Vera İstanbul

Lise hayatım rockçılıkla geçti. Bilen bilir 90’lı yıllar çocukları, lise yılları rock müziğin revaçta olduğu zaman dilimine denk gelmiş olduğu için kaliteli müzik dinleyerek büyümüştür. Benim için de ortaokulda başlayan rock müzik serüveni lise yıllarında da devam etti. 6. Cadde, Mor ve Ötesi, Şebnem Ferah ile başlayan bu serüven Manga, Çilekeş, Dorian, Kurban, Deja-vu gibi gruplarla evrildi, biraz da ergenliğin verdiği bir sertliğe ulaştı. Nihayetinde caz müziğe ulaşıp orada da kaldı demeliyim. Günlük hayatımda rock müzik ve caz müzik ağırlıklı olarak aktif müzik dinleyiciliğimle hayatıma devam ediyorum.

Karakterimde çoğu şeyi dinlediğim müzik türlerine borçluyum. Ruh halimi hem yansıtan hem de aslında oluşturan şeydir müzik.

O yıllarda arkadaşlarıma playlistler oluştururdum. Yeni şarkılar bul bize, talepleri ile gelen çok arkadaşım olurdu. Yeni şarkıcılar, yeni şarkılar keşfetmek Erbakır Fen Lisesi’ne dayanmamı sağlayan en büyük hobimdir. Sahiden de müzik benim hayatımda çok derin bir alan kaplıyor. Müzik dinlemeden bir günüm geçmeyeli belki 15-20 yıl olmuştur. Yani hayatımın büyük bir kısmında müzik benim ruhumun gıdasıdır.

Tüm bu anlattıklarıma rağmen şimdiye kadar hiç müzik üzerine yazmamış olduğumu fark ettim. Buradan hareketle size bugün Vera’dan bahsetmek istiyorum. Yine o zamanlara dayanır Vera ile tanışıklığım. Erbakır Fen Lisesi’ne başladığım ilk yıl, son sınıfta okuyan bir arkadaş sayesinde tanımıştım. Esasen Vera’nın o zamanki grup üyelerinden biri olan Mustafa, sınıf sınıf dolaşıp konserlerine davet etmişti. Grubun o zamanki diğer 4 üyesi liseyi bizim girdiğimiz yıldan bir önceki yıl bitirmişlerdi. Denizliliydiler onlar da. Sadece Mustafa o sene son sınıfta okuyordu. Bu sebeple diğerleri ile tanışma fırsatım olmadı. Ama o konsere gittim. Hatta yanımda başka okullardan arkadaşlarımı da götürdüm. Çok eğlendik. Denizli Açık Hava Tiyatrosu’nun atmosferi ile bence çok eğlenceli bir konserdi. Sonra da peşlerini bırakmadım^, desem yalan söylemiş olmam. Her yeni şarkılarını heyecanla açıp dinledim, çevremdekilere dinlettim. Albümlerini satın aldım, arabada yollar boyu dinledim. Nitekim hala dinlerim. Biraz memleketçilik de etkili olmuş olabilir ama kesinlikle müziklerini de çok sevdiğimi söylemeliyim.

Kürk Mantolu Madonna’nın çıkışı Yusuf Atılgan’ın Kürk Mantolu Madonna kitabının meşhurlaşmadığı zamanlara dayanır. Kitabı kimse okumamışken okuyup bu şarkıyı dinlerdik arkadaşlarla. Sanırım bu şarkı ile ödül de almışlardı. Bu konuda kesin bir kaynak bulamadım.

Arabada yıllardır dinlediğim albüm de 2012 yılında yayınlanan sadece 5 şarkıdan oluşan Vera  adlı albümdür. Hain, Karanlık Dokunmasın, Dünya, İnan Bana, Yerle Yeksan. Neden daha çok şarkı yapmamışlar ki, diye düşünmüşümdür bu albümü dinlerken. İnan Bana şarkısı her zaman bu albümdeki en sevdiğim şarkı olmuştur.

Bunu 2016 çıkışlı Bir Yangın Var albümü, 2019 çıkışlı Karşının Hikayesi albümleri izledi. Bir Yangın Var albümündeki Güzel Bir Kadın şarkısı sanırım en sevdiğim. Aynı albümdeki en ses getiren şarkısı ile Aylin Aslım’la birlikte seslendirdikleri Elveda.

Karşının Hikayesi albümündeki Mutluluk Reklamı şarkısı çok ses getirdi. Ciddi bir dinleyici kitlesine erişti.  Radyoda falan çok kez denk geldim ve bu denk gelişler beni epey sevindirdi. İnsan güzel bir şeyler bulduğunda bir yandan popüler kültürün bir parçası olmasından korkuyor, diğer yandan da daha fazla popüler olmayı hak ettiklerini düşünüyor.

Bunların yanında Vera’nın çok sayıda single çalışması da oldu. Saklanır Nisan kesinlikle en sevdiğim tekli çalışmaları olmalı. Özellikle de herkesin evlere saklandığı Covid karantinası 2020 Nisanında çok fazla dinledim. Nisanın hayatımdaki en güzel olayları içinde barındırması da bu şarkıyı benim için daha da özel yaptı.

Geçtiğimiz aylarda Deniz Kabukları ile yine kulaklarımızın pasını temizleyen grup birkaç gün önce yeni bir şarkı ile pisti salladı. Sonsuza Kadar şarkısı da Kürk Mantolu Madonna ile başlayan ve alışık olduğumuz Vera tınısını sonuna kadar yansıtıyor. Bir grup hiç mi çizgisini bozmaz? Tüm sektörlerde olduğu gibi popüler kültür içinde kaybolan müzik sektörünün de popülerleşmek için kalitesinden ödün vermeyenleri olduğunu görmek umut verici. Biliyor musunuz, kaliteli olmak belki daha zengin yapmayacak onları ama elinde sonunda herkes kaliteye dönecek, buna inanıyorum.  Ve umarım bir gün 2006-2007’deki Denizli Açık Hava Tiyatrosu konserini yad etmek üzere aynı yerde dinleriz onları. Konserlere hasret kaldığımız bu zamanlarda bunu yürekten istiyorum. Umarım yepyeni şarkılarıyla ve çokça yaş atmış olsak da, aynı heyecanı hissederiz içimizde.

*

Grubun internet sitesi: http://www.veraistanbul.com/

Instagram hesabı: https://www.instagram.com/veraistanbul/

Twitter hesabı: https://twitter.com/veraistanbul

Youtube hesabı: https://www.youtube.com/channel/UC4jwLpFf5125p5e5ad5ZU8w

Vera İstanbul” üzerine 2 yorum

  1. “Bilen bilir 90’lı yıllar çocukları, lise yılları rock müziğin revaçta olduğu zaman dilimine denk gelmiş olduğu için kaliteli müzik dinleyerek büyümüştür.” çok doğru ya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s