Andronikos’u Anlamak

İçindekiler

1-Giriş

2-Andronikos

2.1-Serüven Seven Adam

2.2 – Andronikos’un Dilemması: Sanatta ve Dinde Doğu-Batı İkilemi

2.3- Andronikos Özelinde Bireyselleşme Çabası

3-İoakim

3.1-Genç Keşiş

3.2-İnfaza Tanıklık Etmek

3.3- Hesabı Kapattı İoakim

4-Sonuç

Sunuş

Bilge Karasu’nun “Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı” isimli hikayesini incelediğimiz bu çalışmada, hikayelerin karakterlerine sosyolojik ve psikolojik açılardan yaklaşmaya çalıştık. Bu sebeple, giriş kısmında istifadeli olabileceğini düşündüğümüz hikayenin konusuna denk düşen psikoloji disiplinine dair birkaç meselenin üzerinde durduk ve bu bilgiler ışığında hikayelerin iki temel karakterini tahlil etmeye uğraştık. İkinci bölüm ilk hikayenin ana karakteri olan Andronikos üzerinde durmaktadır. Bu bölümün ilk kısmında Andronikos’un, ikinci kısmında hikayenin temelini oluşturan değişimin ve hemen akabinde de buna karşılık Andronikos’un bireyselleşme çabasının üzerinde durduk. Çalışmanın üçüncü kısmı da “Dağ” isimli ikinci hikayenin ana karakteri İoakim’e dairdir. Hikayenin genel bir değerlendirmesini yapan ve sonuca bağlayan sonuç kısmıyla da çalışmamızı sona erdirmiş olduk. İstifadenize sunuyoruz.

1-Giriş

Bilge Karasu hikayelerinde gözümüze ilk çarpan şey sağlam karakter oluşumlarıdır. En ince ayrıntısına kadar tasarlanmış karakterler onun hikayeciliğinin sağlam birer kaleleri gibidirler. “Onun hikayelerinin bir diğer temel özelliği sergilediği postmodern duruştur” (Alan 2005, syf.26).

Alan (2005), değişik dünyalara ve kültürlere açık olma, bu kültürün eserleri ile metinlerarasılık oluşturma, Okumaya devam et “Andronikos’u Anlamak”

Sarı Sabahlar Altında Çocukluk

Çocukluk, kalan ipinde uçurtmanın Anılar, takılan hayatın dallarına Makaranın ucundan gölgelerdir çekilen Gecenin öldüremediği gölgeler En güzel hayaller üstünde gezinen Gözümüz ilişir sessizliğine Hava soğur gençlikte aniden Çıplak bırakır bizi Siyah vestiyer anılarımızı astığımız Biz alışır mıyız böylesine Okyanus damlar ırmağımıza Hatırlamakla baharı O ırmağı ise tanırız biz Akışında yarışan kâğıt gemiler Peşinden koşacak bir çocuk bekler Kıyılarımızı çoktan terk etti Yarım pastel resim bıraktığımız … Okumaya devam et Sarı Sabahlar Altında Çocukluk

Konçinalar Üzerine

Giriş Haldun Taner hikayeciliği gerek üslup, gerek muhteva anlamında hiç şüphesiz Türk hikayeciliğinin zirve noktalarından bir tanesidir. Tiyatrolarıyla dünyaca ünlü olan, hatta bu özelliğiyle “The Ecyclopedia of World Drama” adlı ansiklopedide diğer dünyaca ünlü tiyatrocular arasına girmeyi başarmış bulunan Haldun Taner’in hikayeciliğinin de tiyatroculuğuyla at başı gittiği görülür. “Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu” , “Ayışığında Çalış Kur” gibi ismi herkesçe malum hikayelerin muharriri olan Haldun Taner, hikayelerini … Okumaya devam et Konçinalar Üzerine

Zamansız Yaşananlar

Bizde zamansız gelir sevgiler. Ayın 15’inde değil, En hazır olduğumuzda değil, Zamansız bir yağmur gibi gelir. Kasımın sonunda açılır çiçekler, Nisan arkasında dökülür yapraklar. Karların altında kaldı erguvanlar. Gençliğin arkasından geliverir ölüm. Cenazenin arkasından edilir alkışlar. Cemre habercisidir hüznün, Özlemin kaynağıdır hatıralar. Gülünce damlar gözümüzden, Ağlayınca dökülen yaşlar. Bir dakika önce sallanır sarkaç, Bir dakika sonra hüsran var. Yanlış yelkeni buldu rüzgâr. Bir sebepsiz karanlığın … Okumaya devam et Zamansız Yaşananlar

İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -3 “Paylaşılan Özel Anlar”

“Paylaşılan Özel Anlar” Gecenin bu geç saatinde aklımda bir filmin –hangisi olduğunu hatırlayamayacağım- aynı sahnesini çevirip duruyorum… Filmin ana karakteri, gerçekten değer verdiği refikinin kulağına bir cümle fısıldıyor: Ey dost, keşke seninle içinde sonsuza kadar yaşayacağımız ve içimizde sonsuza kadar yaşatacağımız daha fazla anıyı paylaşabilseydik. Ne güzel bir dilek! İçinde dostun muhabbetine doyamamanın verdiği bir arzu, az sonra istasyondan uzaklaşacak trenle ayrılacak olmanın verdiği hüzün, … Okumaya devam et İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -3 “Paylaşılan Özel Anlar”

İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -2

VEFA Derginin bu yayını ne mutlu ki bayram neşesi ile buluştu. Bu bayram yine bisküviler arasına sıkıştırılacak lokumlara, evlatlar anne-babalara, kardeşler kardeşlere, 5 liralar  -çocuklara verilecek asgari meblağ olma gururunu yaşayarak- zar zor sığdıkları ufacık ellere kavuştu ve en önemlisi de ramazan içerikli koka kola reklamları nihayete erişti. Evvela hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Bayram dediğin trafik zamanıdır, yollara düşmüş onlarca araba belli ki … Okumaya devam et İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -2

İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -1

Bu yazıyı kaleme alışımdan iki gün önce yaşadığım acayip esrarengiz, bir o kadar da heyecan verici bir olayı sizler ile paylaşamadan edemeyeceğim. Efendim, gene bir Pazar sabahı kalkmışız, yüzümüzde yastık izi tabii… Şöyle bir durdum, dedim ki, bu kadar miskinlik yetti. Hadi ben tatile çıktım da, alışkanlıklarımı niye tatile çıkardım? Giyindim, hazırlandım, attım kendimi dışarıya. Evvela bir kiliseye uğradım, mahallenin çocuklarını vaftiz edip eline yüzüne … Okumaya devam et İyi Bir Roman Kahramanı İle Eski Bir Dost Arasındaki Üç Temel Benzerlik -1