Yazacak Bir Yazım Yok

Derginin yeni sayısının yayınlanması kalmış 3 gün.

Peki benim elimde yeni sayıya içerik var mı? Yok.

Konu bulamadığım zaman aklıma gelen ilk konu “konu bulamamakla ilgili yazı yazmak” oluyor.

Bu dergiye, ufak tefek şeyler yazmaya başlamadan önce de zaten kendi çapımda kafamdaki sesleri susturmak için bir şeyler karalıyordum. Hem o zaman hem de şimdiki zaman olsun çevreme “böyle böyle işte ben de kendi çapımda bir şeyler yazıyorum” dediğim zaman hemen hemen aynı tepkiyi aldım: “Keşke ben de yazabilsem. Fakat aklıma yazacak fikir gelmiyor ve zamanım yok.”

İşte bu yazıda biraz bu konudan bahsetmek istedim.

FİKİR ÜRETMEK VE ZAMAN BULMAK.

Öncelikle şu konuyu aradan çıkarmak isterim. Elinizde fikir olsun veya olmasın zaman bulamamak bahane değil. Ortaçağ’da veya antik Mısır’da yaşamadığımızı düşünürsek yazı yazmak için papirusa, mürekkep hokkasına, havalı tüy kalemlere ihtiyacımız yok. O elinizdeki fiyatları artık 20.000 TL’yi bulmuş oyuncakların harika bir özelliği daha var: İçine not alabiliyorsunuz. Bu, size, istediğiniz her an yazma özgürlüğü sunuyor. Aklınıza fikir mi geldi? Bir cümle yazıp bırakın. İki saat sonra o konu ile ilgili fikirleriniz gelişmeye mi başladı? Biraz daha yazın. Burada kilit nokta bir oturuşta bütün bir yazıyı/fikri ortaya koymak değil, buradaki asıl mesele süreklilik. Fırsat bulduğun her anda yazmak. “Yazmaya zamanım yok.” cümlesini söylemeye harcayacağın vakti bile yazmak için kullanabilirsin.

Zaman ile ilgili sorunumuzu hallettiğimizi düşünerek gelelim işin en can alıcı noktasına: yazacak konu bulmak.

Kendi açımdan yazıyor olmamın asıl sebebi önceden de söylediğim gibi kısmen de olsa kafamı susturmak. Bir nevi yazarak düşünme olarak da düşünebilirsiniz.

Aklınıza soru mu takıldı? Konuyu öğrenmek için araştırın, ardından bunu yazılı olarak ifade edin. Alın size yazı. Biriyle bir konuyu tartıştınız ve kendinizi tam olarak ifade edemediğinizi mi düşünüyorsunuz? Elinizdeki konuyla ilgili argümanları alın ve onu fikirlerinizle birleştirip yazıya dökün. Alın size yazı. Memleketin durumunun kötüye gittiğini mi düşünüyosunuz? Kendi ütopyanızı oluşturun ve yazın. Alın size yazı.

Hatta gelin bu yazıda hiç konuyu bulamayan ben için bir oyun oynayalım.

Şu an saat 14:32. Kitaplığa gidip rastgele bir kitap seçip 14. sayfadaki 32. kelimeye bakalım neymiş. Kelimemiz FITZGERALD. Philip K. Dick’in Galaktik Çömlek Tamircisi kitabından aldığım bu kelime şansıma bir soyad geldi. Bakalım bu soyad bize ne gibi ilhamlara sebep olacak. Arama motorunda bu kelimeyi arattığımıza karşımıza “F. Scott Fitzgerald” isimli bir beyefendi çıkıyor. Kendisini tanımıyorum ama yazarmış. Hatta kendisi “The Curious Case of Benjamin Button” kitabının yazarıymış. Hani Brad Pitt’in yaşlı doğup genç öldüğü film. Alın size üzerinde düşünebileceğiniz birkaç başlangıç konusu: Hiç yaşlanmasaydık dünya nasıl olurdu? veya filmdeki gibi “geriye” doğru yaşlansaydık ne olurdu? gibi gibi…

Gördüğünüz (veya okuduğunuz) gibi yazmak istedikten sonra hem zaman hem de konuyu elde etmeniz çok kolay. Buradaki en önemli şey sizin gerçekten yazmak isteyip bunun sürekliliğini sağlamanız.

Bir yazımızın daha sonuna geldik. Umarım biraz da olsa yazmak isteyip de yazamayan insanlar için tetikleyici bir yazı olmuştur.

Kendinize iyi bakın.

Yazacak Bir Yazım Yok” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s