Son’suz

Gün ayık.

Merhaba ey yeni gün nidası ile başlıyorum güne. Adımlanan yolda, her defasında ilkmiş gibi yoğun hissettiğim denize kavuşma heyecanına kapılıyorum. Coşkum sırf bundan.

Dalgalar ve martılar yüzyıllar önce aynı manzarayı gözlerine dolduran insanları düşündürüyor. Sevgileri, nefretleri, aşkları, özlemleri, zayıflıkları, hırsları ve günlük dertleri ile aynı kıyıda duraklayan, hiç gelmemişçesine de aynı mavilikleri terk edip giden insanları.

Dalgaların kıyılara vuruşunu seyredip fikrederken çok sevdiğim bir dostumun ‘derdi dünya olanın dünya kadar derdi olurmuş’ sözünü hatırlayıp umarsızca gülümsüyorum martılara. Mavi gezegen, üzerinden geçen ve içine çektiği insanlara aldırmadan dönüp duruyor. Dönüp duruyor.

Ölüm pek yakın. Neredeyim, ne yapıyorum nidaları beynimde yankılanıyor. Kendimi ve duygularımı 21. yüzyılın kargaşasından sıyırmaya çabalıyorum. Yüzyıla yakın, kendime ırak olmayayım diye çabalıyorum.

Bizleri yutarak dönmeye devam ediyor dünya.

Sınırlarımın ve sınırlılığımın farkındalığı artıyor. Sonsuza susuyorum. Martılar umarsız. Gülümseme kesik.

İnsan, sınırlı dünyasında, kendisini sonsuzluk hissine yaklaştıran şeylere vurgun. Bu bazen mavi gök, bazen uçsuz bucaksız deniz, bazen bir çift göz…

İnsan sonsuza vurgun. İnsan sonsuza aç. İnsan hep yalnız, hep kırgın. Güçlü görünmek için kırık taraflarını kapatmaya çalışıp gülümsese de, insan hep aciz.

Sonsuzu bulmaya yakın oldukça; sevdalı, taşkın, umarsız.

Yalnızlığını idrak ettikçe; yalın ve hüzünlü.

Gün ayık.

Peki ya insan?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s