Sakinim

İnsan aklı bir tarla gibidir. Üzerine ekilen her türlü bilgiyi, düşünceyi iyi veya kötü anlamda mutlaka büyütür, geliştirir. Fakat bu büyümenin sonucunda bilginin nasıl bir şekil alacağı bazı faktörlere bağlıdır. Kişinin bilgi birikimi, çevresi de bu faktörlerdendir faklı derecelerde; mizacı, ruh hali de. Algı ise bu süreci by-pass eder.
adamlar haklı

Çocuklara öğretilen bilgiler daha çabuk büyür ve daha sağlam köklenir. Çocuk gözlemleyerek ve basit anlamda fayda gözeterek bilgiyi yoğurur. Çocuğun bu zayıflığı algının yani ambalajın onun düşüncesini en çok etkileyen faktör olmasına sebep olur. Yaş ilerledikçe eleştirel yeteneğin çevrenin etkisinde gelişmesi kişinin eğilimlerini ortaya çıkarır.

Hal böyle iken öğrenilen bilgi; dışarıdan gözlemlenerek öğrenildiyse, basit fayda gözetiyorsa, hızlı büyüyüp kökleştiyse kişinin daha üst bir beyin fonksiyonu olan eleştiri ve uzun vadede fayda gözetimini yapamadığını anlarız. Marjinalleşmek böyle oluşuyor diye düşünmekteyim.

Sonuçta tohum ekildikten sonra tarlanın başına bir şey gelmediği sürece tohum büyür. Bazı bitkiler birbirlerini sever, birbirlerine yardım ederler; asma ve zeytin, incir ve ceviz gibi. Bazıları da birbirini zayıflatır; kabak ve elma, defne ve şalgam gibi. Burada önemli nokta, bu etkinin bilincinde olmak ve kontrolü ona göre sağlamaktır.

Bu bahsettiklerim kişinin doğruya ulaşması için değil, sadece hareket ve düşüncelerinde tutarlı olması içindi. Zira iletişimsizliğin de, marjinalliğin de ve bunlara bağlı daha büyük sıkıntıların da içerisinde tutarsızlığın büyük rolü var, diye düşünüyorum.

Yazımızın amacını Necip Fazıl’dan dinleyelim:

Gölgeler

Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere;

Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere…

Sakinim” üzerine 4 yorum

    1. Bunu bir örnekle açabilirim. Bir çeşit marjinallik olan futbol fanatizmini ele alalım. Hangi fanatik, tuttuğu takımı tutmaya karar verirken uzun uzun düşünüp objektif biçimde fayda-zarar oranı hesaplayıp öyle karar vermiştir? Hiçbiri. Buna rağmen gerekirse simit yerim, maça yine giderim, diyebiliyor, hatta daha ileri gidip -takımı için!- bıçaklı sopalı kavga edebiliyor.
      Bu kişiler, nasıl çocuk bir sürü oyuncak varken sebepsiz yere bir tanesini çok sevip onsuz uyuyamıyorsa, aynı mantıkla basit fayda gözeterek tuttuğu takım yenilince karşı takımın taraftarına küfredebilir. Nitekim bu işi profesyonel olarak yapan sporcular ve klüp yöneticilerinden kaç tanesi fanatiktir?
      Yani çocuk marjinaldir çünkü basit düşünür, keskin bir şekilde uygular; herhangi bir konuda marjinal davranan birisi de o konuda çocuksu düşünüyordur, diyebiliriz bence.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s