Aradığınız kişi şu anda ulaşılmak istemiyor, lütfen daha sonra tekrar rahatsız etmeyiniz.

Hatırladığım kadarı ile evimize cep telefonu gelmesi 90’lı yılların ortalarına denk geliyor. Babamın telefonuydu. Şimdinin benzetmesi ile olay sadece “tuğla”dan ibaretti tabi. Günümüze gelelim. İnternet bağlantısı sağlanmasından ve “akıllanması”ndan sonra telefonlar uzvumuz haline geldi kabul edelim. Bu yazıda tartışmak istediğim şey insanlara bu kadar kolay ulaşmamızın gerekliliği üzerine olacak. Biraz geçmişe gidelim. Tartışmanın konusu insanlık tarihi kadar eski. En azından bu konu ile ilgili bazı … Okumaya devam et Aradığınız kişi şu anda ulaşılmak istemiyor, lütfen daha sonra tekrar rahatsız etmeyiniz.

absürt şiir

somut olamamak bir yarave bir yerlerde dokunsalar ağlarım çalıyor bendesoyutsam alabildiğincesomut duygularımın adını istiyorumsenden kalan alışkanlıklarımdanbak sen gittin yine ben kaldımah sen, şimdi seni daha iyi anlamaktayımyanlışlar apaçıkken deneyimlerimdedoğruları seçeceğime inanacak kadar küstahtımöğrenemediklerim ve aşamadıklarımyanlışlara ve hatalara olan övgülerimmarquez ile mümkün olanlar arasındakien mümkünsüzü bu söyleyişiben kepaze aşkların insanı mıyımyoksa aşksız kalmaların dahası mıyımbu şiirin konusu aşk değilambivalans Okumaya devam et absürt şiir

Doğu’nun Küçük Prens’i Ermiş ve Halil Cibran

Küçük Prens son dönemlerin en konuşulan kitaplarından biri olması sebebiyle herkesin az buçuk fikir sahibi olduğu bir kitap. Aynı zamanda felsefe kitabı olduğu da kabul ediliyor. Ama, hayır, bu Küçük Prens’in anlatıldığı bir yazı değil. Burada konumuz Halil Cibran. Konuya buradan girmiş olmamın sebebine gelecek olursak; Halil Cibran ile tanışmamdan evvel Halil Cibran okumama vesile olan yegane benzetmedir: “Doğu’nun Küçük Prens’idir Ermiş”. Halil Cibran’ı okuma … Okumaya devam et Doğu’nun Küçük Prens’i Ermiş ve Halil Cibran

Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

Aslında Simon Garfield’la ilk tanışmam Tam Benim Tipim adlı kitabıyla olsa da, bugün size Mektup kitabından ilginç bulduğum birkaç kısmı aktaracağım. Her ikisi de araştırma kitapları; bu durum bu kitapları ilginç bilgilerle dolu kılsa da, sürükleyiciliği azaltan bir unsur. Bu da benim Mektup’u aralıklarla 3 yılda bitirmemi açıklıyor. Ama özellikle elime son alışımdan itibaren, aşırı keyifle okuduğum bir kitap oldu. Zaten mektupları hep sevdim, ne … Okumaya devam et Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

44 kez

  “Bir gün,” demiştin bana, “günbatımını tam kırk dört kez izledim!”    Sonra da, “Biliyor musun,” diye ekledin. “İnsan günbatımını çok üzgün olduğunda seviyor.”    “O sırada çok üzgün müydün?” diye sordum. Hani şu kırk dört günbatımı izlediğinde?”    Ama küçük prens hiçbir şey söylemedi bu soruma karşılık. *Küçük Prens-6. Bölüm Okumaya devam et 44 kez

Aralığın Kapısını Müzik ile Arala – Ne Dinleyeyim? Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – II

