İsimden İsim Yap+ı+m Ekleri

-Pinokyo yalanın sembolüdür.

-Hayır, insan olma çabasını temsil eder. *

Söyleyenin dili sürçseymiş de, ‘kapı gıcırtısına ağlayan’  diye bir şey olsaymış, o ben olurmuşum. Bu sürçmeleri küçümsememek lazım çünkü. Evliya Çelebi’yi Evliya Çelebi yapan da bir dil sürçmesi değil miymiş nihayetinde?

Şimdi nereden çıktı bu? Anlatıyorum.

Bendeniz her bulduğuna ağlayan cinsten bir insan evladı olup, aslında bilinçaltımın olaya el atıp, uykusuzluğumun çözümünün ağlamak olduğuna karar verdiğini de düşünmüyor değilim. Çünkü bilirsiniz, bilmiyorsanız da öğrenin, ağlayınca gözleri kısılıyor insanın. Kafanı denize gömmüş gibi hani. Tuzdansa demek ki. Sonra saat kaç olursa olsun uykum varmış gibi hissediyorum ben ki, baştan beri okuyanlar bilir, şahsım için bulunmaz bir nimettir bu anlamda göz yaşı.

Bir de şu var; ağlamak her türlü yoruyor arkadaş (Kim derdi ki bu sayıda ağlamakla uyumak bu kadar yakın akraba çıkacak?). Gözyaşının göze yaptığından geçtim, o ağlayana kadar ne biriktiriyorsa insan artık, bu bünyeler içine ne sıkıntılar atıyorsa; gerek o kuluçka süresince, gerekse boşalma anında yaşanan bir yorgunluk var ki akıllara zarar. Tabi engin(!) fizyoloji bilgimle (siz etki-tepkiden yola çıkarak fiziğe de verebilirsiniz) kasılma ne kadar şiddetliyse, gevşeme de o derece büyük oluyor. Sarsıla sarsıla ağlamaların sonunda gelen mis gibi uykuların başka ne açıklaması olabilir? Hani o en yorgun anında kendini ilk bulduğun düzlüğe bırakıp, kafan yastığa düşmeden uykuya dalmak gibi.

Alttan alta çalışkan öğrenci mesajları da verdiğime göre kaldığım yerden devam edebilirim. Çalışkan demişken, geçenlerde, uzak mı yakın mı tam kestiremediğim bir akrabamız tıpta çığır açtı. Buradan orta yaş ve üstüne sesleniyorum: Amcam şekerin çözümünü bulmuş: Enginar suyu + Çörek otu yağı. Mesuliyet kabul etmiyorum.

Nasıl da kolay bir de sorumluluktan kaçmak. Hadi burada iki kelimeyle hallettim; her zaman mı böyle? Hayır tabii ki. Hem de bazen öyle ağır ki aksine. İstediğin kadar kaçmayı dene, kaçtığını, kurtulduğunu san. İmkanı yok. İçinde öyle bir büyüyor ki ihmaller, bedeninden taşacak gibi oluyorsun. Maddesinden kaçsan, manası hep zihninde. Beyninin çeperlerinde bitmek bilmeyen kazı çalışmaları (misal İzmir kaldırımları). Neden? Çünkü bazı insanlar güçlü olmak için yaratılmıştır. Çünkü bir yerde kaçıp gidebilenler varsa, onlardan geri kalanları taşıyacak fazladan geri zekalı gerekir ki, ‘güçlü’ tabir ettiğimiz biz oluyoruz onlar. Populasyonumuzu dengede tutmak böyle mümkün oluyor.

Yeterince sızlandığıma göre, bu kalbim kadar temiz (sahi kalbim ne kadar temiz?) sayfada kendime ayırdığım sürenin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Yayında ve yapımda emeği geçen harika insanların harika yazıları var bu sayıda. İyi ki de var.

Mutlu sonbaharlar!

* Korkma Ben Varım, Murat MENTEŞ

İsimden İsim Yap+ı+m Ekleri” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s