Yüzleşme

Bekliyorum… Yapabileceğim tek şey… Etrafıma bakıyorum, insanlar koşuşturuyor bir yerlere ‘birileri için, bir şeyler için’. Ama şurada bir çocuk dikkatimi çekti. Büyük camların ardında beni izliyor. Kim bilir ne düşünüyor benim hakkımda? Belki de genç birisinin burada yatmasına alışık değildir. Gerçekleştiremediğim hayallerim olduğuna inandırmıştır kendini. Belki sevdiğim kadına söylediğim son sözü hissetmiştir ya da söyleyemediğim… Benim yerime o söyleyecektir onu ne kadar sevdiğimi. Aslında kal, diyecekti gururu olmasa, diye fısıldayacaktır kulağına. Çağıracaktır, sana ihtiyacı var, diyecektir. Tabii o da gelir, değil mi?

Burada duyguları daha yoğun yaşıyorsunuz. Daha çok ağlıyorsunuz ama gözler daha kuru; daha çok sinirleniyor, daha çok seviyorsunuz karşınızdaki duymadan. Kolayına kaçıyorsunuz işte güçsüz görmüyorlar sizi. Ne kadar önemliyse artık? Ayşe teyzenin evinin önünde düştüğümde, ağladığımda hıçkırarak içimden geldiğince, daha kolaydı her şey, daha çok kişi vardı yanımda, daha fazla kişi tutuyordu elimi. Şimdi bir kişi hepsinden ve her zamankinden daha sıkı tutuyor, tek farkı bu sefer o da ağlıyor…