Eskiler Kokarsa

1483470_10202070886266257_1459294402_n“Yazmalısın!” dedi.

“Ne yazayım?” dedim.

“Minder kokusu.” dedi.

***

Bir kokunun yazılacak nesi var? Hele ki bir minder kokusunun.

Demedim.

Bir koku birçok şey olabilirdi, bilirsiniz tahminimce.

***

Duvarları alçak, pencereleri yere yakın bir ev.

Duvarları simler değil; duvarları kerpiçten, duvarları beyaz toprak sıvalı bir ev.

Duvarları muazzam tabloların, yalan tebessümlerin çerçevelediği fotoğraflar değil;  duvarları gerçek kahkahalar taşıyan bir ev.

Duvarları insan yalnızlıklarını saklayan değil de duvarları mahremi koruyan  bir ev.

***

Beyaz duvarlarıyla çocukluğumu kucaklayan evler.

O evlerin üzerini örten renkli kilimler vardır.

Mukaddes bir hizmet işliyorcasına iki büklüm o kilimleri süpüren taze gelinler.

Mutfaktan yaptığı yemeğin tarifini geline veren kayınvalideler,

Validelerin sabah erken  çocuklarını öpüp işe gitmiş dürüst oğulları,

Oğullara döl vermiş başı takkeli, takkesiz kayınbabalar.

O evlerin içini dolduran kalabalıklar vardır.

O evlerin tadı vardır adına torun denilen.

***

Bir torun düşünün, çocukluğu doksanlı yıllarda geçmiş.

Bir büyük dede düşünün, askerliği 2. Dünya Savaş’ına tekabül eden.

Ve toprak sıvalı başka bir ev, başka bir odada yıllarca sorulmuş bir soruyu sizde bilin:

“Baba senin deden neden hep  sadece o minder üzerinde oturuyor?”

Yıllar geçti.

Toprak sıvalı evler, yerdeki kilimler, o köşede duran minderler hakikaten toprak oldu.

Toprak ölümden, üstü örtülerden, köylüden, “Aman kızım alma onu yerden.” lere dönüştü.

Yalnız zihnim hala o topraklarda, o evlerde, o minderlerde kaldı.

Ve

ben anladım.

Minder “yaş” demekti.

Üzerinde yaşlanan vardı. Tecrübeydi baş köşeye koyduğumuz.

Minder “saygı” demekti.

Üzerinde saygı duyulan vardı. Rütbe değil, büyüktü baş köşeye koyduğumuz.

Minder “birlik” demekti.

Üzerinde bir araya getiren vardı. Çekirdek değil, geniş aileydi baş köşeye koyduğumuz.

***

Sonra ölüm geldi ardı sıra modernlik derken biz dağıldık, dağılıverdik.

Hala bir araya geleceğimiz günü bekliyoruz.

***

Çocukluğumla bu sayfada, satırlar üzerinde uyuduk bu gece.

Tadı, tuzu, solüsyon kokusu vardı çocukluğumun.

Bir de toprakla beraber minder kokusu.

Belki beraberken az geri kafalı! olduk bu yüzden kusura bakmayınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s