DİKANDA Herkese selam. Bu yılı tamamlıyoruz, ne de çabuk geçmiş 11 ay. Ortak olarak bu yıldan gelecek yıla yanımızda ne götürelim? Güzel şeyler tabii ki. Herkes kendi list’ini hazırlasın ama bence ortak bir şeyler de götürelim. Ne mesela, ”Gelecek yıl bol su içeceğim, gece yemek yemeye son vereceğim, sigarayı bırakacağım, günde iki bardak yeşil çay içeceğim.” Aman listeyi tamamlayamadan sıkıldım. Yıl olmuş 2021, hala gece … Okumaya devam et Aralığın Kapısını Müzik ile Arala – Ne Dinleyeyim? Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – II

ilk şiyir

Bu da benim ilk şiirim olsun Şimdilik kenarda dursun ama Yavaş yavaş dolsun içi Ne dolacağına hem ben, hem zaman karar versin Biraz o kendinden bi şeyler katsın, biraz da ben   İyilik olsun mesela içinde, şirinleri görelim Sonra biraz baharat, tuz, karabiber falan Barış Abi de ekler bir şeyler belki domates, biberi, patlıcan Bir tutam eğlence olsun içinde zaten biraz ben tutam, biraz sen … Okumaya devam et ilk şiyir

Manolyalar ve Yanılmalar

Çıkagelişler yordu beniAniden gelmelerin yorduSana uzun uzun bakmalarım-Pencere önündeyim yineYine çıkagelirsin veYine yorulurum diyeBu sefer farklı amaHiç olmayacak dalganınHiç olmayacak kıyısınaVuruşunu bekliyor gibiyimSanki tüm duygularım kıyıya vurmuş daSana varamamış gibiSanki hep varsın daHiç hissettirirsin gibiPenceremdeki manolyaya seni anlattımİnanmadı banaSeni görene kadarŞiirlerimin güzel olduğunu sanardımHatırlattı bana manolyaSanmalarAslındaYanılmalardırSevgilim Okumaya devam et Manolyalar ve Yanılmalar

Bir hayaldi bizlerde Formula 1

Yaşım 8 ya da 9. Misafirlikte uyandım ve küçük bir çocuğun sabah erken saatlerde tanımadığı bir evde yapacağı belki en kolay şeyi yaptım: en kısık seste televizyonu açtım. O zamanlar birçok kanalda sabahları çizgi film olurdu, ama ben hiç sevmezdim çizgi film izlemeyi. Kumandayı da bulamamıştım, tüplü bir televizyonda elimle düğmeye basarak kanalı değiştiriyordum. Cnn Türk’e denk geldim. Yemyeşil bir ekran vardı ve çok az … Okumaya devam et Bir hayaldi bizlerde Formula 1

Mandalina

Bas bas bağırmak fikri var aklımda ama kulaklarım sessizliğe iyice alıştı. Gürültüyle başa çıkamayacak gibiyim. Kelimeler zamansız gelir. Ne zaman mecalsiz kalsam, gücüm tükense, bedenimi atacak bir zemin arasam, bileğim yazmaktan yorulsa, aklımda kelimeler… İpe dizilir gibi diziliyor. Unutulacak, yok olup gidecek olmalarına yanıyorum. Ama soruyorum bazen kendime, düşünülen kelimeler yok olur mu diye. Geceleri kediler de uyuyor ya, merak ediyorum nerede uyuyor? İzmir’de arabaların … Okumaya devam et Mandalina

Dizili Şeyler: Modern Love

Amazon Prime dalgası herkes gibi bizi de ele geçirdi. Burak muhtemelen Prime Türkiye’ye açıldığı an abone oldu. Halihazırda Netflix ve Digiturk Play (bein demeye alışamadım) üyeliklerimiz de var. Halbuki eskisi gibi hunharca dizi izlemiyoruz. Hatta genelde bildiğimiz dizileri vakit öldürmek için izliyoruz gibi bir şey. O yüzden sağda solda hemen tomurcuklanan Prime dizilerinin yorumlarını okumaya girişmedim. Sadece kapak fotoğrafında Anne Hathaway olan Modern Love radarımdaydı. … Okumaya devam et Dizili Şeyler: Modern Love

Popüler mi?

Şimdilerde çok duyduğumuz hatta çok da söylediğimiz bir söz var; “popüler olduğu için izlemedim/okumadım/dinlemedim.” Tamam arkadaşlar popüler şeylerden uzak duralım ve oluşturduğumuz şatolarda popülerizmden saklanalım. Peki, neden?  Burada bazı ayrımlar yapmak gerekiyor. Birinci ayrım; günümüzde tüketilmek üzere ortaya konan eserler için. Özetle “Çok satanlar (bestseller)” diye adlandırılan bir grup kitap var. Evet bunlardan uzak durmayı tercih edebiliriz. Yine aynı şekilde tüketilmek üzere çekilen dizi ve … Okumaya devam et Popüler mi?

