Kaybeden vs. Kazanan

Bir insan tanıdım. Kazanmanın cahilliğine sokar başını, gizlendim sanır zahiriden. İnsan hiç kaybetmez mi, diye sorasım gelir bazen. Kayıpları görmeyene kaybetmek de anlamsızdır.

Herkesin olduğu gibi kırık kalbi yoktur onun, unutulmayan aşk hikâyeleri, bazı bazı hatırlayıp efkârlandığı bir geçmişi yoktur. Yıkık dökük şatoları yoktur hayal dünyasında. Ve görünenin somutluğuna basar ayaklarını. Güç gösterisi sergiler sanki yürürken, dağların da onunla birlikte yürüdüğünü zanneder onu gören.

Cahildir o. Kazandıklarına odaklı yaşar. Kaybetmenin zulmünü çekmeyi hak ettirmez kendine. Keza kazanmanın sefasına bir din gibi sarınır.

Bir hayat sürer o da herkes gibi. Nihayetinde kral değildir elbet. Bunu gözünün içine soksan, battığını hissetmez gözleri, acılara barikat kurmuş zamanında. Yaşadığı gibi yaşlanır ve yaşlandıkça durup bir düşüneceği yerde karşısına bir ayna daha atar, kendini daha iyi görebilmek için.

Kazanmaya müpteladır o. Kaybetmek nedir bilmez. Ama cahildir kazanmak.  Kazandığını kendi gayretiyle sanır çünkü insan. Oysa kaybetmeleri taşıdıkça sırtında, büyür insan biraz da. Kazanmak onun gibi değildir, yükünü alır ya sırtından, uçabileceğini sanır insan. Kanatları varmış gibi atar kendini en yüksek uçurumlardan.

Kaybetmeyi bana veren, kazanmayı da sana vermiştir elbet. Dur, biraz düşün.

Kaybeden vs. Kazanan” üzerine 3 yorum

  1. “Kazanmanın cahilliği”
    “Kaybetmenin zulmünü çekme”
    “Kazanmaya müpteladır o”
    Güzel çalışma olmuş. Eline sağlık…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s