Kara Fatma

11188090_10205950227170749_288525879_oSavaşçı kadınlar her zaman hayran olduğumuz yerlerinde olmayı hayal ettiğimiz insanlardır. Jan Dark, Zeyna… Peki kendi kadın kahramanlarımız? Onlardan söz edilmez hiç neredeyse… Üstelik tarihimiz kahraman Türk kadınlarıyla doluyken… Kara Fatma kimdir bilir misiniz hiç?

Kurtuluş Savaşı milletçe verdiğimiz, kahramanlığımızı ortaya koyduğumuz bir destandır, evet. Ama hiç Kurtuluş Savaşı’nda kadın bir komutan hayal ettiniz mi? Sizi bilmem ama ben etmedim. İşte Kara Fatma olarak bilinen gerçek ismi Fatma Seher Erden olan bu kadın Kurtuluş Savaşı’nda yüzlerce kişiyi komuta etmiş üsteğmenliğe kadar yükselmiş bir kadın komutan.

1888 yılında Erzurum’da doğan Fatma Seher Hanım, bir aşiret lideri olan Yusuf Ağa’nın kızıdır. Eşi ise Binbaşı Derviş Bey’dir. Fatma Seher Hanım askerlik hayatına eşiyle birlikte I. Balkan Harbi’ne katılarak başlamıştır. Sonrasında ise kendi ailesinden 10 kadını örgütleyerek I. Dünya Savaşına katılmıştır. Maalesef Mondros Mütarekesi’nden sonra eşinin vefat haberini almış ve Erzurum’a geri dönmüştür.

Yurdun kan ağladığı o kara günlerde elinden bir şey gelmediği hissiyatıyla yanan Fatma Seher Hanım, Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas’ta faaliyet yaptığını öğrenir öğrenmez onu ziyarete, Sivas’a gider.

Fatma Seher Hanım bu ziyareti hatıralarında kendi ağzından şöyle anlatmaktadır:

“Mustafa Kemal’in huzuruna çıkabilmek için muhtelif kıyafetlere girerek üç günlük bir mücadeleden sonra devamlı bir takibin neticesi olarak, Sivas’ta öğle yemeğine davetli bulunduğu bir yere giderken onu yolda yakaladım. Üzerimde çarşaf vardı ve yüzüm peçe ile kapalıydı. Kendisiyle bir mesele hakkında görüşmek istediğimi söyleyince ilk defa sert bir lisan kullanarak “Ne görüşeceksin?” dedi. Kalbimdeki vatan aşkı bu sert muameleye üstün gelerek derhal peçemi kaldırdı ve İstanbul’dan buraya kadar kendisiyle görüşmek için geldiğimi söyledikten ve maruzatımı bir dakika için dinlemesini ısrarla rica ettikten sonra, pek yakınımızda bulunan küçük bir lokantaya beni kabul ettiler” bilgisini vermiştir. Mustafa Kemal ona adını, silah kullanmayı, ata binmeyi bilip bilmediğini sormuş ve aldığı cevaplardan memnun olarak “Bütün kadınlar senin gibi olsa idi Kara Fatma” demiş ve adı bundan sonra Kara Fatma kalmıştır. “Kendi eli ile yazdığı kağıdı vesika olarak bana verdi. ‘Sıkışık vaziyetlerde sana yarar. Haydi göreyim seni, verdiğim talimatı unutma, bir an evvel İstanbul’a git, hazırlan ve işe başla.’ ”

Kara Fatma aldığı talimatla hemen İstanbul’a gelmiş ve 15 kişilik bir çete kurmuş. Buradan muhacir kılığında İzmit’e giderek sayılarını artırmaya çalışmışlar ve kısa sürede 96 kişi olmuşlar. Bu aralarda Fındıktepe’yi düşman işgalinden kurtarmışlar.

İzmit düşman işgali altında iken köylü kadını kılığında pazara inip silah kaçırmaya çalıştığı sırada düşman tarafından yakalanıp hapse atılmış ve 19 gün boyunca dövülmüş. Serbest kaldıktan sonra artık çetenin reisi bizzat Kara Fatma olmuş.