Vera İstanbul

Lise hayatım rockçılıkla geçti. Bilen bilir 90’lı yıllar çocukları, lise yılları rock müziğin revaçta olduğu zaman dilimine denk gelmiş olduğu için kaliteli müzik dinleyerek büyümüştür. Benim için de ortaokulda başlayan rock müzik serüveni lise yıllarında da devam etti. 6. Cadde, Mor ve Ötesi, Şebnem Ferah ile başlayan bu serüven Manga, Çilekeş, Dorian, Kurban, Deja-vu gibi gruplarla evrildi, biraz da ergenliğin verdiği bir sertliğe ulaştı. Nihayetinde … Okumaya devam et Vera İstanbul

‘Kelimeler ve Şeyler’ Notları

Bugün size çok sevdiğim bir programdan bahsetmeye geldim. Yine, bir kere daha sıcağı sıcağına! TRT2’nin Kelimeler ve Şeyler programına bayılıyorum. TRT2’nin Instagram hesabını bayadır takip ediyorum, programı ilk orada görmüştüm (Kınamayın evimde televizyon yok). Baştan aldım. İlk iki bölümü izledim. İzlerken öyle keyif aldım ve beslendim ki notlar aldım. İki bölüm için de bunları kendi blogumda paylaşmıştım hatta. Oradan hareketle alıp okuduğum kitaplar oldu. Hala … Okumaya devam et ‘Kelimeler ve Şeyler’ Notları

Filmli Şeyler: About Time

Uzun zamandır zamanda yolculukla ilgili materyal toplayasım vardı. Kitaplı filmli ne varsa elden geçiresim. Çok odaklanmış şekilde uygulayabildiğim söylenemez bunu ama bugün bir şekilde yolum bir zaman yolculuğu filmiyle kesişti.  Evet kabul ediyorum sizi bir sürü klişe bekliyor ama klişe, bir sebepten dolayı klişedir* Haklıdır. Su götürmezdir.  Zamanda geriye dönüp bazı şeyleri değiştirme fikri ne kadar cazip olursa olsun, karşımıza hep o durumda kaybedeceklerimiz çıkar. … Okumaya devam et Filmli Şeyler: About Time

Beyinler, beyinlerimiz.

Yazının icadı, yapılan araştırmalar göre, yaklaşık M.Ö. 3400 yılına denk geliyor. Yıl kaç? 2020. Yani düz hesap insanların hayatında ‘yazı’ denen zımbırtı 5000 küsur yıldır var. Peki ne işe yarar bu ‘yazı’? En basit cevabı, ki en güzel cevabı da olabilir, ‘bilgi’ aktarırsın. Peki ‘bilgi’ dediğimiz şey kabaca nedir? Buna da basitçe beynimizin verileri işleyip sunduğu çıktı, diyelim.Hepsini toplayacak olursak; beynimizi kullandık, bilgi oluşturduk, bunu … Okumaya devam et Beyinler, beyinlerimiz.

Ne Dinleyeyim Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – I

AZAM ALİ VE NİYAZ Güzelliğe hasret kaldık, güzel müziğe hasret kaldık. Popüler kültürün yaşadığımız yüzyılı kasıp kavurduğu, güzellik ve estetik kavramlarını yakıp ‘kül’ ettiği şu günlerde güzel olup popülerleşmeyen sanatın, kıyafetin veya sevgilerin peşindeyiz. Tüm bu ‘Serzenişin’ ve arayışların gölgesinde sizlere, popüler müziklerin gölgesinde kalan ama eskimeyen ve değeri bilinen oldukça kıymetli bir müzik grubunu tanıtmak istiyorum. Dinlediğimiz zaman kulağımızın pasını silen, gündelik varoluş sıkıntılarımızı … Okumaya devam et Ne Dinleyeyim Sorusuna Başkaldırı: Öyle Bir Şey Dinlemeliyim ki – I