Bir Yolcunun Hikayesi

O nasıl şair oldu,
Ben size anlatayım.
Gönlündeki o odu,
Nerede nasıl buldu?

Bu yolculuk çok uzun,
Meşakkatli ve soğuk…
Aşkın kalbine giden,
Uzak ilden bir konuk…

O heybetli kalenin,
Görüyor burçlarını.
İniyor hemen attan;
Taze ve sıcak kanı,
Siliyor dudağından.

Yaklaşıyor kapıya,
Soruyor hüsn nerede.
Sabrın acı zehrini,
İçiyor bir kerede.

Cevap veriyor kapı,
Elbet burada sevdan.
Bilirim bu matlabı,
Demek ki senin sıran.

Hüsnün pek çok talibi,
Aşkla gelir buraya.
Kimi çölde can verir,
Kimi yemdir kargaya.

Genç hafifçe sendeler ,
Cevap verir pek susuz.
İçtiğimiz badeler,
İrin kan oldu onsuz.

Peki, söyle o zaman:
Aşk mı büyük kalbinden,
Kalbin mi büyük aşktan?
Yoksa dar mı kaldı yer,
Kalbinde büyüttüğün kinden…

Aşk kalbime büyüktür,
Özlemimden anlarım.
Bazen kalbim sıkışır.
En çileli anlarım:
Aşkı büyüdüğü zamandır…

Mağrur durdu ve dedi,
Bildim sorunu tabii.
Ve haykırdı asabi,
Çek artık koca bendi.

Açıldı kalp perdesi,
İfşa oldu nurefşan.
Ölümün yanık sesi,
duyuldu karanlıktan.

Oracıkta bıraktı,
Çocuk son nefesini.
Ruhu yavaşça aktı,
Boyandı elbisesi.

Anladın mı şimdi sen:
Hangisi daha büyük?
Dayanılmaz hasretten,
Vuslat daha mı küçük.

Yoksa görmek yürekte,
Uğraşma vuslat için.
Nema hicret etmekte,
Hicret rahmettir, için…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s