Ya Sizin?

Bazen bir şehrin üstünüze geldiği olur mu, var gücüyle?

Tüm karanlığı başınıza toplayarak.

Benim olur. Ya sizin?

Bir meşgalem olmadığında, tek başımayken yakalar hep. Bu yüzden eşit değiliz verdiğimiz savaşta biliyorum. Şehrin hep onun olmuş insanları var, benimse onun olmak için verdiğim çabam. Didinip duruyorum, çok zaman köşe başlarında. Kaybetsem üzüleceğim biliyorum, çocuk sayılacak yaşlarıma dair sanrılar kalbimin dört odasında…

Kalbim diğer yandan sanki altmış yaşında, taşımış da dünyanın tüm yükünü yorulmuş gibi. Sıkışıyor. Kendime henüz ait edemediğim ama ona aitmişim gibi davrandığım bu karanlık beni öldürecek. Ve yarı aralanmış bir perdenin ardından izlediğim evlerin kalabalıklığında aynaya düşen seyrime dalmak…

Ne güzel diyor şair, sonuna kadar haklı olarak:

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden.