… Geçmiş karanlıktı. Gelecek aydınlık sanılıyordu. Gözünü geçmişten ayıramayanlarla, olmayan bir geleceğe dikenler gölge oyununda karşılaştılar. Biri ötekine geri dedi, öteki berikine ileri. Geriye dönünce ileri sandılar. Birbirinin kopyası olduklarını anlayınca utandılar… Kül Kedisi, Güzeran, Sadık Yalsızuçanlar   Okumaya devam et

16 Kasım 1961 …Sonunda öyle bir yere varıyorsun ki, hayatının sahici bir şeye benzemesini istemeye başlıyorsun… Ama sonra, sahici olan nedir diye düşünüyorsun. Başkalarının hayatı hakikaten sahici mi? Bizden öncekiler hakikaten yaşadılar mı? Boşlukta sallanan, ucunda ağırlık olmayan bir ip gibiyim Yengecim… O ip kopar mı?  Hastanede, babamın başucunda Kopernik’in hayatını okudum. Hakikaten yaşamış… Mino’n     (Mino’nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan)   Okumaya devam et

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

“Yani bir nevi otomatizm… Asrımızın asıl büyük zaafı ve kudreti. İçten içe hazırlanan aydınlık ve düzenli yeni Orta Çağ’ın temeli ve bel kemiği. Haklısınız Hayri Bey… Hayri Bey siz bir dâhisiniz. Öyle bir şey buldunuz ki… Tam çalar saat gibi konuşup susacak insanlar, değil mi? Plâk insan… Harika!” (265) Kaderin sillesini çokça defa yemiştir Hayri Bey. Hayatı, çoğu zaman nasıl olduğunu anlayamadığı birtakım olaylardan ve … Okumaya devam et Saatleri Ayarlama Enstitüsü