Herşey hakkında hiçbirşey

Başa not: Hangi şekilde yazılabilir ki insanın kaderi? Biliyor olsa bile kim değiştirmeye cesaret eder kaderini? Kim der ki “ben daha iyisini yapabilirim, daha iyisini yazabilirim…”

Kim?

Sorularla başlar bütün uykusuz geceler. Ve soruların sabahında elde kalan tek şey gözyaşlarıyla çözülemeyen daha fazla beyin çengelleri olur…

Karanlığı sorabilir misin ışığa? Karanlık olmadan uyuyabilir, ışık olmadan yaşayabilir misin doyasıya? Zihnindeki gürültüleri aktarabilir misin şimşek olmazsa? Gök gürültüsü mü daha korkutucudur gece boyu, bıkmadan, usanmadan, defaatle seni zıplatan uykundan, adeta rahatlamanı bekleyen, yoksa şimşek mi bir görünüp -her ne kadar korkutucu olsa bile bir an sonra- kaybolan? Gündüze yükleyebilir misin aynı anlamı? Sinek vızıltıları arasında anlatabilir mi sana şimşeğin gök gürültüsüne dönüştüğü efsaneyi?

Karanlık anlatır mı derdini gözlerini kocaman açmayanlara? Nazlıdır, kibardır sanılanın aksine, belki de yeryüzünün en narin en kırılganıdır, kemanın en tiz telidir; hem çıkardığı ses hata affetmez hem de biraz sert basmaya geldiğinde, biraz akordun ayarını kaçırdığında kopuverir. İlişkilerdeki ilk aşk, bir çocuğun ilk günlük sayfasıdır karanlık. Her şeyi görünmez hale getirebilecek kadar toleranslıdır zaman zaman, pembe gözlükten, silgiden çok daha beterdir, karanlıktır, görünen her şeyi, her şeyi örter. Mutluluğu yaşatır içinde, öyle arttırır ki gerçek olmayacak kadar iyidir mutluluk onun gözünde. Hem yazdığı bir satırla, hem de bir kalp atışıyla sonsuza kadar yaşayabileceğini düşünür insan. O an, nakşolur onun zihnine. Mutluluğu aynı fotografik hafıza gibi an be an nakşeder. Öyle dandik değil hem de. Otuz yıl yaşatabilecek bir hafıza parçası. Karanlık, o aşağılanan, hor görülen karanlık o kadar muktedir bir varlıktır ki kutlamayı coşkulu, mutsuzluğuysa ölçülü yaşatır insana…

Gök gürültüsüyse gündüzleri görünmeyen şimşeğin habercisi gibidir. Unutma beni dercesine… Her bir gök gürültücüğü, aslında yaşanmayan bir karanlığın haykırışıdır kendi içinde. Yaşanamayan belki, bir kenara kaldırılmış sonra yaşanmak için…

Belki ilk bakıştır, belki ilk başarı, ilk dans, ilk çocuk, belki ilk buluştur evin en küçük odasında kalan ranzanın alt katında yatmaya mahkûm çocuk için…

Gök gürlediğinde korkmaz insanlar aslında, şimşekten korkarlar. Şimşek habercisidir üstü örtülemeyen düşüncenin, şimşek bir alarm gibidir, uyarır, kaçamayacaklarını anlatır insanlara. “ben senleyim” der şimşek…

Selam olsun, bardaktan boşanırcasına düşünce yağan yerde ıslanmaktan korkmayan, şimşekten kulakların sağır ama dinlemeye hazır, gök gürültüsünden gözlerin kör ama açık tutulduğu yere…

Dibe not: buradan sallasam oltamı, balık beni de dibe çekip götürür mü o hayallerimdeki rüzgarlı vadiye??

Herşey hakkında hiçbirşey” üzerine bir yorum

  1. “Her bir gök gürültücüğü, aslında yaşanmayan bir karanlığın haykırışıdır kendi içinde.”
    Sözcüklerine sağlık 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s