Kızlar Doktor Olabiliyor Mu?

Geçtiğimiz haftalarda mutlaka duyduğunuzu düşündüğüm bir doktorun bıçaklanarak öldürüldüğü haberiyle ilgili düşüncelerinizi ve hislerinizi bilemiyorum. Ne 85 yaşındaki kurtaramadığı hastasının torunu tarafından bıçaklandığından bahsedeceğim, ne de geride bıraktığı henüz anne karnında olan 4 aylık bebeğinden. Muhtemelen birçoğunu da daha önce duymuş/okumuşsunuzdur. Bir tıp fakültesi öğrencisi olarak bu olayın bendeki tesirinden söz etmek istedim yalnızca.

Gerek maaşların azlığı gerekse de uygulanan şiddet nedeniyle sosyal medyaya bolca malzeme olan bir meslek “hekimlik”. İşine gelen olayın siyasi boyutuyla ilgileniyor, işine gelen de finansal. Onlar ülkemizde hekim olmanın zorluğundan bahsededursunlar, ben de size bu haberi ilk okuduğumda zihnimde canlanan bir çocukluk hatıramdan bahsedeyim. İnsan beynine ilginç şey. Unuttuğunu sandığın şeyleri, hatta hatırlama imkanının olduğunu bile bilmediğin şeyleri bir anda karşına çıkarıveriyor.

Yaşımı tam olarak kestiremesem de çok küçüğüm. Kız kardeşimin daha doğmamış olmasından 4-5 yaşlarında olduğumu çıkarıyorum. Evdeyiz, annem ve babam var yanımda. Annem ıslak bezlerin birini alıyor alnımdan, yenisini yerleştiriyor. Gergin bekleyiş sırasında üşüyerek uyukluyorum. Birinin beni kucakladığını hissediyorum. Gözümü açmaya mecalim yok. Kendime geldiğimde doktorun kapısındayız. Sekreter kız “Beş dakika sonra alacağım sizi içeri” diyor annemlerin meraklı bakışlarına cevap olarak. Midemde kelebekler uçuşuyor adeta. Nasıl bir oyuna getirilip de bir anda kendimi doktorun kapısında bulduğumu sorguluyorum. Evet doktora gitmeyi seviyor olduğum söylenemez, her çocuk gibi. O beş dakika bir türlü geçmiyor.

Yeniden uyuklayacakken kapı açılıyor, içeri giriyoruz. Ama o da ne? İçerideki doktor… Aklım almıyor. O yaşıma kadar hiç böyle bir şey görmemişim. Annemin kolundan çekiştirip eğilmesini sağlıyorum. Kulağına söylediğim cümle, belki de tüm hayatımı şekillendirecek önemi taşıyor: “Kızlar doktor olabiliyor mu?!”

O yaşıma kadar beni götürdükleri tüm doktorların erkek(veya belki de yaşça çok büyük bayanlar) olması nedeniyle, bu gördüğüm doktorun genç bir bayan olmasına son derece şaşırıyorum. Ve beni hala gülümseten o cümleyi söyleyiveriyorum. Hayat çok garip. Belki de o gün o doktora gitmeseydik diyorum… ya da belki ben o gün hastalanmamış olsaydım… Kim bilir, belki meslek tercihim çok farklı yönlerde olurdu.

Umarım bu anlattıklarımı komik veya samimiyetsiz bulmuyorsunuzdur. Herkesin hayatında büyük dönüm noktaları vardır elbet. Fakat sonrasında o noktanın neresinde olacağınız; ufacık bir anda yaşadığınız küçücük bir olaya, içinizde hissettiğiniz minik bir kıpırdanışa bağlı olabilir. Benim için o günden sonra tüm “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunun cevabı “Doktor” olmuştur. Başka bir alternatifi yoktu bile.

Şimdi bu satırları size bir tıp fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olarak yazıyorum. Bazen hayalleriniz çok ama çok büyük olabilir, hatta belki siz o hayale göre çok küçük olabilirsiniz. Ama bu durum, asla ona dört elle sarılmanıza mani olmamalı diye düşünüyorum. Benim de her sınav döneminde doğru fakültede olup olmadığıma dair aklıma şüpheler gelmiyor değil. Fakat insan anlıyor ki, yolda karşılaşılan engeller hedefi imkansız değil kıymetli kılıyor.

Dediğim gibi, insan beyni çok ilginç. Okuduğum bir haber, yıllar önce yaşadığım olaya götürüverdi beni bir anda. Haber üzücü elbet, ama devamında eklenen haberler tam olarak içler acısı. Yok efendim ölen adamın torunu daha önce zaten doktoru ölüm bildirimi yapmaması için tehdit etmiş de, aslında üzüntüsünden değil dedesinin emekli maaşını artık alamayacağı için doktoru bıçaklamış da…

Olayın insanlık boyutuyla ilgili tek bir cümle bile kurmayacağım. Azıcık vicdana sahip biri bile bu haberin ifade ettiği acıyı kavrayabilir bana göre. Ya da hekimlik mesleğinin günümüzde muhatap olduğu güçlüklerden  de söz edecek değilim. Elbette ki bu gibi olaylar üzücü, ürkütücü. Ama bir çocukluk hayalinden vazgeçirecek ya da daha başlamadan mesleğimden soğutacak kadar değil. Yalnızca doktor katili olmayı göze alan biri; düşünsün ki bıçakladığı her şeyden önce bir “insan”dır, belki de “bir çocuğun hayali”dir.

Kızlar Doktor Olabiliyor Mu?” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s