Pazar ve Kek

Gözümü ekrandan ayırıp karşıdaki pencereye bakıyorum, güneş batıyor. İçimi o tanıdık
huzursuzluk yokluyor. Kollarımı kaldırıp kavuşturuyorum, esnetiyorum kendimi sağa sola ama
ne çare. Devam edemeyeceğim, anladım. Ekranı, kapat komutu olmadan indiriveriyorum.
Kabullenişimi de alıp mutfağa yöneliyorum.

İki yumurtayı kırıp göz kararı şeker ekliyorum. Kakao yokmuş evde, olsun, gelir. Minik bir
tencereye biraz süt, bir kaşık tereyağı, tereyağı eriyince de bolca çikolata… Kapıya yürürken
içeri sesleniyorum: “Bir animasyon film bul olur mu, indir, yüklenme problemi olmasın.” Kek
hamurundan iki kaşık ayırıp gerisini döküyorum yağlı kağıdın üstüne, doğru fırına. Minik tencere
de balkona, soğusun. Ayırdığım iki kaşık kek hamuruna bir bardak süt, gelişine çırpıyorum
aklımı oyalayarak… Kek çıkıyor, süt dökülüyor, sonra sos da. Acele yanından soğusun diye
buzluğa atıyorum.

İri birer fincan kahve, altyazı bile tamam, renklere, seslere kapılıp gülüşüyoruz. Ağzımızın
kenarında çikolata. Onun çikolatasını görünce ben daha çok kıkırdıyorum hatta. Neden sonra,
neşemin verdiği cesaret beni dürtüyor, soruveriyorum aniden: “Neden kötüdür pazar akşamları
pazartesiden?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s