Öldür Beni Kadın

Söyle bana vakit ne zaman, güzelsin, güzel sanki yok benzerin. Kadın söyle vakit ne zaman, hüzün bitmez mi bu gecelerde? Umut tükenmez mi geceleri? Şu geceler, tüketmez mi insanı? Alkol yakmazmış gibi yüreğimi, ruhum ısınmamış, hiç ısınmamış gibi. Başka bir hayaldi, bir an başladı, sonra bitti. Ne zaman başladı, ne zaman bitti, kestiremedim zamanı. Geldi yanıma oturdu, sigaramı yaktı. Anlattı, öyle gecenin ne kadar güzel … Okumaya devam et Öldür Beni Kadın

#instalikes (!)

Sosyal medyada beğenerek takip ettiğim hesapları burada tanıtacağımdan bahsetmiştim. Bu, bu kategorideki ikinci yazım. Yine instagram hesapları olacak bahsettiklerim. İlki için buraya tıklayabilirsiniz.

Bugün iki hesabımız var. Birincisi;

@takaziskas: En sevdiğim anne instagramı. Birkaç sıcak mail dışında hiç tanışmamış da olsak, ‘Anne olursam bu konuda ben de aynı böyle yapardım/yapmalıyım/yapacağım.’ dediğim çok yanı var. Ve yazdığı her şeyde de çok samimi. Cümleler klavyesinden değil d Okumaya devam et “#instalikes (!)”

Merdiven Boşluğu 5

“İnsan; hırsla bezenmiş. Yalnız öyle kuru kuruya, laf olsun diye değil. Hırsla karılmış harcı, hırsıyla örülmüş kendini çevreleyen duvarı. -Yapma, başımıza ne geldiyse bu beylik laflar yüzünden geldi. -Yok yok, bu öylesine söylenmiş bir şey değil, dinle sen. -E buyur o zaman. -Öyle bir duvar ki bu; içine hapsettiği kişinin bütün güzelliğini gölgeliyor, alıp götürüyor. Yerden göğe kadar uzanan bu duvarın arkasında küçücük kalıyor insan. Hiç olmaması ayrı dert, gereğinden fazla olması daha da büyük bir dert. Yaşama hırsı olur, para hırsı olur, meslek hırsı olur; bir bağlanma güdüsüne, bir bağlılık ihtiyacına karşı oluşturdukları olur, ki buna daha bir aşkla bağlanır, hırsıyla yaşıyor insan. Kendisi de farkında bu durumun; hırsının büyüklüğü nispetinde kendisini nasıl da küçülttüğünü fark ediyor. -Bunun için önlem almıyor mu peki? -Almaz mı, türlü oyunlarla bunu saklamayı amaç ediniyor ve beceriyor çoğu kez, saklıyor. Öyle güzel oynuyor ki rolünü; bazen bunu fark etmek neredeyse imkânsız bir hale geliyor. Neyse ki Aslı için böyle olmadı.” Kordonda yan yana dizilmiş banklardan birine oturmuş, ayaklarını ileri, denize doğru uzatmış, önünde uçuşan martıları seyrediyordu. Elindeki simitten bir parça koparıp ayaklarının dibine doğru attı. Birkaç martı hemen yere konup kaptı bu parçaları. “İnsana alışmışlar. Hâlbuki düne kadar buralarda avcılar vardı. Belki martıyı vuran olmazdı ama kuş kuştur, diğerlerini vuran da insan değil miydi? Neyse ki avcılık artık yasak ve martılar böyle bir vicdan muhasebesine girmiyorlar.” Bir parça daha koparıp yere attı. “Demek ki kin tutmak insana mahsus. Bireysel bir kinden Okumaya devam et “Merdiven Boşluğu 5”

Tam Tahıl Derken?

  Bugünkü yazımda uzun süredir üzerinde düşündüğüm fakat eyleme geçmek için zamana ihtiyaç duyduğum bir alana adım atıyorum. Devamının gelip gelmeyeceği de henüz belli olmayan bu alanı ‘beslenme’ başlığıyla mı anmalıyız, ‘sağlık’ mı; ‘gündem’ mi demeliyiz ona, ‘popüler başlık’ mı, bilemiyorum 🙂 Ama her koşulda, bilimselliğinden zerre ödün verilmemiş, samimi anlatımlar olacak. Bu yazıda bahsetmek istediğim konu; ‘Tam Tahıllar’. Konuyla ilgili bilgilerim okuduklarımdan ve geçen sene … Okumaya devam et Tam Tahıl Derken?