş kalbi buruk dili tutuk yeğenlerini bıraktı

ruhun daim huzur içinde mekanın cennet olsun güzel insan

sakın kalmasın aklın buralarda

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s