Belirsiz Kelimeler

Hıçkıran gece.

Şu uzaktan sesi duyulan.

Hıçkırıklarıyla bir belirsizliği anlatmaya çalışan, yorgun ve alnı terli bir ağustos gecesi.

***

Geceyi bilirsiniz, ne varsa alır koynuna. Bir mahkumu ardına saklayan demir parmaklıklar gibidir biraz. Karanlığın ardına apaçık ve gizli ne varsa sığdırır. Apaçık ve gizli çünkü birimizin gizi diğerimizin açıklığı. Birimizin örttüğü, bir diğerimizin haykırdığı…

Gece bir tek beni almıyor koynuna. Ona günahımın ne olduğunu sormaktan çekiniyorum. Dünya bu ya insan katılmadığı bir eylemde o da vardı diye işaret parmağıyla gösterilmekten endişe duyuyor. Geceden çekiniyorum. Bu neyin suçluluk duygusu Allah aşkına! O herkes ne der putlarının üzerimde ki ağırlığı mı?

Hadi yıldızlar cevap verin! Benim gözlerim mutluluktan mı parlıyor yoksa ışıldayan gözyaşlarım mı yanaklarımda? Peki.  Siz de susun. Aferin!

Gece bir tek beni koynuna almıyor. Sanki anladım sebebini. Ona ihanet ettim çok zamandır. Bu benim suçum değil, bana karanlıkta kalmış gibi gözlerinizi kısarak bakmayın. Evet gecedeyiz, her yer karanlık ama şunu düşünün: karardıkça güzelleşen ne var geceden başka?

Oh tanrım! Tılsımlı söz bu olmalıydı: karardıkça güzelleşen ne var geceden başka?  Yıldızlar nihayet benim safımı tutmaya başladı. Biliyordum; bir insanın masumiyetinin gözyaşlarından okunabileceğini. Müteşekkirim gökyüzü eyvallah!

***

Hıçkıran gece.

Şu sesi uzaktan duyulan.

Hıçkırıklarıyla beni anlatmaya çalışan, yorgun ve alnı terli bir ağustos gecesi.

Gecenin koynunda değilim; sebebini siz belki kulaktan dolma bilirsiniz. Zaten modern çağda hepimiz kulaktan dolma bilginleriz… Bir belirsizliktir aldı başını başım üstüne koydu. Ruhumu teslim ederken ben muhtemelen kadere iman ediyordum. İsyan değil hani ama bir bataklıkta olmak gibi bu, çırpındıkça batıyor insan ve bir bataklık sineği olabilmek şu durumda sanırım cenneti istemekle eşdeğer.

Bunları size anlatıyorum çünkü kelimeler bazı anlamlara gelmiyor değil. Çünkü kelimeler yatağıma sıradağlar örmüyor değil. Beni anlıyor musunuz? Şüphe duyuyorum. Lakin işitmekteyim zamanı gelmeden bitmeyecek dediğinizi ve karşılıksız bırakmayacağım sizi.

Bu uykusuzlukla sınandığım şu gece bir şiire, bir şarkıya sarılmadıkça geçmeyecek. Odadaki tüm saatlerle yaptığım anlaşmayı bozdum. Gün ışığına savaş açıp, yel değirmenleriyle savaşan Don Kişot olabilirim artık.

Merhaba gece elimden tut. Kelimelerle teslimim sana.