Bildiğimiz Şeyler İşte…

Yaşlı bi dede.. Arkasındayım. Caddede annem, kardeşimle konuşarak yürürken aniden önümüzde buluyoruz onu. Koyu yeşile çalan pantolonu biraz kısa, ayakkabısıysa en az bir numara büyük, yürüdükçe ha çıktı ha çıkacak… Sonra elindeki malzemeler gözümüze çarpıyor; bir elinde boyacı sandığı diğerindeyse başka bir şeyler. Bir an duraksıyor, elindekiler ağır mıdır nedir yere koyup yeniden alıyor. Yavaş adımlarla devam etme çabası o an başlıyor. Yüzünü bile göremediğimiz dedeye arkadan bakakalıyoruz. İçimde yardım etme fikirleri uçuşsa da ona doğru bir adım atıp da seslenemiyorum. Neyin çekincesi/ düşünmesi bu onu da bilmiyorum ya… İçimde, hatta içimizde kalıyor bir hüzün… Aslında mutlu etmek, mutlu olmak hatta dünyayı değiştirmek çok da zor değil. Belki bu düşünmeler sırasında kaçıyor tren ve bir daha geri gelmiyor. Dedenin yüzündeki tebessüm, benim içimin rahatlamasıyla başlayacak belki herşey. Ya da her yerde yazar ya; yüzümüze taktığımız sıcak bir tebessüm, herhangi birine verdiğimiz selamla… Yorgunluğa inat verilen yer ya da küçük bir çocuğa çantadan çıkarılıp verilen şekerle… Bildiğimiz şeyler işte… Fakat sanki bilinmişlik, alışılmışlık sonrasında biraz umursamazlığı da beraberinde getiriyor ki sözler tanıdık; davranmak bir o kadar yabancı. Kim bilir belki çantaya bir poşet şeker koymalı ya da içimize bir tutam sevgi, biraz ilgi, biraz alaka.

konuk yazar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s