Kendime Notlar

Seni en çok üzen şeyin kendi beklentilerinin olduğu bir dünyada yaşıyorsun. İronik belki, ama gerçek. Sor kendine, en son ne zaman bir dakika sonrasını düşünmeden sevdin birini? Ne zaman kapıldın gittin farkına varmadan? “O da sever mi?” kaygısını yaşamadan aşık oluverdin birine?                 Unutuyorsun, sevmek insanın içindedir. İçinde başlar, içinde alevlenir, içinde söner. Sevmenin nesnesi yoktur zaten. Onu, onsuz da sevebilirsin. O senden nefret etse de, tanımazlıktan gelse de, sana ihanet etmiş veya seni gerçekten hiç tanımıyor olsa da sevebilirsin. Sen varsan eğer, sevmenin önünde hiçbir engel yoktur. Korkularını bırak bir kenara. Aşk iki kişilik falan değildir, inanma onlara. Aşk bir kişi içindir. Nazım Hikmet’in mısralarını hatırla sık sık:

“Yani sen elmayı seviyorsun diye

Elmanın da seni sevmesi şart mı?”

Yaptıklarını ona yakıştıramasan da, aslında sandığın kadar iyi biri olmasa da, onun hakkında sokaktan geçen herhangi birinden daha fazla bir şey bilmiyor olsan da onu sevebilirsin. Onun yanlışları senin sevginden hiçbir şey kaybettirmez. Böyle birini nasıl sevebildiğini asla sorgulama, kendini suçlama, sevmekten vazgeçme. Sevilenin kıymetsizliği, sevginin değerini hiç değiştirmez inan bana. Karşılık da bekleme, beklentiler insanı yorar. Beklenti sevgiyi de yorar. Nazım’ın dediklerini hatırla hep:

“Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık,

Yahut hiç sevmeseydi,

Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?”

Aynı dili konuşmayabilirsiniz, aynı hisleri hissetmiyor olabilirsiniz. Aşktan anladıklarınız, uğruna feda edebilecekleriniz farklı olabilir. Bunların kudreti sevgiyi ölçmeye yetmez. Farklılıklar bağlılığa zarar veremez. Karşılığını beklemeden bir şeylerden  vazgeçebilmeli, fedakarlık yapabilmelisin kimi zaman. O senin yerinde olsa yapar mıydı, yapmaz mıydı… Boşver. Düşünüp de boş yere incitme kendini. Beklentileri hayatından çıkar at.

Önyargılarını yavaşça bırak yanı başına. Farkında değilsin, aslında güzel olan pazartesi günleri de var. Sen somurtup huzursuzlaşırken, hayatından öylece geçip gidiveren pazartesiler. Belki de başkaları  için yeni başlangıçlar taşıyan pazartesiler. Bencil olma. Senin için kötü geçse de, başkaları için güzel olan pazartesilere sevinebilmeyi öğren.

Ne çok önemsiyorsun insanların ne düşündüğünü, ne konuştuğunu. Sen bazı şeyleri kendi sebeplerin  için yapıyorsun. Oysa insanlar “niye”lerini düşünmezler, onlar için “neyi” yaptığın önemlidir. Seni anlamaya bu kadar uzaktır insanlar. Sen ise anlamadıkları için hırpalarsın kendini. Bazen senin doğrun, çevrendeki tek bir kişinin bile doğrusu değildir. Yeni görüşlere, fikirlere kulaklarını kapat, demiyorum. Sadece eğer sen eminsen kendi doğrularından, gerisini çok fazla önemseme. Her yerde, her zaman, her koşulda yaptıklarını yanlış bulacak ve seni yargılayacak insanlar olacaktır.

Aslında çok karışık düşünmene, anlatmak yerine ima etmene hiç gerek yok. Basit yaşa, içinden geldiği gibi yaşa. Kırdıysan özür dile, kırıldıysan affet. Özlüyorsan ara. Seviyorsan söyle. Söyleyemiyorsan en azından inkar etme. Sevdiğini inkar etmek kendine yapabileceğin işkencelerin en büyüğüdür. Gerektiğinde tabîi ki zamana bırak, oluruna bırak. Ama bil ki zamana bıraktıkların, bıraktığın gibi durmuyor yerinde.

Ve hayatının hiçbir safhasında şiirden uzak kalma. Şiir güzelliktir, güzelliğin farkına varmaktır. Hayatın kendisi bir şiirdir zaten. Her okuyan, kabı ölçüsünce alır kendine düşeni. Hayat bir şiir kadar derindir. Bir şiir kadar kafiyeli…

Shakespeare’in sözlerine kulak ver:

“Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar. Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;

Konuşmadan önce dinleyin,

Yazmadan önce düşünün,

Harcamadan önce kazanın,

Dua etmeden önce bağışlayın,

İncitmeden önce hissedin,

Nefret etmeden önce sevin,

Vazgeçmeden önce çabalayın,

Ölmeden önce yaşayın.

Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s