Sırat-ı Müstakîm

Nuh’un gemisi iman doluydu. “Ey yer, suyunu yut! Ey gök, suyunu tut!”  Ve yer suyunu yuttu, gök suyunu tuttu. Gemi acizdi. Kurtuldu.

Kaç tufan gerek daha acizliğin(in) bilinmesi için?

Tufan hayat kadar gerçekti ve hayat tufan kadar çabucak. Ve hayat bir adım kadar kısa. Ve hayat hayalde yaşamak kadar dokunulmaz. Ve hayat gidemeyecek kadar yorgun. Ötelerden haber verecek kadar dinç.

Çocuk hayatı kırdı. Ağlamadı. Ağlayamadı. Hayat oyunu severdi. Masum tufan da çocuğu sevdi.  Ve tufan perdeleri yırttı. Acizlik bilinmeye vakit bulamadı.

Şehirlerden biri fırtına ile yok oldu. Suda boğulmayanlar, fırtınada da kaybolmadılar.

Nemrut emir verdi:

“Atın Onu ateşe!”

“Ey ateş! Serin ve selâmetli ol İbrahim’i yakma.” Ve ateş söndü. Etraf gül bahçesine döndü. Ateş acizdi. Kurtuldu. Nemrut bilemedi acizliği, bir sivrisinek getirdi sonunu.

Kaç ateş gerek daha acizliğin(in) bilinmesi için?

Yanlış yol üzerindekilerle birlikte taş kesildi. Yanlış yol denizde kayboldu. Yanlış yol toprağın kokmasına izin vermedi. Artık öz’ler daha çabuk unutulacaktı. Yanlış şehir yolları hiç düzeltmedi. Hak olanı bildirmeyecekti.

Yanlış yol suya dokunmak gibiydi. Gördü ama ulaşamadı.

Yanlış yol aynaya bakmak gibiydi. Baktı ama göremedi.

“Bizi doğru yola ilet.”*

Söylemem gereken tek bir şey vardı:

Ölüm haktır.

*Fatiha Sûresi (1\6)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s