Hoşgeldin

Ey bebek!

Daha iki ay önceydi, yoktun dünyada. Birkaç ay önce yaptın ilk sürprizi, annene ve babana. “Ben de varım burada!” dedin. Müjdeli haberin yayıldı yavaş yavaş, dilden dile, kulaktan kulağa. Bizim dünkü deli kız, anne oluyordu! Bense, kuzen mi oluyordum onüçüncü defa, yoksa dayı mı, bilememiştim.

Daha iki sene önceydi, bir yaz günü. Anneni evlendirmiştik babanla. “Kendisini öz annesinden iyi tanıdığım”ı iddia ettiğim, ve “beni kendi öz annemden daha çok bilen, tanıyan” yegane kişi olduğunu düşündüğüm anneni, koca evine verdiğimiz o düğün gününden beri ilk defa görmek nasip olmuştu, canlı canlı. Bu sefer arada bir fark vardı: Sen. Biz daha kendisinin evlenip gitmişliğine alışamamışken, o anne olup gelmişti.

“Herkes çocuk sahibi olur, ama herkes anne olamaz” derler. Ben Okumaya devam et “Hoşgeldin”

Orda, Bir Ev Var Uzakta

Bir akrabaya ya da bir tanıdığa yatılı misafirliğe gidildiğinde, o gece uyumadan önce, annesine gizlice “Anne, neden evimizde değiliz?” diye mızmızlanan çocuklardık hepimiz. Yatağımızı özlerdik, uykuya dalmadan önce odanın tavanını seyrederekten hayaller kurduğumuz üzerinde; ya da kanepeyi salondaki, hafta sonları gece saat “geç” olmuşken kanepeye yayılarak TV seyretmenin verdiği o zevki isterdik, özellikle de baba evde yoksa ya da uyuyorsa. Evimiz paha biçilmezdi bizim için; … Okumaya devam et Orda, Bir Ev Var Uzakta

Yurt Dışında Türk Olmak

Tarih, 22 Şubat 2012; yer KAIST Üniversitesi, Kore. KAIST One adlı bir komütenin desteklediği, bir Tacikistan tanıtım gecesi. Gecenin bir yerinde, üç Tacik arkadaş yöresel dans gösterisi yapıyor, kültür tanıtım amacıyla. Ve o üç arkadaşın şu ortak özelliği dikkatimi çekiyor: hepsi de Türkçe konuşuyor. Şimdi burada, hemen akla gelebilecek şu yanlış bilgiyi engellemekte fayda var. Tacikler, köken olarak Pers’tirler. İranlılarla aynı soydandırlar. Yani aslında sanıldığı … Okumaya devam et Yurt Dışında Türk Olmak