Kâşif

Kendini sunma bana. Süslü cümleler kurma. Alternatifsiz kesin ihtimallerle anlatma. İnsan olduğunun farkına var bir önce. Basit ifadeler beni yorar, sonra seni de yorar. Biz karmaşık varlıklarız. Basite indirgeyerek yaşayamayız. Olduğun gibi gösteremiyorsan kendini, gösterme. Olmadığı gibi olanlar hayal kırıklığına uğratır insanı. Hayal kırıklıklarıyla uğraşacak kadar zamanım yok. Bana bir şeyden bahsedeceksen, kalıcı olsun, bir olsun, senden bir parça olsun ama bana ait olsun. Yapamayacaksan sus. Susunca sen, ben de kendi duruşumu sabitleştiriyorum. Sabit olursam aldığım darbe daha az sarsacak, düşmeyeceğim, düşecek gibi olursam ayaklarımla zemine gömüleceğim. Yapabileceğim.

Bana ne kadar güzel olduğundan bahsetme, ne kadar güzel olduğumdan. Bana ne kadar güzel görebildiğinden bahset. Aynada gördüklerimle, aynada gördüklerinle aldanışımızın farkında değil misin? Beni, gecenin güzellikleri gizleyişine rağmen sevebilir misin?

Olduğun gibi olabilirsen eğer, başkasına göründüğünden farklı görünebilirsen bana, kendin olmaktan çekinmezsen, seni henüz kimsenin keşfetmediği bir yer gibi keşfedebilirim. Adını ben koyarım, adımı koyarlar sonra sana. Sonsuzluğumuz dünyanın sonuna kadar hüküm sürer. Sonu olan bir şeyden sonsuz olmaz, dersen… Birlikte ölürsek birlikte cennete gider miyiz?

*

Sana hayatın gizli saklı renklerini gösterebilirim. Tüm ilgini etrafımda toplayıp dışa gözlerini kör edebilirim. Ama önce anlamam lazım; buna değer misin?

10579378_847413061936199_920776323_o

 

The University of Texas, 2010