Düş-eş.

Ne zaman dönüp bir geriye bakacak olsam, nasıl olduğunu bile anlayamadığım bir hızla düşmeye başladığımı fark ediyorum. Hiçbir fizik kuralıyla açıklayamıyorum. Işık hızından daha hızlısını öğretmedi bana sistem. Ama ben ışık hızından daha hızlı düşüyorum bazı zamanlar. Öyle olmasa kararır mıydı her şey böylesine?

Durmama izin vermemek için sanki, bir şeyler -dünyanın geriye kalanı- beni tüm gücüyle itiyor. Öylesine bir an geliyor, ben bana ait olduğunu sandığım her şeyden sıyrılıp hızla iniyorum. Benim olduğunu sandıklarım beni tutmaya yetmiyor.

Dipsiz gibi görünüyor -öyle olduğunu söylerler- ama beni korkutan dibin var olabilme ihtimali. Çoğu dip korkusu, azı karanlık hız kazanışımı dayanılmaz hale getiriyor. Yoksa severdim hızı.

Çok şeyden korkuyorum. Bazı şeylerden çok korkuyorum. Ve korktuğum zamanlar kelimeler birleşmiyor. Korkarım, özne olamayacaksın;
yüklemi bulamıyorum çünkü, cümle olamıyorum. Ama bilirsin, severdim eskiden kelimeleri. / ithafen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s