Eylülün Savruluşu

İki yanı ağaçlarla bezeli bir yolda kahve ve sarının her tonunu arkanda bırakarak yürüyorsun. Ellerin ceplerinde, rüzgar esiyor. Ama üşümüyorsun. Yılın tüm hüznünü omuzlarında taşıyıp birçok şaire ekmek yediren bir ayı geride bırakıp, sevinçlerini kucaklayıp gelmiş bir ayda yapılabilecek en güzel aktivite olmalıydı bu. Kendilerine bu kadar önyargılı olunup şiirlerin yüreklerde ağırlık yaptığı bu aylar; boynu bükük eylül ve onu teselli eden bir omzu aşağıda … Okumaya devam et Eylülün Savruluşu

An’da kal…

Geçenlerde yine düşüncelerimle baş başa kalmışken, aktör Will Smith’in bir konuşmasına denk geldim. Şöyle diyordu: Bir gün arkadaşlarıyla skydiving yapmaya karar verirler, skydivingten bir gece öncesi yaşadığı anksiyete, uçaktan atlayana kadar aklında uçuşup duran ‘ya paraşüt açılmazsa’ diye olumsuz düşünceler silsilesi ve korkunun, heyecanın yerini aldığı anlar… Sonra şöyle devam ediyor: ‘Bir gece önce arkadaşlarımla sarhoşken aldığımız kararın bir gün sonrasında, gerçeğe dönüşmemesini umarak atlayacağımız … Okumaya devam et An’da kal…