Unutmak Mı?

Âşık olduğum ilk ve tek kadın… Güzelliği tarif et, dediklerinde, yüzüne bakıp, utangaç bir çocuk misali yüzümü çevirdiğim ve tekrar tekrar seyrettiğim şey, derdim. Huzuru sorduklarında gözlerine, mutluluğu sorduklarında ise fotoğraflarımıza bakardım. İşte buldum, bu, elini ilk tuttuğum zamandı. Geceyi hiç bu kadar sevmemiştim, yıldızlar hiç bu kadar parlak ve aşk dolu gelmemişti. O yıldızları seyrediyordu; ben ise gözlerini. O aya bakıyordu; ben ise yüzüne. İkimiz de aynı yere bakıyorduk ki zaten. Tedirginlik hiçbir zaman yok olmuyordu içimde, ya bu an biterse diye. Ama bitecekti, niye hep ilerisini düşünürüz ki? Neden anı yaşamayız? Bir tek güldüğü zaman unuturdum ne düşündüğümü, ani sorular sorduğunda cevaplayamazdım, beraber gülerdik sonra. Çıplak ayak sahilde yürürdük bazen. O koşardı, yakalamamı isterdi. Giderdim elbet ardından görebilsem bile, ya tutamazsam çünkü, ya kaybolursa. Yıllarca onu sevdiğimi söyleyememiştim biliyor musunuz? Gözlerine her baktığımda, her güldüğünde, konuştuğunda ve sustuğunda yani yanımda olduğu her an söylemek istiyordum, haykırmak istiyordum sevdiğimi. Yapamıyordum; gündüze, geceye sesleniyordum, yalvarırım siz söyleyin, diye. Size küsmez, diyordum, siz hep yanında değilsiniz ki. Ama ben hep yanında olmak istiyordum, kaybetmek istemiyordum kendi mutluluğum yüzünden. Pes etmiyordum da her zaman söylemek üzereydim. Yedi senedir böyle geçmişti zaman. Bu akşam söyleyecektim kararımı vermiştim. Yağmur da epey yağıyor vazgeçsem mi acaba? Yok yok kesinlikle söyleyeceğim. Ellerini tutarken bile içimden geçiriyordum bunu oysa gözlerim zaten konuşuyordu. Kuşlar dışında kimse şahit değildi sokakta…