Mezhep nedir? Ne değildir?

Mezhep ve tarikat konularında bir zamandır yazmayı planlıyordum. Yakın zamanda mevzunun gündeme gelmesi tamamen tesadüf oldu.  Tabi gündemdeki daha çok mezhepçilik anlamındaki söylemler siyasi bir amaç güdüyor. Ben bu yazımda mümkün olduğunca bu siyasetin dışında duracağım. Ancak bu konuyla ilgili de yazının sonunda birkaç cümle etmeden geçemeyeceğim. Öncelikle konuya mesafeli olanlar için bu kelimeler biraz ürkütücü geliyor olabilir. Yaşadığımız son birkaç on yılda Batı merkezli … Okumaya devam et Mezhep nedir? Ne değildir?

Din Bir Disiplindir

Din; akıl sahiplerini kendi irade ve istekleriyle, dünya ve ahirette saadet ve selamete ulaştıran ilahi kanundur. Bu ilahi kanunu kendi irade ve istekleriyle kabul etmiş olan insanlar bu kanunları uygulamakla sorumludurlar. Din iki kısımdır; itikad ve amel. İtikad, gönülden inanmak anlamına gelir. Amel de din hükümlerini uygulama manasına gelir. Bir kişi amel konusunda eksikse bu, onu dinden çıkarmaz. Ancak itikad konusunda eksikse bu, onu dinden … Okumaya devam et Din Bir Disiplindir

Franz Kafka: Milena’ya Mektuplar

Artık Kafka’nın eserlerini klasik olarak sayabiliriz, diye düşünüyorum. Diline ve edebiyatına edebileceğim bir lafım yok. Bu tür insanlar hakkında yorum yaparken çok dikkatli olunmalı. Eleştirilerimiz kendi eksikliklerimizi ortaya çıkarabilir. Nitekim bu yazıyı yazmadan önce okuduğum kitapla ilgili başkaları neler düşünmüş, diye internette dolaşırken dikkatimi çeken şeylerden biri de bu oldu. Birbirlerine neredeyse zıt yorumlamalar yapılmış. Yüzeysel ve fazla derin çıkarımlar yapılmış. Bir bakıma, kendi fikrimizi … Okumaya devam et Franz Kafka: Milena’ya Mektuplar

Teizm Olmasaydı Ateizm Olmazdı

Bu yazımı yakın zamanda başımdan geçen bir olay üzerine bir meseleyi daha iyi analiz etmek için yazıyorum. Psikiyatri dersinde hoca “Bipolar Duygu-durum Bozukluğu (İki uçlu duygu-durum bozukluğu)’ndan bahsediyordu. Hastaların dürtü kontrollerinin bozulduğunu anlatmak için bir örnek verdi. Bir hastası Cuma namazında imam hutbe okurken ayağa kalkıp imama müdahale etmiş. İmam alkol almanın günah olduğundan ve vücuda zararından bahsederken aniden yüksek sesle “Nasıl böyle bir şey … Okumaya devam et Teizm Olmasaydı Ateizm Olmazdı

Yem

Zihninin en derin yeri karşı cinsinin bir anlık ilgisini çekmek için plan kuran yeri olan, derme çatma bulup buluşturduğu kelimenin derdini anlatmak için cümle oluşturmaya bile fırsat bulamadan can verdiği adamların bile düşünmek isteyene yol göstermeye kalktığı bir ortamdayız. Haksızlık olmasın diye her ‘Şuraya bak!’ diyenin gösterdiği yere bakacak olursak, apaçık bir şekilde yolun sonundaki kesin olan ölümü gösterene haksızlık etmiş olmaz mıyız? Ölüm varsa bu … Okumaya devam et Yem

Doğrusu Kibarlık

Sözün doğrusunu söylemeye çalıştıkça işin içine hep ‘bence, sence, şu kişiye göre’ler giriyor. Çoğu sözün ‘aslına bakarsan, şu açıdan…’ı var. Tartışılan bir mesele hep ortada kalıyormuş gibi oluyor. Bir sonuca varmadan konuşmuş olmak için konuşmak da kimseye fayda sağlamaz sonuçta. Amaç fayda mıdır, diye sorulabilir. Haz ya da ego da olabilir fakat ‘Doğru tam olarak hangisi?’ dediğimizde cevabı yok. Hangisi iyi, desek, yine aynı şekilde cevabı yok. Tam burada işin içine inanç giriyor. İnancı hareket noktası olarak alırsak hepsinin tam ve kesin bir yeri oluyor. Peki, her inanç hareket noktası olur mu? Tutarlı olması lazım. Peki, hangileri tutarlı? Tutarlılık nedir? Bundan sonrası çok kaygan bir zemin. Kişinin ferasetine ve vicdanına kalıyor.

