Aşkın Zaferi – Nikaia Antik Kenti

Aslında bu yazıyı 14 Şubat sevgililer gününe hazırlasaydım daha anlamlı olacaktı. Çünkü bir aşk şehrine gideceğiz bu sefer sizlerle. İznik gölünün kıyısında Nikaia Antik Kenti ve bir aşk sonucu değişen ismi ile bizlere romantik bir yazı vadedebilir.

Görsel: Burak Karaoğlu

İstanbul-İzmir otoyolu Türkiye’nin en çok kullanılan otoyollarının başında geliyor. Bu da elbet birilerinin bu gölü gördüğü anlamına geliyor. Bu yazıyı okuyanlardan birileri de Bursa yakınlarındaki bir gölü görüp merak etmiştir. Kimimiz sadece öylece bir bakıp geçmiş, kimimiz merak edip oranın İznik gölü olduğunu öğrenmiş, kimimiz ise merak etmekle kalmayıp direksiyonunu oraya kırmıştır. İznik yazan kahverengi tabelaya…

İznik şehrine gittiğinizde sanki bir dönem dizisinde yan rolde oynuyormuş hissine kapılıyorsunuz. M.Ö. 4.yy’dan kalıntıların içinden bir anda 2012’de yapılmış marketi görüp, hemen yanında M.S. 325’te yapılan yapıları, onların hemen arkasında ise yıllarca güçlendirilen eski surları. Bilerek mi böyle yapıldı bu şehir bunu bilemiyoruz ama İznik şehrinin her yerinin bir antik kent olduğunu ve Nikaia Antik Kenti ile bütünleştiğini yaşayarak görüyorsunuz.

Görsel: http://www.arkeogezgin.com

Kelime anlamı “İlahi hikmet” olan Ayasofya sözcüğünü buralarda da görmek mümkün. Antik kentin Lefke kapısından çıktıktan sonra göle doğru yürüdüğünüzde hemen karışında Ayasofya Cami çıkıyor. Ömrünün ilk 850 senesinde kilise olarak hizmet verdikten sonra, 1331 yılında Orhangazi’nin şehri fethiyle beraber 650 yıllık cami olma serüvenine başlayacaktı. Cami artık müze olarak hizmet verse de içerisinde küçük bir bölümünde namaz kılınmasına izin veriliyor. Müslümanlar namaz kılarken yabancı turistlerin içeride dolanmasını görmek bir hayli tuhaf hissettirmişti.

Ayasofya’nın içerisinde girişte hemen karşınızda bulunan konsil kısmı kilise olduğu zamanlardan kalma. Konsil, bir dini meclis olarak tanımlanabilir. Hem Hristiyanlık hem Yahudilikte hem de İslam’da inanılan 4 büyük melek resimleri buranın dört bir yanına çizilmişti, fakat günümüzde sadece biri tam haliyle bizleri karşılıyor.

Görsel: Burak Karaoğlu

İznik gölünün sağladığı avantajlı konum ile bu bölge tarih boyunca her hükümdarın sahip olmak istediği bir yer olagelmiş. Büyük İskender, Lysimakhos, Nicomedes, Hadrianus, Orhangazi Nikaia Antik Kentini fethedebilmiş büyük hükümdarlardı. Bu hükümdarlardan Lysimakhos, eşinin isminden dolayı şehrin adını “Nikaia” koymuştu. İşte bu da aşkın zaferiydi.

İznik şehrinde yürürken şans eseri bile bir antik harabeye rastlayabiliyorsunuz. Merkeze yemek yemeye giderken o an ziyarete kapalı olan Roma tiyatrolarını göz ucuyla görebilir, daha yemek yemeden tarih ile doyabilirsiniz.

Görsel: http://www.arkeogezgin.com

Sahil kesiminde çok fazla antik kalıntı olmayışı da dikkatimden kaçmamıştı. Halbuki senato binası, bazilika ve göl kapı kalıntıları hemen gölün yanı başında olmalarına rağmen. Yöre halkıyla konuştuğumda ise, suya çok yakın olan antik yapıların zaman içinde nemden çok zarar gördüğü ve her ne kadar şehrin var oluş amacı göl olsa da yerleşimin yavaş yavaş daha içeri bölümlere taşındığı yönünde görüş bildiriyorlar.

Göl kenarında isterseniz turistik bir tatil, iç kesimlerde de arkeolojik bir gezinti olanağı sunan İznik şehri ve Nikaia Antik Kentine gitmenizi öneririm. Sokaklarda dolaşırken eskiden burada olan yapıların hayalleri kurmak için…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s