Kapanımdaki Umudum

Bu aralar kendimi kapana kısılmış fare gibi hissediyorum. Debeleniyorum ama kimse beni kurtarmak istemiyor. Ne yapmaya kalkışsam elimde kalıyor sanki. Bununla beraber kendimde yeni bir şeye başlama gücü bulamaz oldum. Karamsarlıktan uzak kalmayalı o kadar zaman oldu ki, huzurlu ve umutlu geçen günlerimi unuttum.

Bir gün kahvemi yudumlarken insanların en zor zamanlarında nasıl ayakta kalabildiğini düşündüm. Umut ederek… İkinci Dünya Savaşı’nda en zor toplama kampından çıkan insanları düşündüm. Onların çoğu umut ederek yaşayabilmişlerdi. İster gerçekleşsin, isterse gerçekleşmesin; güzel düşünmek insanın birçok yönden iyi olmasını sağlayabilir. Şimdi hepimiz çok zor bir süreçten geçiyoruz. Hatta bir nevi savaşın içinde gibiyiz. Birçok özgürlüğümüz kısıtlandı. Ama güzel düşünmemiz kısıtlanmadı. Kahvemi yudumladıktan sonra dışarıya baktım. Maskeli ve yüzlerini görmesem de yürüyüşlerinden anladığım kadarıyla endişeli geçen insanları gördüm. En temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışırken bile aklımızda birçok korku dolaşır oldu artık. O insanlarda ben kendimi gördüm. Hatta bir ara inip, hiç tanımadığım bu kişilerle dertleşmek istedim.

Yüzüme vuran güneş içimi ısıtıyordu. Gözlerimi kapattım ve umut etmeye çalıştım. Kendime en güzel filmi çektim. Üzerimde beyaz bir elbise vardı. Saçlarım hafif nemli ve uzamışlardı. Onlar belime kadar uzanıyor ve rüzgârla beraber savruluyorlardı. Açmışım kollarımı, vücuduma güneş ışınlarının gelmesine izin veriyordum. Önümde deniz vardı ve kokusu o kadar iyi geliyordu ki bana, tıpkı çocukluğumdaki huzuru hissediyordum içimde. Ayaklarımda kumlar vardı. Kumun sıcaklığı tıpkı evin sıcaklığı gibi geliyordu. Kumsalda çok az insan vardı. Hafifçe koşuyor, dalgalarla yarışıyordum sanki. Ara ara vurup kaçıyorlardı ayaklarıma. Kumsalda değer verdiklerim vardı; ailem, arkadaşlarım ve sevdiğim insan, onlar beni bekliyorlardı. Ama ben inadına kumlarla ve dalgalarla oynuyordum. O kadar mutluydum ki sevdiğim insan da dayanamayıp bana katılıyordu. Başlamıştık onunla oraya buraya koşmaya. Arkada Büyük Ev Ablukada’dan ‘Güneş Yerinde’ şarkısı çalıyordu. Diğer insanlar da kendi hallerine dalmış ve umutla birbirlerine bakıyorlardı. Bu benim umudum, hiç bitmesini istemediğim umudum. Belki gerçekleşir ya da gerçekleşmez. Ama benim iyi olmamı sağlıyor. Ayakta kalabilmem için bir sebep oluyor bana.

Belki sizler de böyle kendinize yakın bir film çekebilirsiniz. Kapanıma sıkışmış haldeyken umut edebilmek, benim için hayata tutunma biçimimdi. Kapanımdaki umudum sakın bırakma beni.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s