Kâşif

Kendini sunma bana. Süslü cümleler kurma. Alternatifsiz kesin ihtimallerle anlatma. İnsan olduğunun farkına var bir önce. Basit ifadeler beni yorar, sonra seni de yorar. Biz karmaşık varlıklarız. Basite indirgeyerek yaşayamayız. Olduğun gibi gösteremiyorsan kendini, gösterme. Olmadığı gibi olanlar hayal kırıklığına uğratır insanı. Hayal kırıklıklarıyla uğraşacak kadar zamanım yok. Bana bir şeyden bahsedeceksen, kalıcı olsun, bir olsun, senden bir parça olsun ama bana ait olsun. Yapamayacaksan … Okumaya devam et Kâşif

Belirsiz Kelimeler

Hıçkıran gece. Şu uzaktan sesi duyulan. Hıçkırıklarıyla bir belirsizliği anlatmaya çalışan, yorgun ve alnı terli bir ağustos gecesi. *** Geceyi bilirsiniz, ne varsa alır koynuna. Bir mahkumu ardına saklayan demir parmaklıklar gibidir biraz. Karanlığın ardına apaçık ve gizli ne varsa sığdırır. Apaçık ve gizli çünkü birimizin gizi diğerimizin açıklığı. Birimizin örttüğü, bir diğerimizin haykırdığı… Gece bir tek beni almıyor koynuna. Ona günahımın ne olduğunu sormaktan … Okumaya devam et Belirsiz Kelimeler

Dönüş Yolu

Her şey bir soruyla başladı. Bulunamayan her cevaba eklendi bir soru, Bir soru ve bir tane daha…   Çağın hastalığıydı çözümsüzlük… Çıkmaz yolun ardında aradık devamızı… Şimdi herkes arayışta, Şimdi herkes bir şeyler çözme, Bir şeylere cevap bulma peşinde. Kimi zulümle yapıyor bunu, Kimi buna karşı çıkarak, Kimi susup izleyerek, kimi gülerek…   İnsanı da insanlığı da gömdüler toprağa, Kesilen başlar, akan onca insanın kanı, … Okumaya devam et Dönüş Yolu

Gel Ey

Gel ey toprağın nuru, göklerin soluğu, goncanın umudu. Ney’deki divane ezgi sensin, türküdeki ağıt sanadır. Kana kana içilen suyun şerbeti sensin. Sensin, esen rüzgarda ellerime dokunan, savurup bu canı Allah’a yaslayan. Sensin şakıyan bülbüldeki heves, yağmur damlasındaki heyecan. Gel ey dağlardaki asalet, göklerdeki feraset. dağlardan kop da gel, göklerden dökül de gel, billur sesin ile gel, yakut nurun ile gel. Bak, sen gideli bülbüller yasta, … Okumaya devam et Gel Ey

Göze Göz Dişe Diş

Bazen çok kullandığımız bu sözün nereden geldiğini bilir miyiz? Cevap evet, olabilir. Hammurabi kanunlarından gelmekte bu ünlü söz. Kısasa kısas yönteminin uygulandığı ünlü yasalar… Hammurabi, Babil hanedanlığının 6. kralı. Başa geçtikten sonra Sümer ve Akadları da kendisine bağlayıp Babil’in imparatorluk olmasını sağlamış. Yani aslında Babil imparatorluğunun ilk kralı kendisi. Ülkeyi M.Ö. 1793-1750 yılları arasında yönetmiş. Ülke M.Ö. 1770 yılı civarında Mezopotamya topraklarında, Fırat ve Dicle … Okumaya devam et Göze Göz Dişe Diş

Paylaşmadan Duramayacağım Şeyler Var

“Dancing in the deepest oceans  Twisting in the water  You’re just like a dream” Adını ilk duyuşum -aslında görüşüm- her ay okumadan rahat edemediğim, bir bakıma vazgeçilmezim olan, iyi ki de olan o dergi sayesinde oldu. Artık nasıl anlattıysa yazan, ‘Kimin nesiymiş ya bu? Nasıl oldu da hiç duymadım adını?’ diye geçti içimden. ‘Kimsenin müzik dinleme hakkı elinden alınmamalı’ demişti. Yazıyı okuyup bitirdikten sonra araştırdım … Okumaya devam et Paylaşmadan Duramayacağım Şeyler Var

İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -2

VEFA Derginin bu yayını ne mutlu ki bayram neşesi ile buluştu. Bu bayram yine bisküviler arasına sıkıştırılacak lokumlara, evlatlar anne-babalara, kardeşler kardeşlere, 5 liralar  -çocuklara verilecek asgari meblağ olma gururunu yaşayarak- zar zor sığdıkları ufacık ellere kavuştu ve en önemlisi de ramazan içerikli koka kola reklamları nihayete erişti. Evvela hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Bayram dediğin trafik zamanıdır, yollara düşmüş onlarca araba belli ki … Okumaya devam et İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -2

Buzdağına Nazire

“Herkes buzdağının görünen kısmının şiirini yazar ya ben görünmeyen kısmının şiirini yazmaya çalışıyorum.” der Zarifoğlu. Zarif bir sesleniş vardır cümlenin ardına saklanmış. Zarifoğlu’nda mayalanmış, onun olmuş ama bir başkasına adanmış. *** Hepimizin içi bir şiir. Her duygu kendimizle başlayıp yine kendimizle biten bir mısra. Ne çok şey yaşıyor insanoğlu bir dörtlüğe süslü cümlelerle sığdırılmaya çalışılan. Ne çok şey yaşıyor adı zaman zaman değişiveren en çok … Okumaya devam et Buzdağına Nazire

Va’d

Yalanına ortak olmaya geldim dünya. Bir yalan daha söyle. İnanayım. “Bu gece değil, bir sonraki gece” de, beni kandır yalanlarınla. Söz, sorgulamayacağım nedenlerini, bağlamayacağım, hiç bağlaç kullanmayacağım, zaman kipini de gelecek yaptım, artık yaşanmışların kesinliğinde adımlamıyorum. ‘Buraya geldim’de bitti geçmiş. Bundan sonrası hep gelecek. Vaat edilenler yani. Ya da boş ver, vazgeçtim, bana bugün için bir şey vaat etme. Yarın tekrar uğrarım yanına. * görsel : Amira … Okumaya devam et Va’d