Kalbimdeki Çığlıklar

Sıradan bir cumaydı aslında. Her zamanki gibi kalmış, ne giysem, diye düşünüyordum. Mevsim geçişlerinde ne giyeceğini şaşırıyor insan. Hava önce yağmur yağacak gibi duruyordu. Ama belli de olmuyordu. Birden de sıcak çökebiliyordu üstümüze. İş yerinde nem dahil herkesin üstünde çözemediğim bir durgunluk vardı. Kimimiz kişisel sorunlarımıza daldık, kimimiz de iş yerindeki sorunlar çözülür mü, diye düşünüyorduk. Neyse ki hafta sonuna girecektik. İki gün de olsa azıcık kafa dinlemeye fırsatımız olacaktı. Öğle arasında gene ne yiyeceğimize karar verememiştik. Her yer de tamamen kapanmaya başlıyordu. Batıyordu dükkanlar. Oturmuştuk bir yere maskelerden, virüsten ne zaman kurtulabileceğimizi umut etmeye çalışıyorduk.

İş yerine gitmiştik. Hava da tahmin ettiğim gibi çok sıcak olmuştu. Ama bunaltıcı bir sıcak vardı. Yoğun bir iş temposunun içinde bulmuştum kendimi. İşte o sıra, saat 14.51’i gösterdiğinde ayakta birilerinin işini halletmeye çalışıyordum. Ama birden yerin sallandığını hissettim. Bizim binanın çok sağlam olmadığını biliyordum. Evet biz Egeliler sürekli sallandığımızı hissederiz. Ama bu çok başkaydı. Yanımdaki kadının ‘deprem oluyor’ demesiyle herkese dışarı çıkması için bağırdım. Giriş katında olmanın avantajını kullanıyorduk. Yanımdaki kadın çok fazla bağırmaya ve kendini yere atmaya başladı. Onu öyle bırakamazdım. Kolunu kavrayıp çıkarmaya başladım. Ama o kadar çok çığlık atıyordu ki bir ara kalbim duracak sandım. Dışarı çıkmamız beş saniye sürmüştü. Ama sallantı devam ediyordu. Ayakta durmakta zorluk çekmeye başlamıştım ki biri kolumdan tutup toprağa doğru götürdü beni. Normalde biz depremleri yaşarken sallantı biz dışarı çıktığımızda biterdi. Ama bu sefer bitmemişti. Nereye kaçacağımızı şaşırmıştık. Sallantı bitti ve o kadını göndermiştim bir şekilde. Belki de birden çok şey yaşamanın etkisiyle ağlamaya başladım. Her şey durmuştu sanki. Zaman algım da çok yavaş ilerliyordu. O anda o kadar çok şey düşünmüştüm ki; yakınlarım, kırdıklarım, kırıldıklarım, hayallerim, umutlarım, umutsuzluklarım; hepsi yüreğimden birden geçivermişti sanki. Kendimi bıraksam olmuyordu. Çünkü herkes panik haldeydi. İlk, ailemi aradım. Şehir dışındaydılar ve iyi olduğumu söyledim. Çocuğu olan insanlar hemen arabalarına binip gittiler. Ben ve bazı arkadaşlarım kalakaldık. Benim kulağımdaki çığlık gitmiyordu. Ama o sırada birçok yerden çığlıklar yükselmişti. O çığlıklar, ah o çığlıklar… Kimisi binası yıkılırken attı o çığlıkları. Ne hissetmişlerdi acaba? Ne düşünmüşlerdi? Ortalık birden yangın yerine dönmüştü. Onlar da normal günlerine uyanmıştı. Hafta sonu ne yapacaklarını düşünüyorlardı belki de. Hepimiz o anda virüsü bile unutmuştuk. 115 can gitmişti. Onların hangi kitabı yarım kalmıştı? Hangi şarkıları daha keşfedememişlerdi? Hangi filmleri izlemeyi düşünüp de izleyememişlerdi? İtiraf edemediği aşkları var mıydı? Hayat mücadeleleri neydi? Hayallerini ulaşabilmişler miydi? Birden bu düşünceler aklıma geliyordu.

Normal yaşantımız eskisi gibi olmayacaktı artık. Çoğu kişinin yaşantısı değişmeye başladı. İş yerlerimiz, evlerimiz hasar gördü. Korkumuz azalmadı. Uzmanlar daha büyük bir sarsıntının olmayacağını söyleseler de ben her sallantıda kendime saklanma yeri arıyorum. Artçılar devam ediyor. Uzun bir süre devam edecek. Artık hiçbir sallantı sıradan değil bizim için. Çünkü hep o kaybolan canlar geliyor aklımıza. Kalbimdeki çığlıklar çoğalıyor. Sussunlar da istemiyorum. Bu acıyı unutmak bana ihanet gibi geliyor. Bir dakikada hayatlar nasıl değişir onu gördük. Sevdiklerinize her zaman yanlarında olduğunuzu hissettirin. Çünkü öyle bir an geliyor ki hepsini birden özlediğinizi fark ediyorsunuz.

Kalbimdeki Çığlıklar” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s