Bir hayaldi bizlerde Formula 1

Yaşım 8 ya da 9. Misafirlikte uyandım ve küçük bir çocuğun sabah erken saatlerde tanımadığı bir evde yapacağı belki en kolay şeyi yaptım: en kısık seste televizyonu açtım. O zamanlar birçok kanalda sabahları çizgi film olurdu, ama ben hiç sevmezdim çizgi film izlemeyi. Kumandayı da bulamamıştım, tüplü bir televizyonda elimle düğmeye basarak kanalı değiştiriyordum. Cnn Türk’e denk geldim. Yemyeşil bir ekran vardı ve çok az motor sesi duydum. Sonra merak edip korka korka sesi biraz açtım. İzlediğim şeyin adının Formula 1 olduğunu çok geçmeden öğrendim. Bir Uzakdoğu yarışıydı ve erken saatlerde olduğu için yollarımız kesişmişti.

İlk yarışımı izlerken bir sonraki yarışın gününü televizyondan duymuştum. O gün bulduğum ilk kağıda not aldım ve 2 hafta sonrasını heyecanla beklemeye başladım. 2. yarışımı izlerken yavaş yavaş bazı çok sık duyduğum isimleri ezberlemeye başlıyordum: Fernando Alonso ve Michael Schumacher. Biri dominasyonu o sırada bitmekte olan eski şampiyon, diğeri de onun tahtına oturacak yeni genç şampiyon adayıydı. Tabii o sırada bunları da bilmiyordum.

Yarış hafta sonları böyle devam ediyordu. Kırmızı renkleriyle daha önceden adını tek bildiğim marka Ferrari’ye gönlümü kaptırır gibi olmuştum.

Bir gün ailemle ana haber bültenini izlerken “Gelecek sene Formula 1 İstanbul’a geliyor” diye bir haber görmüştüm. Heyecanım artmıştı. Motor sesleri ülkemizde de yankılanacaktı.

2005 kışında yaşadığım şehirdeki tek internet kafeye gidip tüm sezon yarışılacak pistlerin ve araçların fotoğraflarını çıkardığımı hatırlıyorum. Hatta onları kırmızı bir dosyaya koyup, her pist fotoğrafının arkasına yarışların özetlerini yazarak adeta kendi Formula 1 dergimi çıkarmaya başlamıştım. Boş bir A4 kağıdına da her yarışın sonucunu yazıp kendi kendime puan durumunu tutuyordum.

Formula 1 ile yeni tanıştığım bir zamanda yapılmaya başlanan Türkiye GP’si içimdeki motor sporları aşkını daha da körüklemişti. Kimi Raikkonnen diye Finlandiyalı bir pilot rahat bir galibiyet alıyordu ve muhtemelen gözlerim parıldayarak bir pazar öğleden sonrası televizyon başında Formula 1 izliyordum.

Kim bilir 2020 yılında, yıllar sonra Türkiye’ye geri dönen Formula 1 yine benim gibi çocuklara ilham kaynağı olur ve bu zararsız, heyecanlı sporu sevmelerine bir sebep olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s