Pardon *

Bir konfederasyon kurup üst paydada toplamak istiyorum tüm iyi şeyleri. Kötü olanları, hepsini bir kazana toplayıp altını ateşlemek, etrafında büyük kahkahalar atarak Kızılderili dansı yapmak istiyorum. İnsanların arda bıraktıkları: kirlenmişlikleri, çıkara karışmışları, zora itaat etmişlikleri, zorla ittifak kurmuşlukları…

Ve küllerin içine oturup sonunda, dünyayı ölümsüzlüğü isteyecek kadar sevmek istiyorum. Adına iksirler içip, şatafatsız karışımlar yapıp, ota çöpe inanıp dünyanın kaosuna göz yummak; aralıksız devam eden deneylerle yeni çareler serip ölümün önüne, biraz da belki Rasyonel egoistçe yaptıklarıma renkli bir kılıf beğenip insanlığın önüne fırlatıp atmak; sormayan, sorgulamayan, itaat etmeye muhtaç zihinleri talan edip yoluma devam etmek istiyorum.

Her nasıl olacaksa, yaptırım gücüne sahip her şeyi bir anda bir büyük fırtınaya sığdırıp darma duman etmek istiyorum derme çatma evleri.

Yine de hayatta kalanlara, tüm karmaşanın içinden sıyrılıp kenarda toparlananlara da birçok sözüm var. Yine de cümleleri toparlayamayacağım. Sevmiyorum anlatım bozukluklarını ve imla hatalarını. Ah, ölesiye nefret ediyorum tüm zorunluluklardan ve zoraki olan ve zorunda hissedilen ve zorla tutulan her neyse zor kelimesinin abes kaçmadığı her şeyden.

* Gelgitlerden kafam bi’ ton, bir daha yapmam bu son, pardon.