Kalbimdeki Çığlıklar

Sıradan bir cumaydı aslında. Her zamanki gibi kalmış, ne giysem, diye düşünüyordum. Mevsim geçişlerinde ne giyeceğini şaşırıyor insan. Hava önce yağmur yağacak gibi duruyordu. Ama belli de olmuyordu. Birden de sıcak çökebiliyordu üstümüze. İş yerinde nem dahil herkesin üstünde çözemediğim bir durgunluk vardı. Kimimiz kişisel sorunlarımıza daldık, kimimiz de iş yerindeki sorunlar çözülür mü, diye düşünüyorduk. Neyse ki hafta sonuna girecektik. İki gün de olsa … Okumaya devam et Kalbimdeki Çığlıklar

7.0 büyüklüğünde bir yazı

Günün birinde caminin yakınına meyhane açılır. Caminin hocası her meyhanenin önünden geçişinde meyhane sahibine ve meyhaneye beddua eder. Durum bu şekildeyken bir gün meyhanenin olduğu bina yıkılır. Meyhanenin sahibi cami hocasına dava açar. Dava gerekçesi ise bedduası sonucu meyhanesinin yıkılmasıdır. Cami hocası ise böyle bir durumun olamayacağı, beddua ile bina yıkılamayacağı şeklinde savunma yapar. Hakim ise iki tarafı dinledikten sonra şunları söyler: “Açıkçası ne karar … Okumaya devam et 7.0 büyüklüğünde bir yazı

Kaçışın Yok! Öleceksin!

Meşhurdur, ‘Ölmeden önce en son ne yapmak isterdin?’ sorusu. Bunu yazılarda okuruz, muhabbetini açar konuşuruz. Listeler yaparız kafamızda, ölümün aslında ne kadar yakın olduğundan bahseder ‘herkes nasılsa bir gün ölecek’ diye edebiyatın dibine felan vururuz. Ama aslında bakılınca da pek azdır gerçekten öleceği anı bilerek, o ana kadar bir şeyleri yetiştirmeye çalışanlar. Sonuçta doğum belgemizin üzerine bir de ölüm tarihimizi arasında ufacık bir tire ile … Okumaya devam et Kaçışın Yok! Öleceksin!