Kibarlık ve yumuşak huylulukla ilgili bir yazı yazacaktım. Aklıma konunun esasıyla ilgili o kadar çok şey geldi ki yazımda belirtmeden edemedim. Bu sebeple Okumaya devam et “Doğrusu Kibarlık”

Aklın Yolu Birdir

Şeyh Sa’dî (k.s.) buyurdular:

‘Gönlüm, yârin sevgisinin hanesidir. Ve yeter ki, ondan hiçbir kimse incinmesin. Düşmanlık bir meşguliyettir. Allah’ın aslanı Ali (k.v.)’nin sözlerindendir.

“Düşmanlık meşguliyettir!”

Yani düşmanlıkla meşgul olan ve düşmanı olan kimseler, faydalı ve menfaatli işlerle meşgul olmaktan kesilirler. Çünkü kalp, birbirine meşgul olan iki işi birden içine alamaz.

Ne güzel buyurmuşlar:

“Her kim ki işinin başı, halkın düşmanlığı ise; o kişi, bütün iş­lerden ayrılmıştır. Onun gönlü hastadır. İşsiz olarak bağlanılmıştır. O, çalışmaktan mahrumdur.

Yukarıdaki metin İsmail Hakkı Bursevi Hz.’nin Ruh-ül Beyan isimli Kur’an-ı Kerim tefsirinden, Maide Suresi’nin ilk birkaç ayetinin tefsiri şerifi içerisinde geçiyor. Tefsir, anlamı itibariyle Kur’an’ın ayrıntılı manası demek. Yani müfessirler ayetleri açıklamak için bazı Okumaya devam et “Aklın Yolu Birdir”

Oyunbozan

Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde ayetlerden sonra “Bunda akıl sahipleri için alınacak dersler vardır.” mealinde lafızlar vardır. İnsanlık tarihinin gördüğü trajedileri düşününce uzaya bile gitmeyi başarabilecek kapasitedeki bir canlının aslında “Başkasının ekmeğini yemeli miyim?” sorusuna bile cevap veremediğini görüyoruz. Benim aklımı en çok meşgul eden konulardan birisi bu aslında. O sahilde oynayan çocuğa bile füze atan zihniyetin dünyada nefes alan bir canlı olduğunu düşündükçe, kendi düşünce ve davranışlarımda bilerek veya bilmeyerek, en ufak seviyede bu zihniyete bir benzerlik var mı, diye kafa yoruyorum.Kakao işçisi çocuklar

Şimdi bir gün evinin önündeki çöpü karıştıran köpeği Okumaya devam et “Oyunbozan”

Dilim Seni Dilim Dilim Dileyim

Halk arasında “Yemek buldun mu ye, dayak buldun mu kaç!” diye bir atasözünden bahsedilir. İlla ki her ata doğru söyleyecek diye bir şey yok. Görüldüğü üzere tamamen aklı bir kenara koyup ilkel yönelimlerle hareket etmeyi öğütleyen bir atasözü. Ya da “Her koyun kendi bacağından asılır.”. Tamamen geçmişimize, yaşayışımıza ters. Bizim atalarımız komşusu açken tok yatmazlardı. Bu tür atasözleri ‘ata’ kavramının içini boşaltıyor. Bunların oluşum süreçleri üzerinde kafa yormak gerekiyor.

Halk arasında söylenen her söz atasözü olmuyor. Bunun söylenegelmesi için halkın yaşayışına, örfüne uyması lazım. Filtre sistemleri var. Filtrelere rağmen bu gibi sözler toplumda yayıldıysa genel anlamda köklü değişimler yaşanmış anlamına geliyor. Tabii kötü anlamda. Genel anlamda çünkü hiçbir zaman toplumun özellikleri her birey tarafından taşınmaz. Mutlaka çürük Okumaya devam et “Dilim Seni Dilim Dilim Dileyim”