Geceye

Dili olsa da konuşsa gecelerin Gece, güneşin üzerine serilmiş Simsiyah, yaldızlı bir pelerin Geceye haykırasın diye fırsat verilmiş Anlatamadığın tüm düşüncelerin Gece yüreğindekiler kadar koyu Hislerin gece kadar derin Yıldızlarla ışıldayan bu simsiyah koyu Arşınlamak istersin, uzansa dokunacak sanar ellerin Kimsesiz çığlıkların sesi gibi inleyen Bir rüzgâr değer tenine serin serin Kimseyi yargılamadan sessizce dinleyen Dili olsa da konuşsa gecelerin   Ürpertir kimisini koyu karanlık … Okumaya devam et Geceye

Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

Yazımın başlığının bir kitap başlığının birebir aynısı olduğunun farkındayım. Kitap incelemesi yapacakmışım gibi duruyor olabilir, farkındayım. Fakat yazıya başlarken bir hedefim yok. Şu an bu kitabı yeni bitirdim ve ilgi çekici bir başlığı var. Yazarımız; İsmet Özel. Kendisi hakkında değil bir yazı, bir kitap bile kaleme alınabilir. Enteresan bir adam ama onu anlatacak doğru kelimeleri seçemiyorum. Üstelik tehlikeli bir iş yaptığımın farkındayım. Daha suya sabuna … Okumaya devam et Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

Seçilmiş İnsanlarız Nihayetinde

Dünyaya özgüven hüküm sürüyordu. Korkular piyasada değer kaybına uğrarken, ego yükselişine devam ediyordu. İnsanlar salonun orta yerine koltuklar yerleştiriyorlardı. Bu salonların amacı inanç tazelemekti. Çok önemli insanların diğer sıradan insanlar arasından ayrılıp doğal ötesi bir seçilim ile toplandığı fikri aşılanıyordu bireylere. Bu seçilimin nesnesi olmak egolarını okşuyordu. Ego yürüyen merdiven gibidir. Bir kez adımını atmayagör sonunda bulursun kendini. Yavaş ama zahmetsiz. Henüz o merdivenden korkacak … Okumaya devam et Seçilmiş İnsanlarız Nihayetinde

Belki benim kağıt param bir şekilde döne dolaşa🎼

Sevgili Tuğçe’ye özenip müzik yazasım gelmiş olabilir. Hatta muhtemelen geç bile kalınmış bir karardır, hayatımda o kadar yer kaplarken. Geçtiğimiz haftalarda bir ‘yeteeeeer’ hissiyle pandemi başından beri ilk kez izin alıp, UZAKLAŞTIM. Nereye gittiğimin çok bir önemi yoktu. Kafamı boşaltmak, normal habitatımın dışında olmak istiyordum. Yakın bir tatil yöresi seçtik. Çok da severiz yolculuğa çıkalım. Birkaç günlüğüne olmasıyla sahte hissettirse de sanki her şey geride … Okumaya devam et Belki benim kağıt param bir şekilde döne dolaşa🎼

Nedir Bu Kişisel Gelişim?

Nedir bu kişisel gelişim? Hayatımıza nasıl girdi? Bizi atıl mı kılıyor, yoksa yaşamlarımızın öznesi mi oluyoruz? Kaç yıldır varlığını sürdürüyor bu kişisel gelişim trendi? Kişisel gelişim kavramıyla ilk ne zaman tanıştık? Kisisel gelişim deyince neyi kapsıyor? Ne gibi eğitimler var? Kişisel gelişim deyince sanat, yaratıcı yazarlık gibi şeyleri mi anlamalıyız; yoksa duygularımızı nasıl yönetebiliriz, nasıl başarılı olabilir, öfkemizi nasıl yönetebiliriz gibi konular hakkında yazılanları mı? … Okumaya devam et Nedir Bu Kişisel Gelişim?