Kara Fatma altında bulunan 43 kadın ve 700 erkekten oluşan çetesi ile birlikte I. ve II. İnönü Savaşları ile Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne katılmış. Afyon civarındaki bir taarruz sırasında kemend atılarak düşman tarafından yakalanmış.

11178610_10205950227450756_92384645_nBu olayı kendisinden dinleyecek olursak;

“Beni yakaladıkları zaman gözlerim bağlanarak, kendi mevzilerinin iki saat gerisinde bir yere götürülmüştüm ve burada gözlerimdeki mendil çözüldü ve sürmeli köyünde kurmuş oldukları karargâhlarında yarım saat isticvap edildim; benden izahat almak için mütemadiyen sıkıştırıyorlardı; ben de verdiğim cevaplarda kaçamak cevaplar veriyordum. Bunlar arzu ettikleri maksadı temin edemediler. Bunun üzerine, başkumandanları olan Tirikopis’in yanına götürdüler. Beni görünce son derece hayretle bana bakıyordu ve “Sen Kara Fatma!” diye üç defa hayretle ismimi tekrarladı. Biraz sonra hayret ettiğinin sebebini son sualinden anladım. Meğer bunlar, Kara Fatma’yı devâsâ bir şey tahayyül ediyorlarmış ve ben de bunlara cevaben “Anadolu’daki Kara Fatmalar’ın en kuvvetlisi benim” demiştim. Beni bilahara bir yere kapadılar.

Evvela başıma dört tane süngülü nöbetçi diktiler; birkaç gün geçtikten sonra bir kişiye indirilmişti. Hergün beni mütemadiyen dövüyorlardı. Gücüm tükenmeye başlamıştı. Bir gün nöbetçinin yanına bir misafir arkadaşı geldi. Şarap içiyorlardı. Misafir olan arkadaşı kalktı gitti. Bu nöbetçi şarap içmeye devam ediyordu. Herhalde çok içmiş olmalı ki sabaha karşı sızdığını gördüm. Fakat bir türlü inanamıyordum. Bir iki yoklamadan sonra hakikaten sarhoş olduğuna kanaat getirmiştim. Elindeki silahı alarak ortalık ağarmadan yola çıktım. Ondokuz gün esaretin öldürücü ezalarına maruz kaldıktan sonra nihayet bir hayli müşkülattan sonra kaçmaya muvaffak oldum. Bursa’nın işgalini duyunca halime bakmadan Sürmeli Köyü’ndeki ovada kıtamın başına geçtim. Bu muvaffakiyetimden dolayı üsteğmenliğe terfi edildim.”

Bursa’nın da düşman işgalinden kurtarılmasından sonra Fatma Seher Hanım üsteğmen olarak emekliye ayrılmış ve kendisine emekli maaşı bağlanmış. Ancak bu yüce gönüllü kahraman kadın “Ben para için savaşmadım” diyerek verilen maaşı Kızılay’a bağışlamış. Ayrıca kendisine bir de İstiklal Madalyası verilmiş.

Vatanı için savaştığı sırada Fatma  Seher Hanım’ın kızı Fatma ve oğlu Seyfettin de yanında imiş. Onların da anneleri gibi üstün hizmetleri olmuş. Savaş sırasında kızı Fatma koluna saplanan bir şarapnel sonucu sağ elini kaybetmiş.

Milleti için canını dişine takan bu kadın kahraman maalesef ömrünün son zamanlarında çok zor günler geçirmiş. Rus manastırına sığınan Fatma Seher Hanım’a 1954 yılında tekrar maaş bağlanmış ve bundan bir yıl sonra Erzurum’da vafat etmiş.

Selametle…

11195429_10205950228250776_721998144_nkaynaklar;

wikipedia.org

Milliyet Gazetesi – Milli Mücadele Kahramanı Kara Fatma; Mustafa Yolcu

atam.gov.tr – Bursa’nın Kurtuluşuna İmza Atmış Bir Mücahid Kadınımız Fatma Seher; İlknur Kalıpçı

aton.ttu.edu – Milli Mücadele’nin Bayraklaşan Kahramanı: Kara Fatma; Oğuz Köroğlu

biyografi.net – Kara Fatma