Ne ki Bu Nobel?

Nobel’i çok duyduk elbet. Dünyanın en önemli ödüllerindendir, dünyanın önemli adamlarına verilir, çok da prestijlidir. Lakin bunun dışında pek bir şey bilmeyiz genel olarak hakkında. Bakalım bir araştırayım, neymiş, neyin nesiymiş şu ünlü Nobel Ödülü dedim.

İsmi tahmin edildiği üzre mucidinden geliyor; Alfred Berhard Nobel… Kendisi 1833’te Stockholm’de doğan, 1896’da da ölen, İsveçli bir kimyacı. Dinamitin mucidi olarak da bilinebilir. Kalp krizinde verilir olarak bildiğimiz nitrogliserini patlayıcı olarak kullanmaya çalışmış yıllarca, en sonunda da başarılı olmuş; 1863’te bu deneylerdeki patlamayla bir laboratuar yıkılmış, bir de arkadaşını kaybetmiş. Yılmamış çalışmış ve 1864’te dinamiti bulmaya muvaffak olmuş.

Yaşamının geri kalan kısmında da buna benzer bilimsel çalışmalarda bulunmuş, ölmeden önce de bir vasiyet yazmış: Tüm servetini insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesine bırakmış. Vasiyetin 1896’da açıklanmasının ardından Alfred Nobel’in servetinin yıllık geliri 5 parçaya ayrılmış; fizik, kimya, fizyoloji/tıp, barış ve edebiyat… 1968’den itibaren de ekonomi.

1900 yılında İsveç hükümeti Nobel Vakfı’nı  kurmuş ve her yıl bu ödüllerin düzenli verilmesini sağlamış.

Okuduklarıma göre; Nobel Ödülü, fizik, kimya ve fizyolji/tıp ödülleri bu alanda en önemli icadı yapan kişiye veriliyor. Fizik ve kimya ödülünü alacak kişi veya kişiler İsveç Akademisi, fizyoloji/tıp ödülü ise Stockholm Karolin Enstitüsü tarafından belirleniyor. Edebiyat ödülü, bu alanda en soylu ve en içten ideali örnek alarak meydana getirdiği eserin yazarına, Stockholm Akademisince veriliyor. Sonuncu ödül olan barış ödülü ise, halklar arasında kardeşliğin gerçekleştirilmesi, sürekli orduların ortadan kaldırılması veya sayısının azaltılması, barış kongrelerinin yapılması ve yaygınlaştırılması için en çok çalışan kişilere verilmekte. Bu ödülü belirleyen ise Norveç Storting(parlamento)i tarafından belirlenen 5 kişilik bir komisyon.

Ödüller arasına en son katılan ise 1968 yılında İsveç bankasının isteği üzre Alfred Nobel anısına iktisat ödülü.

Nobel Ödülleri 1901 yılından günümüze 2. Dünya Savaşı’ndaki iki yıl hariç kesintisiz olarak verilmekte. Ancak tabii ödüle layık görülen bazı sahiplerin ödülü reddetmesi ya da alamaması dışında. Bazı yıllarda ise bazı ödüller için kimse seçilmemiş.

Almanya Adolf Hitler hükümeti, Richard Khun, Adolf Butenandt ve Gerhard Domagk isimli bilim adamlarının ödüllerini almalarına izin vermemiş, lakin bu bilim adamları 2. Dünya Savaşı sonrasında ödüllerini alabilmişler. Boris Pasternak, Jean-Paul Sartre, Le Duc Tho ise ödülü reddetmişler ve hiç almamışlar.

Ödülü alan kişilerin listesine baktığınızda çok ilginç ya da ünlü diyebileceğimiz isimler de var. Açıkçası benim ilgimi çeken isimlerin başında Barack Obama geldi Nobel Barış Ödülleri listesinde. Onun dışında Avrupa Birliği, UNICEF, Birleşmiş Milletler, Rahibe Teresa, Dalai Lama, Kofi Annan Barış Nobel’i alanlar listesinde dikkatimi çekenlerden bazıları. Barış ödülünü incelerken bir isme daha rastladım, geçtiğimiz dönemlerde gündemde olan Mısır askeri darbesinde cumhurbaşkanlığı yardımcılığına atanan Muhammed El Baradey de listedeki isimlerden. Hemen hatırlatmakta yarar var, Baradey görevinden istifa etmişti. Barış ödülü bazı yıllar verilmemiş. Verilmeyen yıllar 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Vietnam Savaşı yılları ile paralellik göstermekte. Herhalde ödül verecek insan bulamadılar, demek istiyor insan tabii.

Kendi alanım olmasından ötürü tıp alanındaki Nobelleri epeyce inceledim. İsimler bana bile pek yakın olmasa da konuları incelediğinizde hemen gerçekten de layıkmış, diyor insan. Tıp derslerinde en temel olarak gördüğümüz olmazsa olmaz, bundan önce nasılmış ki? dediğimiz hemen her şey ödül almış denebilir. Bu ödülleri inceleyince tıp sanılandan çok da yeniymiş dedim kendimce.

Özellikle ekonomi alanında hiçbir alakam olmadığından hemen hiçbir ödül sahibi tanıdık gelmedi, biri hariç; John Forbes Nash. Akıl Oyunları filmine konu olan, şizofreniyi zekâsıyla yenen dâhi matematikçiyi ben de tanıyorum elbette. Psikiyatri dersleri görürken bol bol araştırmışlığımız var kendisini.

Fizik, kimya ödülleri alanların içinde ise tanıdık isimleri kaçırmak mümkün değil. elbette; Einstein, Röntgen vs. popüler bilim adamları kaçırmamışlar bu prestijli ödülü.

Edebiyat ise sonuna kadar kaçtığım alan, bir türlü sevemediğim bu yüzden de uzak durmayı tercih ettiğim kısım. Orhan Pamuk’un 2006’da bu ödülü aldığı dışında pek bilgim olmadığını söylemeliyim. Okuduğum ilgimi çeken tek kısım ise; Tolstoy’un ödüle aday olup, alamadığı.

Bu ödülü en çok alan kurum olarak, Kızılhaç Örgütü 3 kez barış ödülüyle tarihe geçmiş. Nobel Ödülleri’nde tarihe geçen bir diğer isim ise Marie Curie. Marie Curie hem ödülü alan ilk kadın, hem de fizik ve kimya olmak üzere iki alanda birden ödül alan tek kişi. Kendisi aynı zamanda radyoloji biliminin kurucusu. Bunu okuyunca insanın ancak ‘maşallah’ diyesi geliyor.

Nobel Ödülleri’nin özeti bu şekilde. Nobel Ödülleri’nin adaylıkları ve dağıtılması her zaman tartışmalı olmuş. Adil mi bilmem ama özellikle bilim alanındakilerin fazlasıyla teşvik edici olduğu bir gerçek.

Bu konuyu araştırırken okuduğum bir yazıdaki bilgiyi de sizlerle paylaşmak isterim. Toplumlarda Nobel Ödülü kazanma oranı ile çikolata yeme oranları paralellik gösteriyormuş. Yani çikolata yiyen toplumlar daha zeki oluyormuş, böylece de Nobel kazanıyorlarmış. Çok çikolata yiyen birisi olarak belki ben de alırım o ödülü, ne dersiniz 😉

Nasip…

Selametle…

Ne ki Bu Nobel?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s