Cehennem Sokağında Birey Olmak

Yoğun geçen bir günün ardından 21. yüzyılın dünya genelinde oldukça popüler kahvecilerinden birine girmişiz. Saat 17.00. İstediğimiz sadece bir fincan Türk kahvesi içmekken, baristanın ‘Son zamanlarda en popüler içeceğimiz olan X, denemek ister misiniz? Üstelik artık buzla değil nitrojenle soğutuyoruz’ demesiyle irkiliyoruz. Nitrojenle mi soğutuyoruz dedi o? Popüler mi? Ne? Nasıllar ve neler denizinin içinde kaybolacakken ısrarcı bakışlarını bir türlü üzerimizden çekmeyen baristayı oldukça meraklı … Okumaya devam et Cehennem Sokağında Birey Olmak

‘Janissary’ İsimli Çizgi Roman ve Türkiye

  Popüler kültürde yer alan bazı film, çizgi film ve bilgisayar oyunlarında birçok tarihi olayın yıllar önce işlendiği yönünde illa bir şeyler duymuşuzdur; özellikle Simpsonlar, South Park vs… türü yapımlarda. Çoğumuz bir çırpıda kendi yakaladığı bir sürü şeyi (Transformers’daki ALL SPARK, Thor’daki Antik Kışlar Sandığı…KABE…vs) ekleyebiliriz, bunların bazıları gerçekten bilinçli olarak işlenmiş göndermelerdir, bazıları ise bizim dünyaya bakarken taktığımız gözlüğün camından kaynaklanan yanılsamalardır. Bunların ayrımı … Okumaya devam et ‘Janissary’ İsimli Çizgi Roman ve Türkiye

Savrulan Adam Rises

Her şeyden uzaklaşmanın sihri… Merak ediyorum diğer tüm tanrılar Poseidon’un önünde diz çöktü mü, çünkü başka türlüsü mümkün görünmüyor. Hep içimizde olan ama rutinin etkisiyle orada olduğunu unuttuğumuz bir yanımız var, deniz ona sesleniyor. Unuttuğumuzu hatırlatıyor. Sanki topraktan değil, sudan gelmiş gibi. Zamanı burada durdurmak mümkün olsaydı bile onu ister miydik? İflah olmaz doyumsuzluğumuz ve sabırsızlığımız başını duvarlara vurmaz mıydı? Razı olur muyduk zamanın tutsağı … Okumaya devam et Savrulan Adam Rises

Duyguların Başkenti

Bizler doğamız gereği birçok duyguya sahibiz. Mutlu olma, üzülme, şaşırma, öfkelenme, utanma ve daha birçok sayamadığım duyguyla yaşıyoruz. Bunlar, fark ederek ya da etmeyerek içimizde bir yerlerde mutlaka yer almıştır. Biz insanlar genellikle duyguların en yükseğini yaşadığımızı iddia ederiz. Mesela ‘En çok ben üzüldüm’ ya da ‘En çok ben mutlu oldum.’ gibi söylemlerde bulunabiliyoruz. Karşımızdaki insanın yani bizi dinleyenin ya da bize bu duyguları yaşattığını … Okumaya devam et Duyguların Başkenti

İnceleme Cover III: Her Şeyi Yak

Önceki incelemelerimizde çok daha eski yıllara ait şarkılarla buradaydım. Şimdi biraz daha güncel bir eseri incelemek istedim. Güncelliği 1970’lere nazaran bir güncellik ve gündemden düşemeyen bir şarkı olmasından ileri geliyor aslında. Sözleri Sezen Aksu’ya ait olan bu harika şarkı 1991 yılında yine Sezen Hanım’ın Gülümse adlı albümünde yer almıştır. Şarkı hakkında araştırma yaparken 1990 yılında Yunan şarkıcı Haris Aleksiou – Mia Pista Apo Fosforo tarafından … Okumaya devam et İnceleme Cover III: Her Şeyi Yak

Öte Alemleri Gösteren Bir Makine Yapılsa Neler Olur?

