Öldür Beni Kadın

Söyle bana vakit ne zaman, güzelsin, güzel sanki yok benzerin. Kadın söyle vakit ne zaman, hüzün bitmez mi bu gecelerde? Umut tükenmez mi geceleri? Şu geceler, tüketmez mi insanı? Alkol yakmazmış gibi yüreğimi, ruhum ısınmamış, hiç ısınmamış gibi. Başka bir hayaldi, bir an başladı, sonra bitti. Ne zaman başladı, ne zaman bitti, kestiremedim zamanı. Geldi yanıma oturdu, sigaramı yaktı. Anlattı, öyle gecenin ne kadar güzel … Okumaya devam et Öldür Beni Kadın

Güzel Gece

Bir kadına güzel olduğunu söylediğin kadar şanslısın, Aynalardan önce. Manav da seni bekleyen iki elma kadar. Mutluluk seninle, Sokaklarda yaşamak eğlencelidir. Bilmediğin bir trende karşına çıkar kaderin Bilmediğin bir şehirde karşılaşırsın belki bir gün tekrar Sonbaharın giydirdiği elbiseler Bir kafe de sıcaktır ancak sevgili ile Gün boyu dinlediğimiz insanların yorgunluğu Bir gülümseyişte son bulur Çatı katı altında yıldızları seyrediyordur her gece bir kadın Her zaman … Okumaya devam et Güzel Gece

Aşk Üzerinde Düşünceler

Yıllardır insanoğlu aşk adına bir şeyler söylüyor, bir şeyler karalıyor. Günümüzde ise bu durum çığırından çıkmış durumda ne yazık ki.  Pop şarkılarının %99 u aşkı ele alıyor. Çıkan kitapların çoğu da hakeza öyle… Peki, yazarlar, besteciler neden aşkı bu kadar çok ele alıyor? İnsanlar mı aşka rağbet gösterdiklerinden dolayı insanlar bu alanda sanatçılar ürün veriyor yoksa sanatçılar ürün verdiklerinden dolayı mı insanlar buna rağbet gösteriyor? … Okumaya devam et Aşk Üzerinde Düşünceler

Kar, Kış ve Aşk

Belki karlı bir sabaha açarım gözlerimi, zaman dolmadıysa eğer. Bu küçük yerde minik kar taneleri aydınlatıyor yıldızsız geceyi. Kış mevsimini seviyorum. Usulca değmesini de kar tanelerinin saçlarıma. Aslında hava soğuk, belki dışarıda olup çok üşüyen insan var, aklıma gelmiyor, kalbim sızlamıyor değil. Bazen bu yüzden çok sevmeme rağmen ‘kar yağmasa da olur’ diyorum. Merhamet güzel duygu. Karın yokluğuna içimin sıcaklığını bahane ederek katlanıyorum.. Evet eylül, … Okumaya devam et Kar, Kış ve Aşk

Sevda Sözleri

“Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgârlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?” (1) Sana da garip gelmiyor mu? Çok güçlü olabiliyor bir adam, kiloları taşıyabiliyor sırtında. Çok zeki olabiliyor bir başkası, aynı anda bir sürü yere ulaşabiliyor zihni, herkesin anlayamadığını anlayabiliyor mesela. Ama hiçbir adam çok sevdalı olamıyor yalnız başına. İkinci biri olmadan, bir … Okumaya devam et Sevda Sözleri

Begonyayla Biz

İçim sıkılıyor begonya Şu yatak, şu duvar, şu tavan Düşmanmışçasına üstüme geliyor. Bak titriyor rengi solmuş yarı açık kapağı dolabımın Bak penceremizi zorluyor  uzaklardan gelen yabancı bir rüzgar. Uzaklar ikimizi de incitir begonya Almayalım içeri, ısrar etme. İçim sıkılıyor begonya Buğday tenli bir adamın, küçük hayali düşüyor aklıma Işığımız sönüyor ardından, karanlıktan korktuğum söylenemez Lakin onun hayaliyle kalmak Beni ürkütüyor! İçim sıkılıyor begonya Yaşanmamış bir … Okumaya devam et Begonyayla Biz

Kalp ve Gönül

İnsan vücudunda yumruk kadar yer kaplayan ufak bir organ görünürde.

İşlevi boyutundan kat be kat büyük ama;

kan pompalamak.

Alınan her nefesle, temiz kan vücutta belki saniyeler içinde tavafını tamamlamakta.

Sol yanımızdaki bu küçük nimet, vazifesini ona tayin eden Zatın dur emrine kadar, vâdi dolana kadar bıkmak usanmak ne bilmeden işinin başında.

Biyolojisi sevimli ve merak uyandırıcı kalbin.

Sanki bir saat gibi, ömrün her nefesiyle tik tak atan bu kalp, daha anne karnındayken başlar görevine.

İşin tıp yanı cevaplanmayı bekleyen sorular ve her gün yeni keşifedilen noktalarla dolu. Ama bir de gözle görülmeyip, duygulara hükmeden kısmı var.

