Tombul Bardak

İçinde buzların şıngırdadığı limon parçalı cin tonik bardağının kenarlarında gezdirdi başparmağını. Bir yudum aldı. Güldü. Sanki biri duyacak gibi etrafına bakındı. Tekrar bir kahkaha sardı beyaz duvarlı salonu. Elindeki tombul bardaktan bir yudum daha aldı. Ayağa kalktı. Topuğunun biri kırık olan ayakkabısına hiç aldırmadı. Yürümeye çalıştıkça bardaktan dökülenler kırmızı lekeye dönüştü yerde. Zor olsa da telefona ulaştı. Rakamları tam göremese de elleri hareket etti. Biraz sonra bir ses duydu sadece:
-Alo?
-…
-Alo diyorum kimsiniz?
-…
-Kimi aramıştınız?
Çok sürmedi  “dıt dıt dıt…” sesini duyması. Ve hemen sonra salonda bir silah sesi ve kırılan tombul bardağın sesi…  Elindeydi hala ahize.