Adeta soğan katmanları gibi dünyamızla iç içe ama farklı boyutlar olduğu, bu boyutlarda bildiğimiz anlamda bedensiz varlıkların yaşadığı hemen her kültürde vardır. 19. yüzyılda bir çok mucit, hayaletleri görüntülemeyi, o yıllarda yeni yeni kullanıma giren telsiz frekansları üzerinden ruhlarla iletişim kurmayı ciddi ciddi denemiştir. Lakin bunun gerçekliği için yapılan bilimsel çalışmalar şu ana kadar bu inanışı teyit edememiştir. BEYOND TWO SOULS (Iki ruhun ötesi) bir … Okumaya devam et Öte Alemleri Gösteren Bir Makine Yapılsa Neler Olur?

Bir Adam

Bir adam öldü dün. Öyle sıradan bir ölüm değildi –hiçbir ölüm sıradan değildir. Bir adam içini sığdıramadı koca dünyaya. Kollarına sarınamadı. Belki de tek bir aferin almadı şu hayatta. Yastığa başını huzurla koyamadı. Açtı çocukları, evi kira, borçları tomarla. Verebilecek ne gücü vardı ne de sevgisi çocuklarına. Küçükken “Yaşamak bir savaştır” dedi annesi belki, adam o savaşı kazanamadı. Trafik kazası geçirmedi adam. Kışın en soğuk … Okumaya devam et Bir Adam

COVID

Sahada filyasyon ekipleriyle beraber gece gündüz çalışan bir sağlık neferi olarak bizzat tanık olduğum yurdum insanının Covid ile imtihanından esinlenerek yazdığım, yer yer güldüren ama durumumuzu da ortaya koyan şiirimi takdim ediyorum. Herkesi bir kez de buradan maske, temizlik ve sosyal mesafe kuralına uymaya davet ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.   Altın bilezikleri koluna dizersin Memleketi düğün düğün gezersin Sonra Covid olup bizi üzersin Sorarım … Okumaya devam et COVID

Yazacak Bir Yazım Yok

Derginin yeni sayısının yayınlanması kalmış 3 gün. Peki benim elimde yeni sayıya içerik var mı? Yok. Konu bulamadığım zaman aklıma gelen ilk konu “konu bulamamakla ilgili yazı yazmak” oluyor. Bu dergiye, ufak tefek şeyler yazmaya başlamadan önce de zaten kendi çapımda kafamdaki sesleri susturmak için bir şeyler karalıyordum. Hem o zaman hem de şimdiki zaman olsun çevreme “böyle böyle işte ben de kendi çapımda bir … Okumaya devam et Yazacak Bir Yazım Yok

Have you ever thought about this ?

Obviously no one is equal. But, at least somethings could be fair .  Women have been treated  unfairly since years in Turkey. This has changed in some countries, but in conservative and islamic countries , their culture still cultivates a narrow minded view of women. If you are a woman, you should not laugh loudly in  public even laughing laudly , a basic right enjoyed … Okumaya devam et Have you ever thought about this ?

Kaybolmayı Götürmek

Bizi kimsenin tanımadığı,gözleri kimseyi görmeyen,ve kimsenin uzaktan selamlamadığı,birileri olduğumuzu bilmeden,kıyıları denize seslenen,bir yerde olmak isterdim. Bir denizi aşmak devrimdir.Kaybolursan Nuh’u bulursun;Ya da bir kıtaya, isim bulmaözgürlüğünü götürürsün.işte denizlerden bir sur! Güneşin altında oturalım,bulutların bizi sahiplendiği gece.bu rüzgar telaşımızı süpürür.alınganlığımızı da kimsesizler götürür,her tanıdıkta duran eski göllere. Bir gölgenin tesiriyle görünür fener.ışığı görmek gecenin nöbetidir,mabedin göğsüne karanlık vurur.ve her gemi bir okyanusu götürür. Ali Batuhan Sevinç Okumaya devam et Kaybolmayı Götürmek