Pi’yi kaç alalım?

Bazı konularda tavrım nettir. Bu net olduğum konularda zaman zaman kendi fikirlerimi yumuşak şekilde savunurken, bazı zamanlarda ise kendimi tutamayıp aksi fikirde olan insanlara karşı agresif tutumlar sergileyebiliyorum.

Bu yazı ise tavrımın net olduğu ve fikirlerimi agresif şekilde savunduğum bir konu hakkında.

SANAT VE BİLİM BİRBİRİNDEN AYRI KAVRAMLARDIR.

Türk televizyon tarihine adını çok sağlam şekilde adını yazdırmış bir isim: Reha MUHTAR.

Kendisini ana haber bültenlerindeki kendine özgü çıkışları ile tanıyoruz. Bir keresinde kendisi şöyle bir laf etmişti: “Bunların yaptıklarına hayvanlık derdim ama diyemiyorum çünkü RTÜK bunun sonunda bizi kapatıyor.”

Ben de sanat ve bilimi birbirinden ayrı gören insanlara karşı en basit ifade ile ‘cahil’ demek istiyorum ama işte sonra RTÜK de beni kapayabilir 🙂

Sinirimizi attığımıza göre, kendi ‘cehalet’ sınırlarımı aştığım kadarı ile bilimin ve sanatın çakıştığı noktalara birkaç örnek ile bakalım.

Vereceğim ilk örneğin önce bilim olan ayağına bakalım.

Pi sayısı. Bilim dünyasının en kendine has ama bir o kadar da işlevsel ve hala sürprizlere gebe sayısı. Bir çemberin çevresini çapına oranladığınız takdirde karşınıza gelecek değer. 3,14… şeklinde sonsuza giden bir sayı. Bilim ve sanatın pi sayısı etrafında birlikte dans ettiği nokta ise şu: Eğer 0-9 arası rakamların hepsine farklı bir renk ataması yapıp sıralı basamakların hepsini bir çember üzerinde renkler ile birleştirirseniz ortaya şu görsel çıkmakta.

Sanatın en kaba tanımını “insanda estetik duygular uyandıran olgu” olarak alırsak bu görselin sanat olduğunu rahatça söylemek mümkün.

Sonraki örneğim ise tam tersi sırada, sanatın içindeki bilimi tutup çıkarmak üzerine olacak.

Altın oran. Kendisi yaklaşık şöyle bir sayı 1,61. Daha ayrıntılı bilgi isteyenler internetten araştırmalarını yapabilir fakat bu yazı için kabaca tanım yapmak gerekirse, görsel olarak göz önünde bulundurulan sahnedeki seçilen spesifik uzunlukların birbirine olan oranının içinde bulunduğu durum olarak söylenebilir.

Altın orana uygun yapılan kompozisyonların görsel açıdan estetik olacağını değil görsel açıdan estetik bulduğumuz şeylerin altın orana uyduğunu ifade etmekte fayda var. (sanattan bilime)

Yukarıda gördüğünüz görsel en güzellerinden bir tanesi.

Yazıyı şu şekilde bitirmek isterim.

Bilimi ve sanatı ayrı düşünmek sadece bütünü birbirinden ayırmak demek. Bilim sanatsız, sanat ise bilimsiz kalır. 

Kendinize iyi bakın. Sonraki yazıda görüşmek üzere.

Pi’yi kaç alalım?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s