Sorumluluklarımız

Kelimeyi biraz daha uzatmak istedim aslında. Yeterince uzun değil mi, diyebilirsiniz, bence değil. Bazen bazı kelimelerin manasının ağırlığını fiziksel olarak da yansıtmasını isteyebiliriz. Çünkü çok uzun cümlelerdense o tek kelime her şeyi anlatsın isteriz. İşte tam da buna ihtiyaç duyuyorum şu an. Omuzlarımdaki sorumlulukları cümlelerce anlatmayayım da “sorumluluklarım” kelimesine birkaç tane daha -lu,luk hecesi ekleyeyim yetsin, istiyorum.

Şikayet ediyorum gibi başladım ama etmiyorum aslında. Öyle düşünmeyin. Çünkü sorumluluklar ile zorunlulukların karıştırıldığı bir ince nokta var. Sorumluluk zaten bir tür zorunluluk diyebilirsiniz. Kısmen doğru da olabilir. İsterseniz üzerine saatlerce konuşabiliriz de. Ama hissiyatının farklı olduğunu düşünüyorum. Sorumluluk, insanın belli bir yaştan sonra inisiyatifi ele almasıdır. Bir yeterliliktir hatta. Sorumluluk sahibi olabilme yeterliliğine erişebildiğiniz an bu yükle yüklenirsiniz. Ve bir zaman sonra sizi kendiliğinden harekete geçirebilen bir olgu haline gelir.

Sorumluluk almanın başarılı olmakla da kısmen doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü her seçim bir sorumluluktur. Ve seçimlerimiz ile bu hayatta ilerleriz. En temelden ele alırsak; tüm hayatımız bir sorumluluk zinciridir. Bir meslek sahibi olmak için önce kazanmamız gereken bir sınav vardı maalesef. (Ne kadar mantıklı bir yol meslek sahibi olmak için, tartışılır.) Bu sınav için de çalışmamız gerekiyordu. Bu sorumluluk, bir meslek sahibi olmanın kapısını araladı. Sonra meslek sahibi olduk, bu sefer mesleğimizi icra ederken üzerimize aldığımız sorumluluklar doğdu. Sorumluluklar giderek büyüdü ve ciddileşti. Yerine getirmediğimiz ilk sorumluluklar bizi istediğimiz mesleği yapmaktan uzaklaştırırken, şimdi ihmal edilen sorumlulukların başımıza açacağı belalar, meslekten men edilmekten, ağır ceza mahkemesinde yargılanmaya kadar gidebiliyor.

Bu ağır bir yük mü? Ne yapalım, ne yaparsak yükümüz hafifler? İstifa edebileceğimiz bir mesleğimiz varsa istifa edebiliriz ya da çalışma hayatından tamamen uzaklaşabiliriz. E sonra? İstifa etmenin çözüm olmadığını anlarız muhtemelen. Aslında düğüm şöyle çözülüyor; sorumluluk bir bilinçtir. Eğer tercihlerimizi yaparken her türlü sorumluluğu ile üstlenebilecek bilinçte isek; ceremesini çekerken de devam edebilecek güçte olabiliyoruz.

Bunları size neden anlattım biliyor musunuz? Aslında bir yandan da kendimi motive ediyorum. Uzun süredir çözmek için kendimi hırpalandığım bir dava var ve neden böyle büyük sorumlulukları aldığımızı düşünüyorum. Bazen karşınızdaki insanın bile üzerine düşünmediği kadar düşünüyor, araştırıyor ve çabalıyorsunuz. Ama yine de şikayet etmeden devam ediyorsunuz, çünkü sizin tercihiniz ve sizin sorumluluğunuz.

Sorumluluk almak ve almamak arasında gidip gelen sonsuz salınıma yaşam diyebilir miyiz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s