Seçilmiş İnsanlarız Nihayetinde

Dünyaya özgüven hüküm sürüyordu. Korkular piyasada değer kaybına uğrarken, ego yükselişine devam ediyordu. İnsanlar salonun orta yerine koltuklar yerleştiriyorlardı. Bu salonların amacı inanç tazelemekti. Çok önemli insanların diğer sıradan insanlar arasından ayrılıp doğal ötesi bir seçilim ile toplandığı fikri aşılanıyordu bireylere. Bu seçilimin nesnesi olmak egolarını okşuyordu.

Ego yürüyen merdiven gibidir. Bir kez adımını atmayagör sonunda bulursun kendini. Yavaş ama zahmetsiz.

Henüz o merdivenden korkacak yaşta olduğum bir zaman, günün aydınlanmaya henüz başlamış ama sis sebebiyle hiç aydınlanamayacak saatleri. Kimse varlığımın farkında değil. Oralarda bir yerlerde kendi iç yönelimlerimle bulduğum ve kimsenin beni fark edemeyeceği bir koltuğa usulca yerleşiyorum. Oralarda her yer insanlarla doluyor.

Kimsenin kimseyi tanımadığı bir salonda ortak bir his ile toplanmış bir kalabalık; seçilmişlik hissi.

Öyle değil mi ya? Seçim dönemi halka ihtiyaç duyan siyasi partilerin halkı önemsiyormuşçasına “Biz halkız, biz birliğiz” mesajları vermeye başlaması gibi, tabiri caiz olmasa da dünya markalarının dünya markası olduklarını ispatlamak için başlattığı kampanyalar, çekilişler içindeki “Şanslı kim” merakları gibi, reklam politikalarının “Sen önemlisin, sen değerlisin” şeklinde yükselişi gibi. Bunların hepsinin temelinde yatan tek bir neden; özel hissetme ihtiyacı.  İnsanlardaki üstünlük savaşının farklı bir görünüş biçimi bu.

Toplumda devamlı sınavlara giren, devamlı sınavları kazanmak için uğrasan bir kesim türedi. Bir diğer taraftan sürekli iddia oynayan, şans oyunlarına saran bir diğer kitle. İkisinin de temelinde yatan aynı şey: Seçilmiş olma ihtiyacı. Sıradanlıklarının nihayet son bulması. Bunca zaman saklanmış oldukları ağaç kavuklarında nihayet onları birilerinin bulabileceği inancı.

İlk konuşmacı sahnede yerini alıyor. Patlayan spotlar alında nasıl da şaşaalı, gösterişli bir yaşamı olduğunu hayal ediyorum. Nasıl bir evi olduğunu, nasıl bir arabası olduğunu… Zaten konuşmanın ilerleyen safhalarında bunu tüm salon hayal ediyoruz. Konuşmaya ne kadar özel olduğumuzu, kaç kişi arasından seçildiğimizi söyleyerek başlıyor. Ülkemizi iyi yerlere götürecek kişilerin bizler arasından çıkacağı şeklinde övgüleri sürüyor. Büyük bir alkış kopuyor salonda.

Kalabalık ortada ciddi bir çelişki olduğunun farkında değil. Bunca kişi nasıl özel olabilir, sorusunu sormuyorlar kendilerine. Esasında bunca kişinin hiçbir özelliği olmadığı sonucuna varabilecek herhangi bir düşünceye yol vermiyorlar.

Bir sonraki konuşmacı sahnede yerini alıyor, daha sonra bir sonraki. Bu şekilde tüm gün sırayla konuşacak bir şeyleri olan özel kişiler, onları dinlemek üzere seçilmiş özel kişilere tomarla şey anlatıyor. Hepsinin verdiği ilk demeç tabii ki dinleyicilerin ne kadar özel olduğu, nasıl zorlukla seçildikleri, tebriği nasıl hak ettikleri… Sonrasında konu kendilerinin ne kadar özel olduklarında, ne kadar önemli işlerde görev aldıklarında toplanıyor. Ve nihayet kısa veda faslı. Bu şekilde tüm günü, seçtikleri dinleyici kitlesine kendilerinin ne kadar özel olduklarını anlatarak geçiriyorlar.

Günün sonunda hayatta işime yarayacak pek bir şey öğrenmemiş olduğumu fark ediyorum. Bu eğitim beni ne önder yaptı, ne lider; ne seçen yaptı, ne seçilmiş. Bütün bir günümü boşa geçirmiş olduğumu düşünüyorum. Keşke şöyle çıkıp bir deniz havası alsaydım, diye iç çekiyorum.

Şimdi üzerinden uzun yıllar geçmişken, o seminerin içeriğinde notlar tutmayı gerektirecek bir şey bile olmadığını düşünüyorum. Ancak öyle bir şey deneyimlemişim ki belki de bir ömür yaşasam farkına varamayacağım. Bir günde tecrübe etmişim. Özel ve seçilmiş hissetmek egomuzun yapıtaşıymış. İlginç değil mi, o kadar insanı sadece kendilerini özel hissetmek için toplamışlar. İlginç değil mi, o kadar insan sadece özel ve seçilmiş hissetmek için bütün gün o özel insanların konuşmalarına katlanmışlar.

 

*

Görsel: https://pixabay.com/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s