İnsanlığın Ortak Bilgisi – 1: Devler

On kişiyi bir araya gelip bir objenin resmini çizse, kişi sayısı kadar objeden ve birbirinden farklı resim elde edilecektir, yani insan sayısı kadar farklı bakış açısı vardır, yani dış dünyaya ait bir bilgi, objektif olarak içselleştirilip aktarılamaz.

Bir şekilde elde edilen bilgi (isterse yazılı metin haline getirilmiş olsun) ilk hali ile nesilden nesile aktarılamaz, dinler ve mezhepler tarihi ya da mitoloji buna örnektir.

Agatha Christie veya Sherlock Holmes tadında dedektiflik hikayelerine aşina olanlar bunu çok iyi bilir, bir adli vakada tanıklar olayları kendi iç dünyalarından imal ettikleri gözlükle hafızalarına alır. Ancak usta dedektif “kaosun içindeki düzeni” görür ve ipuçlarını sistematik şekilde birbirine ekleyerek anlamlı ve tutarlı bir sonuca ulaşır.

Dinler, mitoloji ve diğer söylenceler arasında farklılıklar vardır, bunların birbirini kati suretle yalanlamaları yüzünden tarih savaşlarla geçmiştir. Ancak, acaba tüm bunlara bir dedektif bakış açısıyla bakılamaz mı? Bakılsa bu kadar birbirine zıt değişkenlerin kökeninde acaba ortak bir bilgiye ulaşılamaz mı?

Sosyal bilimcilere; özellikle sosyolog ve antropologlara bu “ORTAK BİLGİ” yi bulma görevi düşüyor.

En azından eğlenceli olacağından amatörce olsa da bunu denemeye çalışalım.

DEVLER – TANRILAR

Hemen her kültürde DEV kavramı ile karşılaşmak mümkündür. Etimolojik kökeni Sanskritçe’de (Eski Hintçe) yer alır, asıl anlamı “tanrı” demektir. “DEVA” ise tanrılar anlamına gelir. Dev kavramının salt fiziksel bir büyüklüğü ya da bir tür gücü ifade etmek için kullanıldığını söylemek zordur.

Mağara adamları tarafından duvarlara çizilen devler, Hint ve Yunan mitolojisinde Titanlar, eski Türk kültüründeki Tepegöz, Keloğlan masalları vs., gökyüzüne uzanan ve oradaki devlerin altınlarının çalınmasını konu edinen SİHİRLİ FASULYE hikayesi, Arap hikayeleri ,özellikle Binbir Gece Masalları, Japon  çizgi filmlerine yansıyan savaşan dev robotlara ilham olan antik devler hemen akla gelmektedir.

YAHUDİLİKTE Enok kitabında NEFİL olarak anlatılan devlerden bahsedilir. Tanrı tarafından gözcü olarak görevlendirilen bir kısım melekler (meleke sahibi, yani bir tür yetenek sahibi) varlıklar yasak olmasına rağmen insan kızlarla evlenir. Bu iki farklı türün birleşmesinden NEFİL olarak adlandırılan devler doğar. Ayrıca İslam’da Calut olarak bildiğimiz Hz. Davut ile savaşan GOLYAT isimli devi de örnek verebiliriz.

İSLAM anlatılarında Hz. Adem’in boyu Buhari’de “Allah (cc) Adem peygamberi (as) yarattı. Boyunun uzunluğu 60 ziraydı.” şeklinde geçer.

MEZOPOTAMYA’da (Sümerler, Akadlılar ve Babillilerde) Anunakiler: Göklerin tanrısı An ile yeryüzünün tanrıçası Ki’nin torunlarıdır ve asıl işlevleri insanlığın kaderini kararlaştırmaktır. Yeryüzündeki altınları çıkarması için “insan” denen canlıyı tasarlamışlardır.

HOLLYWOOD’da Game Of Thrones, Prometheus, Avatar ve Transformers filmlerinde devler işlenmiştir. Özellikle Prometheus’da, insanların gelişmiş bir dev ırk tarafından üretildiği; ancak bu ürünün başarısız kabul edilerek ortadan kaldırılmaya çalışılması konu edinir.

Bunlara ek olarak İstanbul’daki Yuşa Tepesi’nin Romalılar zamanında “Dev Dağı” olarak bilindiğini eklemek gerekiyor. Hatta Anadolu’nun birçok yerindeki türbe şeklinde çok uzun dev mezarlarını da göz önünde tutmak faydalı olacaktır.

Irak’ta bulunan devasa insan iskeleti, Afganistan’da görev yapan ABD askerlerine saldırdığı söylenen kızıl sakallı dev hikayesi, Mısır’da bulunan ebatları itibariyle bir deve ait olduğu varsayılan mumya parmağı gibi şeyler ilgi çekmek isteyen kişilerce ortaya atılmış şeyler olabilir; doğru veya yalan da olabilir. Ancak tüm kültürlerde ortak şekilde devlerin olduğu ortada.

Tüm bunları bir araya getirdiğimizde devlerle alakalı bazı ortak bilgilere ulaşılabilir:

  1. Fiziksel büyüklüğe veya insanlara kıyasla inanılmaz bir güç farkına sahiplerdir.
  2. Uzun bir ömre sahip oldukları görülmektedir.
  3. Bugün bildiğimiz üreme yolundan çok farklı bir şekilde doğmuş oldukları şeklinde bir anlatı mevcuttur. Söz gelimi Hz. Adem yoktan var olmuştur, Nefilimler ve Anunakiler farklı canlıların birleşmesinden meydana gelmiştir.
  4. Tüm kültürlerde adına dev dediğimiz bu canlılar vardı, bir sebepten dolayı gittiler, ama bir şekilde insanlarla iletişimi devam etti. Onlardan geriye yarı insan – yarı onlardan bazı kimseler kaldı. Devletlerin ortaya çıkmasından sonra başta antik Mısır olmak üzere birçok yönetimde yarı tanrı krallar ortaya çıktı. Bugün bile iki farklı ırkın birleşmesinden meydana gelen mavi kan taşıyan İngiliz kraliyet ailesi efsanesi buna dayanmaktadır.

Tüm bunlara bizim inanmamızın bir önemi yok; ama bunlara birileri inanıyor ve ellerinde çok fazla imkan ve kan var.

*

Görseller; tr.wikipedia.org

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s