Biz, İngilizce gibi Okumaya devam et “Kalp ve Gönül”

Yürüyoruz

Sahil yolunda, adım adım. Gözlerim manzaraya dalıyor, sonra sana. Kalbim hızlanıyor, adımlarım tam tersi. Bir şey söyleyecek gibi dudaklarımı aralıyorum. Vazgeçiyorum sonra. Yürüyoruz. Bir anı canlanıyor sahil boyunca, burkuyor yüreğimi: Yüzüme bakıyorsun, elime bir kutu tutuşturuyorsun. “Umarım beğenirsin.” diyorsun. Sesinle zaman duruyor adeta. Bilmiyorsun ki; o kutuda içtiğin sigaranın yanmış izmariti dahi olsa, hazine değerindedir benim için. Hediyeni alıyorum kutudan, kalbimi içine koyup geri veriyorum … Okumaya devam et Yürüyoruz

Tabir-i Caiz

Aşk dediler adına,ağır adamdır dediler.Öyle iki tatlı söz, üç beş güzel anıya razı gelmez dediler. Ya kaybedersin benliğini, fikrini; ya da alamazsın adını ağzına kendini bilmezce. Her baba yiğidin harcı değil dediler. Sonunu görmeden çıkarsın yola… O yol ki karanlıktır çoğu zaman, zorludur. Dikenler batar ellerine, yüreğine. Yara bere içinde kalırsın, ağlamak istersin de yakıştıramazsın. Zira aşk denizine bir kez daldınsa şikayet etmeye hakkın yoktur. … Okumaya devam et Tabir-i Caiz

Bu Şehir

Gece sessiz, karanlık ve soğuk. Gözlerim asfalt yolda, ellerim ceplerimde. İçimde biraz korku, biraz özlem…

Fark ettim ki bu şehirde geceler sana benziyor. Sessizliği seven, karanlıklar içinde geceler. Yalnızlığı seven, bir o kadar da yalnızlığa mahkum. Batıp giden güneşi özleyen, ama elinden hiç bir şey gelmeyen. Apansızın yağmur getiriveren, böylesi değişken olduğu için içten içe kızdığım… Gizli gizli yağmayı yeğleyen. İnsanları rahatsız etmeden, saklayarak akıtan yaşlarını. Bu şehirde geceler bana seni hatırlatıyor.

Sokakları da sana benziyor buraların. Uzayıp giden dar yollar… İnsana yolunu şaşırtacak kadar karışık. Ufak bir söz söylesen yankı yapıyor. Belli ki en ufak bir sese hasret. Yürüdükçe kaybolunan, kayboldukça yürünen sokaklar… Üzerinden geçen onlarca, yüzlerce insanın hiç birini benimseyememiş, hala kendi kendine yetmeye çalışan ıssız sokaklar. Yürüdükçe yorulduğum, yoruldukça mutlu olduğum. Sonunu göremeden, bilemeden sadece yürüdüğüm sokaklar, ne çok benziyorlar sana…

Ve deniz… Abartıyorum sanıyorsun, biliyorum, ama o da sana benziyor. Kimi zaman dalgalı, kimi zamansa durgun. Gösterdiği kadarıyla sığ, ancak biraz yaklaşırsam derinliğini anlayabildiğim… Güneş doğuyorsa coşkulu bir mavi, ay doğuyorsa hüzünlü bir siyah Okumaya devam et “Bu Şehir”

Kendime Notlar

Seni en çok üzen şeyin kendi beklentilerinin olduğu bir dünyada yaşıyorsun. İronik belki, ama gerçek. Sor kendine, en son ne zaman bir dakika sonrasını düşünmeden sevdin birini? Ne zaman kapıldın gittin farkına varmadan? “O da sever mi?” kaygısını yaşamadan aşık oluverdin birine?                 Unutuyorsun, sevmek insanın içindedir. İçinde başlar, içinde alevlenir, içinde söner. Sevmenin nesnesi yoktur zaten. Onu, onsuz da sevebilirsin. O senden nefret etse de, tanımazlıktan gelse de, sana ihanet etmiş veya seni gerçekten hiç tanımıyor olsa da sevebilirsin. Sen varsan eğer, sevmenin önünde hiçbir engel yoktur. Korkularını bırak bir kenara. Aşk iki kişilik falan değildir, inanma onlara. Aşk bir kişi içindir. Nazım Hikmet’in mısralarını hatırla sık sık: Okumaya devam et “Kendime Notlar”

Aşka Dair Öte Yandanlar

Aşk güzel şey, deriz, buz gibi akan sudan kana kana içmek, yağmurdan sonra toprak kokusunu ciğerlerine doldurmak, ellerini kesen ayazda içini ısıtan bir fincan kahve ya da uzun ve yorucu bir günün ardından sıcacık bir yatak gibidir sanki. Böyle deriz, aşk deyince böyle şeyler gelir insanın aklına. Fakat birini düşünmek ve beklemek, hep üzülmek ya da saf mutluluk, elindeki her şeyi feda edebilmek yahut gözünden … Okumaya devam et Aşka Dair Öte Yandanlar