Fedakarlık…

gul3kFedakarlık, birçok insana göre ne kadar ters bir kelime, hatta birçok insanın kelime haznesinden dahi çıkarttığı bir kelime değil mi?

Fedakarlık, kelimesini bile duyduğumuzda hemen kendimizi beğenmişliğimiz, herkese yukarıdan bakmamız nasıl da gün yüzüne çıkıyor değil mi?

Fedakarlık, artık bize ne kadar uzak bir kelime öyle değil mi?

Oysa ki fedakarlığın bir yaşam tarzı, fedakarlığın bir kültür olduğu zamanlar o kadar da uzak değil ki.

Yazıya böyle bir giriş yapmam sizi yanıltmasın. Asıl amacım fedakar insan olmayı yazmak ve bunlarla ilgili öğüt vermek asla değil. Sadece bahsetmek istediğim, hiçbir fedakarlık yapmadan istediğimiz her bir şeyin ayağımıza tıpış tıpış gelmesini beklememiz. Evet biz hiçbir şey yapmayacağız ama her şey bizim olacak, her şey bizim için olacak. Ne kadar da tanıdık geldi değil mi?

Oysa ki gül ile bülbül hikayesini hepimiz biliriz değil mi? Bülbül gül için her şeyi yapmış hatta hiç düşünmeden canını bile vermiştir. Sonucunda hiçbir şeye ulaşamamış ancak gül için tüm fedakarlıları yapmıştır.

İşte belki de yıllardır kültürümüz olan bazı şeyleri hatırlamak bizim için yeterli olacaktır belki de. Belki de unuttuğumuz bazı değerleri hatırlamak bizi istediğimiz her şeye ulaştırmada bir yol haritası olacaktır.

Bir gül uğruna bülbül olamayız belki de ama, bizler en azından mutlu olmak için fedakarlık adına düşünmeli veya fedakarlık yapmadığımız bir şey için karşılık beklememeliyiz.

(Yazar bu yazısına başlamadan önce, istediklerinin olabilmesi için sadece beklediğini fark etmiş ve bir kez daha fedakarlığı hatırlamıştır.)

Gül ile bülbül hikayesini bir kez daha dinlemek isteyenler için;