Haydi Geri Dönüştürelim!

Sorunun değil, çözümün parçası olmak adına; bir avuç ya da binler, fark etmez, bu yazıyı okuyanı geri dönüşüme davet ediyorum. Benim başlamamı ne tetikledi hatırlamıyorum açıkçası. Başladım işte. Kağıt, plastik ve cam atıkları çöpte değil ayrı bir torbada topluyorum. Her akşam veya her sabah o torbayı çöpün yanına koyuyorum. Normalde Denizli’de belediye sanırım cumartesi günleri topluyor bunları. Ama ben biriktikçe indiriyorum. Çünkü, bir yandan içim … Okumaya devam et Haydi Geri Dönüştürelim!

Mezhep nedir? Ne değildir?

Mezhep ve tarikat konularında bir zamandır yazmayı planlıyordum. Yakın zamanda mevzunun gündeme gelmesi tamamen tesadüf oldu.  Tabi gündemdeki daha çok mezhepçilik anlamındaki söylemler siyasi bir amaç güdüyor. Ben bu yazımda mümkün olduğunca bu siyasetin dışında duracağım. Ancak bu konuyla ilgili de yazının sonunda birkaç cümle etmeden geçemeyeceğim. Öncelikle konuya mesafeli olanlar için bu kelimeler biraz ürkütücü geliyor olabilir. Yaşadığımız son birkaç on yılda Batı merkezli … Okumaya devam et Mezhep nedir? Ne değildir?

Geçmiş Zaman Kipi

Taarruza geçmiş yaşamın kılıçtan korunmaya çalışan zırhları gibi sessizliklerimiz. Biz, tüm bu kargaşanın asıl kaynağı, asıl şikâyetçisi ve yine en çok zarar görenleri… Nasıl ki yağmur göğün açılmasıyla birden doluveriyorsa sokaklara, “Ol!” demek bir O’na yakışıyorsa nasıl ki, koşar adım yürüyorsak sokaklarda, nasıl ki şemsiyeler engel olmuyorsa ıslanmamıza ve tüm bunlara rağmen nasıl ki güneş bir kenarda sessizce bekliyorsa; biz, hepimiz, meydanı dolduran birileri varken … Okumaya devam et Geçmiş Zaman Kipi

Bu Kadın Ölüyor

Öylesine bıktım ki kadınlığımdan kalabalık sokaklarda çırılçıplak gezecek kadar boşverdim. Zaten boşuna yaşamak da günah değil mi bu hayatta? Ölüyorum Can yalvarırım tut ellerimi. Acılar baş ucumda ödev yaptıran bir anne gibi rahat bırakmıyor. Ece Ayhan’ın bahtsız kızlar sınıfının talebesi oldum sanırım bu sınıfta mezuniyet yok. Ölüyorum. Bir sürü çocuk var içimde doğmadan gidiyorum tıpkı torunlarını göremeden göçen bir nine gibi. Okumaya devam et Bu Kadın Ölüyor

*

“Yaşamayı seviyorum; yaşamayı, acı çekmeyi, evimin yolunu bulamamayı, telefonları açmamayı, kitapları tamamlayamadan yırtıp atmayı, elektriğin kesilmesini, buzdolabında sakladığım ekmeğin bir kısmının küflenmesini, masanın bir ayağının kısa olmasını ve huzursuz edecek şekilde sallanıp durmasını, elimdeki sigarayı yakabilecek kibrit bulamamayı, çok ihtiyacım olan bir şeyi aylarca alamamayı bile seviyorum.” Tarık TUFAN, Şanzelize Düğün Salonu  Okumaya devam et *