Dönence

11225561_487089768109985_1633903133_nAz gittim uz gittim dere tepe düz gittim.

Su akar güldür güldür, çarşı pazar güldür gül olan şehirde, sokakların bankamatikler, zihinlerimizin mevkiler ile dolduğu bir zaman diliminde, kendime kendimi aşağı bırakıp yere çakılacağım uygun bir dal, düştümse eğer sana bakarken düştüm, diyebileceğim bir kimse aradım.

Dal yüksekti, çıkamadım!

İnsanlar bencildi, düşemedim!

Kimim, diye sordum kendime.

Kimdim?

Kimdim?

Kimdim?

Olduğum kim gerekli miydi bu dünyaya? Olduğum ‘kim’in yokluğu eksiklik miydi?

Aşık olduğum ölü şairler dediler ki; ‘Değirmendir bu dünya, seni de yutar, inanma!’

Gerekli miydim?

Etlerimiz ve kemiklerimizin öğütüldüğü değirmen beni de öğütecekti bir gün!

Ne yapmalıydım?

Yalnızdım.

Onlarca, yüzlerce arkadaşım vardı ve yapayalnızdım.

Değirmen tüm gürültüsü ile dönüyor da dönüyordu. Gürültüsüne aşina olmuş kulaklarımız artık duymamazlıktan geliyordu çıtırdayan kemik seslerini.

Kimisi bir aşk bulup yağmurunda ıslanarak, kimisi bir dağ bulup sinesine yaslanarak görmezden gelirdi yalnızlığını.

Yalnızca yalnız yürünebilen bir yolda idik oysa.

Baka baka kardeşim olan yıldızları dost edindim.

İz aradım. Yol buldum.

Yürümeye çalıştım. Kayboldum.

Tutunmaya çalıştım.

Tım tım tım

Dum dum dum

Duma duma dum

Kırmızı mum

Ben bir masal uydurdum.

Uydurdum!

Uydurdum?

?

Yazar: ikrasümeyye

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s