Bitiş

Her gün nasıl olup da, yeni birer sorunla, yeniden dünyaya bakabildiğimi düşünüyorum. Bir oluşum var ve ben o oluşumun zincirlerinden birini oluşturuyorum. Bana ihtiyacı var her halkanın, tıpkı benim de onlara ihtiyacım olması gibi. Bir olmaksa isteğimiz, birlik doğurmaksa, kuvvetlenmekse, hep birlikte olmalıyız. Ne bir eksik ne bir fazla…

İşte tam burada, bu noktasında hayatın, bu safhasında devreye giriyor yapılacaklar. Yapılması gerekenler bir adım önden başlıyor. Onlara yetişmek zorundaymışım gibi koşup duruyorum peşlerinden. Çok yoruluyorum.

Açıyorum elimdeki kitabı, bir sayfa seçiyorum, en acımasız olanı…

Şöyle hitap ediyor yazar:

“Çünkü çok temel bir alışkanlığın -neredeyse bir güdün- çıkabilecek ortaya, onun ile birlikteyken de:-
Bu yıllar önce “mantıkçı” sayılmana ; insanların senin “her şeyi yapabile”ceğini düşünmelerine yol açmış olan kişilik ögen – edindiğin, benimsediğin ve yerinin geldiğini düşününce kendini teslim ettiğin eylem ilkesi:-
“Şimdi, bunu, yap” diyen, o ses…
Buydu belki en temelde seni bunca yıl yanıltan – belki, o sesin “şimdi bunu yapman gerek” demesine karşılık, kendi kendine “Bunu şimdi yapma” diyebilseydin – o ses karşın kendi sesin sana doğru olanı gösterebilirdi.
Ama, o alışkanlık, o güdü, o ilke, işte, seni kendinden uzaklaştırdı;”

Tıkanıyorum birden. Ben, diyorum, kendimden, diyorum, uzaklaşıyorum. Soruların hafif akislerle havada dans edişini dinliyorum. Devam etme isteği var içimde, delicesine sorgulama, içinden çıkamayacağım bir yolda arkama bakmadan -bir kez olsun o sesi dinlemeden- yürüme isteği var.

“…o ses, bir tekdüze tutarlılık makinası haline getirdi seni – yıkıma gitme isteğin de bu aykırılıktan, bu çelişkiden çıkıp o ölümcüllüğe ulaştı.”

Boğuluyorum. Az kalsın boğuluyorum. Boğazım nazik bir el tarafından, olabildiğince güçle sıkılıyor.

“Oysa, tutarlı olmamayı da isteyebilseydin; ‘durup düşünülmüş ilkeler’e boşverebilip, sahici duygularınla kendini ortaya koyabilseydin – onun şimdi yaptığı gibi – (zedelenmeye, kırılmaya, yıkılmaya aldırmadan) kendin olmakta diretebilseydin, belki sen de farklı (daha lekesiz, temiz, saf bir biçimde) gelebilirdin ona.
gelemedin-“

Cümlelerin bitişi, benim bitişim, onun bitişi.

*****

Alıntılar: Oruç Aruoba, Hani

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s